(765 S. K. m. 102, 104, 285)
Dava: İftira suçundan sanık O.S.Y.'nin, TCK. nun 285/1, 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca 450.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve bu cezasının ertelenmesine ilişkin İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesince 5.12.1994 gün ve 1011/1077 sayı ile verilen karar, sanık vekilinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 14.2.1996 gün ve 260/1461 sayı ile; ... başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; sanığın savunması karşısında İstanbul Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1989/20 esasında kayıtlı dava dosyasındaki bilirkişi raporlarıyla Ağır Ceza Mahkemesindeki bilirkişiler arasındaki çelişkiler giderilmeden, hükümlülük kararı verilmesi isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 6.11.1996 gün ve 442/915 sayı ile; Özel Daire bozma kararında değinilen bilirkişi raporlarının birbirlerine mübayin olmadıklarını belirterek önceki hükümde direnmeye karar vermiştir.
Bu kararın da, sanık vekili tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma isteyen 2.3.1998 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İncelenen dosyaya göre; Sanığa yüklenen iftira suçu ani bir suç olup, TCK. nun 285/1. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin diğer fıkralarında yazılı ayrık durumlar dışında, 1. fıkrasında yazılı suç, maddede belirtilen ceza tür ve azami süresine göre TCK. nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımına tabidir. Zamanaşımını kesen işlemler birden çok olsa bile bu süre aynı kanunun 104/2. maddesine göre yarısı kadar uzayabileceğinden 7,5 seneyi geçmemesi gerekir.
İncelenen dosyada suç tarihi kesin olarak saptanamamakla beraber, sanığın suç ihbarında bulunup müşteki hakkında 1.12.1989 tarihli iddianameyle dava açılmasından önce oluştuğu, dosyada yer alan İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.1.1991 tarih ve 273/254 sayılı kesinleşmiş beraat kararından anlaşılmaktadır. Bu iddianame tarihi ile, incelemenin yapıldığı 28.4.1998 tarihine kadar aradan 7,5 seneden fazla bir zaman geçtiği saptandığından, olayda zamanaşımı gerçekleşmiştir.
Bu nedenle hükmün bozulmasına ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, CMUK. nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, 28.04.1998 günü tebliğnamedeki isteğe uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy