(765 S. K. m. 119) (2918 S. K. m. 36) (647 S. K. m. 4)
Dava: Karayolları Trafik Yasası'na aykırı davranmak suçundan sanık B'ın 2918 sayılı yasanın 36/3, Ek-3, TCY'nin 119/5 ve 647 sayılı yasanın 4. maddeleri uyarınca 13.035.000.- lira hafif para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bayındır Sulh Ceza Mahkemesince verilen 12.11.1998 gün ve 290/395 sayılı hükmün yerel c. savcısı tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Yedinci Ceza Dairesi 22.3.1999 gün ve 2714/2535 sayılı ile;
"Ön ödeme önerisine uyulmadığından dolayı hürriyeti bağlayıcı ceza TCY'nin 119. maddesi uyarınca arttırıma tabi tutulduğu halde ceza bölünerek temel para cezasının arttırılmaması sureti ile eksik para cezası uygulanması" isabetsizliğinden bozmuş,
Yerel mahkeme 30.4.1999 gün ve 148/93 sayı ile;
"Ön ödeme ihtaratına uyulmaması halinde, aşağı ve yukarı sınırları gösterilen cezalarda, üst sınır aşılmamak üzere ceza yarı oranında arttırılacaktır. Cezanın üst sınırdan takdirinde ise arttırım yapılamayacaktır. 2918 sayılı yasanın 36/3. maddesindeki para cezası sabit olup, alt ve üst sınırları gösterilmediğinden, cezanın arttırılması kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırıdır. Muhtelif Yargıtay kararları da aynı doğrultudadır" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yargıtayca incelenmesi, sanık ile yerel ve üst c. savcıları tarafından süresinde istenildiğinden dosya, Yargıtay C. Başsavcılığı'nın "bozma" istemli 19.11.1999 tarihli tebliğnamesi ile birinci başkanlığa gönderilmekle ceza genel kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanığın sürücü belgesiz araç kullanmak suçundan Karayolları Trafik Yasası'nın 36/3. maddesi uyarınca 1 ay hafif hapis ve 12.900.000 lira hafif para cezası ile cezalandırılmasına, önödeme ihtaratına uymadığından TCY'nin 119. maddesi gereğince sadece özgürlüğü bağlayıcı ceza yarı oranında arttırılıp paraya çevrilmek suretiyle sonuç olarak 13.035.000 lira hafif para cezası ile mahkûmiyetine karar verilen olayda, özel daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, 36/3. madde uyarınca doğrudan hükmedilen hafif para cezasının TCY'nin 119/5. maddesi uyarınca arttırılıp arttırılmayacağına ilişkindir.
TCY'nin 3506 sayılı yasa ile değişik 119. maddesinde; "yalnız para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezasının yukarı haddi üç ayı aşmayan suçun faili;
1- Para cezası maktu ise bu miktarı, aşağı ve yukarı hadleri gösterilmiş ise aşağı haddini,
2- Hürriyeti bağlayıcı cezanın aşağı haddinin her gün için 647 sayılı cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde belirtilen aşağı hadler üzerinden karşılayan miktarını,
3- Hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte para cezası da öngörülmüş ise hürriyeti bağlayıcı ceza için yukarıdaki şekilde belirlenecek miktar ile para cezasının aşağı haddini,
Soruşturma giderleri ile birlikte, cumhuriyet savcılığınca yapılan tebliğden itibaren on gün içinde merciine ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz.
Suçla ilgili kanun maddesinde, yukarı haddi üç ayı aşmayan hürriyeti bağlayıcı ceza veya para cezasından yalnız birisinin uygulanmasının öngörüldüğü hallerde, yukarıdaki fıkralara göre ödenmesi gereken miktar para cezası esas alınarak belirlenir. Cumhuriyet Savcılığı'nca yapılacak tebligatta ödenecek miktar, ödeme süresi ve belli edilen miktarın bu süre içinde ödenmesi halinde kamu davasının açılmayacağı ve ödemediği takdirde açılacak kamu davası üzerine suçu sabit görüldüğü takdirde mahkemece tayin edilecek cezanın yarı nispetinde arttırılarak hükmolunacağı sanığa bildirilir.
Yukarıdaki fıkra uyarınca yapılan tebligata rağmen belli edilen miktarın süresinde ödenmemesi halinde kamu davası açılır ve suç sabit olduğu takdirde tayin edilecek ceza, aşağı ve yukarı haddi gösterilen hallerde yukarı haddi geçmemek üzere yarı nispetinde arttırılarak hükmolunur."; hükmü yer almaktadır.
Yasa koyucu; mahkemelerin işlerinin azaltılması ve çabuklaştırılmasının yanında, sanığın mahkûmiyet hükmü ile karşı karşıya kalmaması, basit suçlardan dolayı sabıkalı duruma düşmemesi amacıyla ön ödeme kurumunu kabul etmiştir. Sanık lehine hareket edilerek ön ödeme kurumu kabul edildiğinden, ihtarata rağmen on günlük yasal süre içinde para cezasını yatırmayanlar hakkında iyi niyetli olmamaları nedeniyle haklarında açılacak dava sonunda mahkemece tayin olunacak cezanın yarı oranında arttırılması öngörülmüştür.
TCY'nin 119. maddesi uyarınca, sanığın eylemine uyan yasa maddesindeki para cezası maktu ise bu miktarı, aşağı ve yukarı hadleri gösterilmiş ise aşağı haddini yatırması için kendisine ihtarat yapılacaktır. Yasa koyucu "aşağı ve yukarı hadleri gösterilmişse" demek suretiyle belirli cezaların arttırılmasını öngörmüştür. Para cezasının alt veya yukarı sınırı belli değilse, bir belirsizlik varsa, ön ödemede bulunulmaması halinde para cezasında yarı oranında arttırım yapılamayacaktır. Para cezasının maktu diğer bir anlatımla üst sınırı ile alt sınırının çakışmış olması halinde para cezası miktarı belli olup alt veya üst sınırlarının belirsiz olduğu ileri sürülemeyeceğinden maktu para cezasının da 119. maddenin 5. fıkrası uyarınca yarı oranında arttırılması zorunludur.
Öte yandan, 119. maddenin birinci fıkrasında para cezasının maktu olması halinde bu miktarın ödenmesi için ihtarat yapılacağı, 4. fıkrada ise yapılacak bu uyarıda "cezanın ödenmemesi halinde yarı oranında arttırılacağının" bildirileceği belirtilmekle ön ödemede bulunulmadığı takdirde maktu para cezasının da arttırılması gerektiği kabul edilmiştir. Beşinci fıkrada yer alan "yukarı haddi geçmemek üzere" ibaresi sadece yasalarda aşağı ve yukarı haddi gösterilen para cezalarına ilişkin özel bir hükümdür.
Bu nedenlerle, usulüne uygun şekilde ihtarat yapıldığı halde maktu para cezasını ödemeyen ve hakkında dava açılması üzerine mahkûmiyetine karar verilen sanık hakkında hüküm kurulurken maktu olan para cezasının yarı oranında arttırılması gerekmektedir. Aksi hal ceza yasasının 119. maddesinin 1, 4 ve 5. fıkraları ile yasa koyucunun amacına aykırıdır. Bu itibarla direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, 07.12.1999 günü, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy