(765 S. K. m. 523)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık B.K.nin TCY. nın 493/1, 522, 59. maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23.12.1996 gün ve 1344/1552 sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi 23.12.1997 gün 13391/12838 sayı ile, hükmün onanmasına karar vermiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığı 22.1.1998 havale tarihli 124533 sayılı İtirazname ile; 29.6.1955 gün 10/16 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararına göre TCY. nın 523. maddesi zararın giderilmesi esasına dayanmaktadır.
Medeni Kanunun 687. maddesine göre bir kimsenin taşınır malın mülkiyet hakkını kazanabilmesi için, bu malı devreden kişinin malik olması gerekir. İstisnası 901. madde olup, taşınır malı devreden malik olmamasına rağmen bu malı asıl malikin rızasıyla elinde bulunduruyorsa, devralan iyi niyetli olduğu takdirde mülkiyet hakkını kazanır. Taşınır mal, sahibinin rızası dışında elinden çıkmışsa, başkaları bu malın mülkiyetini kazanamaz. Olayda, sanık ile çalıntı teybin bırakıldığı E.B. arasında elbise temizleme nedeniyle bir hukuki ilişki bulunmaktadır. Doğan borç, teybin bırakılmasıyla ödenemeyeceği ve mülkiyeti geçmeyeceği için E.B.nin zarar gördüğü ileri sürülemez. Teybin geri alınması, adı geçen yönünden zarara neden olmayacağından, iade üzerine sanık hakkında TCY. nın 523. maddesi uygulanmalıdır. gerekçesiyle itiraz edilmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanık sahibi belirlenememiş olup sokağa park edilmiş haldeki otomobilin kapısını çatalla açarak içindeki teybi sahibinin rızası hilafına almıştır. Çaldığı teybi temizlettiği elbiselere karşılık hırsızlık malı satın almak suçundan beraat eden E.B.ye vermiş ve teyp sanığın yer göstermesi üzerine E.den geri alınmıştır.
Açıklanan ve sanığın hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluş ve sübutta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Çözülecek sorun, teybin iadesini sağlayan sanık hakkında TCY. nın 523. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağına ilişkindir.
29.6.1955 gün 10-16 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, TCY. nın 523. maddesi pişmanlığa değil, daha ziyade tazmin esasına ve mağdurun zararının giderilmesini sağlamaya yönelik bir ilkeye dayanmaktadır. Çalıntı malın bir veya bir kaç kez el değiştirmesi halinde, bu maddenin uygulanabilmesi için zincirin halkalarını oluşturan ve malın bedelini ödeyerek alan kişilerin de zararının karşılanması gerekir.
Somut olayda sanık, elbiselerini temizletmiş, temizleme ücreti olarak da çaldığı teybi vermiştir. Teybin hırsızlık malı olduğunu bilmeyen E.B., yaptığı hizmete karşılık suç konusu teybi kullanmaya başlamış ve hırsızlık olduğu anlaşılınca teybi kolluk görevlilerine teslim etmiştir. Hakkındaki beraat kararı kesinleşen ve iyi niyetli olduğu saptanan E.B.nin teybin kendisinden alınması nedeniyle zarar görmediği ileri sürülemez. Adı geçenin bu zararı da giderilmediğine göre, sanık hakkında TCY. nın 523. maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının REDDİNE, sanığın tutuklu kaldığı günlere nazaran başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde telle salıverilmesine, salıverilmesinin temini için Yargıtay C.Başsavcılığına müzekkere yazılmasına 03.02.1998 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy