(765 S. K. m. 345, 347)
Dava: Sahte belge düzenlemek suçundan sanık R.Ü.nün TCY. nın 345. maddesi uyarınca bir sene hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Terme Asliye Ceza Mahkemesince verilen 3.4.1996 gün 236-88 sayılı hükme yönelik temyiz isteminin süresinde yapılmadığından bahisle CMUK. nun 317. maddesi uyarınca reddine dair 17.6.1996 günlü ek kararın 6. Ceza Dairesinin 8.5.1997 gün 4566/4826 sayılı kararı ile onanması ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının bu kararın düzeltilmesi isteğinin reddine karar verilmesi üzerine, Adalet Bakanının eylemin TCY. nın 347. maddesine uyduğundan bahisle 4.12.1997 günlü yazılı emir yoluyla hükmün bozulması istemi de 6. Ceza Dairesinin 25.12.1997 gün 12675/13061 sayılı kararı ile reddolunmuştur.
Yargıtay C. Başsavcılığı 6.2.1998 gün 122299 sayı ile; Tıbbi malzemeler hastaneye verilmiş ve kayıtlara geçirilmiştir. Malzemelerin parasının alınması için, sahte teklif mektubu ve faturaların sunulması, kendi alacağını tahsil için yapıldığından TCY. nın 347. maddesine uygundur. gerekçesiyle itiraz ederek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Sahte belge düzenlemek suçundan sanığın TCY. nın 345. maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve yasal süre içinde temyiz davası açılmadığından kesinleşen hükme yönelik yazılı emir yoluyla bozma isteminin reddine karar verilen olayda, Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık sanık hakkında TCY. nın 347. maddesinin uygulanmasına yer olup olmadığına ilişkindir.
Sahtekarlık suçlarında cezayı indirici neden TCY. nın 347. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre, failin; gerçek bir olayın kanıtlanmasını sağlamak amacıyla hareket etmesi halinde daha az cezaya hükmolunacaktır.
Somut olayda, oğlu adına kayıtlı bir ilaç firmasının temsilcisi olan sanık ... Devlet Hastanesine ilaç ve malzeme bağışında bulunmuş, düzenlediği hibe faturasına göre ayniyat makbuzu kesilerek kendisine verilmiştir.
Bir süre sonra hastaneye pazarlık usulü ile ilaç ve tıbbi malzeme alımına karar verilmiş, sanık tarafından kendi firmasına ait teklif mektubu ile birlikte ... ve ...ya ait proforma faturalar sunulmuştur. Verilen teklif mektupları arasındaki fiyatlar birbirine çok yakın olup ihaleyi en düşük fiyatı veren sanığın temsilcisi olduğu firma kazanmıştır. Şikayet üzerine yapılan araştırmada, ... ve ... isimli firmaların proforma faturalardaki adreslerde hiç faaliyette bulunmadıkları, vergi kontrol bürosunun yanıtında belirtildiği üzere vergi yükümlüsü olmadıkları, Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı olmadıkları ve hayali firmalar oldukları saptanmıştır. Sanık tarafından, malzeme alacak makam yanıltılıp, kendi firması lehine tercih yaratılmasını sağlayacak şekilde hayali firmalar adına teklif mektupları düzenlenmiştir. Yapılan sahtecilik, ihalenin kazanılması, hastane ihtiyaçlarının kendi şirketince karşılanması ve başka firmaların ihaleyi öğrenip katılmalarının önlenmesi içindir. 11.3.1992 günü yapılan ihale öncesinde sanığın satın alınması öngörülen tıbbi malzeme bakımından doğal olarak hastaneden bir alacağı olmadığından TCY. nın 347. maddesinin uygulanmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle itirazın reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan bir üye Somut olayda, önceden başvurulmuş olan yasa yolları da nazara alındığında Özel Dairece verilen karara karşı Yargıtay C.Başsavcısının itirazının mümkün olmadığı düşüncesiyle bir üye de haklı nedenlere dayanan itirazın kabulü gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 21.04.1998 günü oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy