(1412 S. K. m. 135, 206, 207, 223, 225, 236, 253)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık C.S.'nin beraatına ilişkin Zeytinburnu 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 27.2.1995 gün 855/152 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi 27.6.1996 gün 6902-7188 sayı ile; CMUK. nun 236. maddesinin yollamada bulunduğu aynı Yasanın 135. maddesi gereğince, sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulması isabetsizliğinden bozmuş, Yerel Mahkeme 22.11.1996 gün 724- 984 sayı ile, CMUY. nın 236. maddesinin istisnası 223/son ve 225. maddeleridir. Toplanan delillere göre mahkumiyet kararı dışında bir karar verilecekse sanığın sorgusu yapılmadan da karar verilebilir. Bozmaya uyulduğu takdirde sanığın sorgusu yapılmadan düşme kararı bile verilemeyecektir. Ceza Genel Kurulu bir kararında, triptikle yurda sokulan aracın süresinde yurt dışına çıkarılmasında yüklenen suç oluşmadığından sanığın sorgusu yapılmadan CMUY. nın 223/son maddesi uyarınca beraat kararı verilebileceğini kabul etmiştir. Somut olayımız da bu karara benzemektedir gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir. Bu hükmün de Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından süresinde istenildiğinden dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli 12.11.1997 günlü tebliğnamesiyle 6. Ceza Dairesine ve Özel Dairece de 25.11.1997 gün 11431-11457 sayılı görevsizlik kararı ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Sanığın dolandırıcılık suçundan beraatına karar verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığın sorgusunun yapılmasına gerek olup olmadığına ilişkindir.
Sanık hakkında kamu davası açıldığında CMUY. nın 206, 207, 223/1, 236 ve 135. maddeleri uyarınca, davaya bakan mahkemece duruşma günü belirlenecek, sanık ve tanıklarla varsa taraf vekilleri davet edilecek, belirlenen günde sanığın sorgusu yapılarak kanıtlar toplanıp karar verilecektir.
CMUY. nın 223/son maddesi uyarınca sanık hakkında toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmışsa, 225. maddeye göre suç, gerek yalnız ve gerek birlikte olarak para cezasını hafif hapis ve müsadere cezalarını müstelzim ise davetiyede belirtilmek suretiyle, sanık gelmese bile duruşma yapılabilecek, 253. maddenin son fıkrası gereğince de derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma veya düşme kararı verilemeyecektir.
Kural olarak, açıklanan ayrık hükümler dışında, sanığın sorgusu yapılmadan karar vermek olanaksızdır. Yasa koyucu, gerçeğin daha iyi ortaya çıkarılması, savunma olanağının sağlanması, cezaların kişiselleştirilmesi için, sanığın sorgusunun yapılması gerektiğini kabul etmiştir.
Sanığın duruşmada hazır bulunması, yargılamanın yüze karşı olması savunma hakkının kısıtlanamayacağı ve cezanın kişiselleştirilmesi ilkelerinin doğal bir sonucudur. CMUY. nın 223/son maddesi, dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması halinde uygulanacaktır. Sanığın sorgusu yapılmadan, mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle beraat kararı verilemez.
Somut olayda sanığın, katılanın yetkilisi olduğu şirketten birçok kez kumaş alarak parasını ödediği, 1993 yılı Aralık ayında ise beş fatura karşılığı 119.759.108 liralık kumaş aldığı, birçok firmadan da aynı şekilde kumaş alarak ortadan kaybolduğu, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla dava açılmış, sanık dinlenmeden beraat kararı verilmiştir. Sanığın eyleminin, ilk bakışta, yasada yazılı tipe uygun, ceza yaptırımını gerektiren bir eylem olmadığı ileri sürülemez. Yüklenen suçun oluşup oluşmadığı, sanığın da sorgusu yapılarak leh ve aleyhindeki tüm kanıtların toplanması ve değerlendirilmesi sonucu belirleneceğinden, CMUK. nun 236. maddesi yoluyla 135. maddesine uygun olarak sanığın sorgusunun yapılması zorunludur.
Öte yandan, direnme kararında sözü edilen Ceza Genel Kurulunun 29.12.1986 gün 477/634 sayılı kararına, konu olayla direnme konusu olay örtüşmemektedir. Zira örnek olarak gösterilen karara konu olan olayda sanığa yüklenen suç; triptik yolla yurda sokulan otomobilin süresi içinde yurt dışı edilmemesi olup sanık triptik süresi dolmadan otomobilini yurt dışına çıkardığı belgelerle kanıtlandığından ortada yasal tipe uygun bir suç bulunmamakta, eylemi suç teşkil etmemektedir. Herhangi bir kanıt tartışması ve delil takdiri yapılmasına gerek olmadan bu olayda derhal beraat kararı verilmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Oysa direnme konusu olayda, derhal beraat kararı verilmesini gerektiren koşullar oluşmamıştır.
Bu itibarla Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, 21.04.1998 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy