(765 S. K. m. 59, 403, 405)
Dava: Teşekkül halinde eroin ticareti yapmak suçundan sanık Mehmet Karahan'ın TCY.nın 403/5-6-7, 59. maddeleri uyarınca 10 yıl ağır hapis ve 1.200.000.000 TL. ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında fer'i ceza tayinine, erteli cezasının aynen infazına, eroin maddesi ve suçta kullanılan vasıtanın zor alımına ilişkin Ankara 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince verilen 21.9.1999 gün ve 103/137 sayılı hüküm sanık vekilinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 27.4.2000 gün ve 2446/5954 sayı ile; yeterli ve kesin kanıt bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmelidir karşı oyları ile oyçokluğuyla onanmıştır.
Yargıtay C. Başsavcılığınca 6.6.2000 gün ve 148669 sayı ile;
Başka bir şahsın ismini vermesi halinde TCK.nun 405/2. maddesinden yararlanacak olan sanık Hüseyin Hasırcı'nın tutarsız olan ifadesi dışında olay tutanağında adı geçmeyen, suç konusu eroini devrederken görülmeyen tüm soruşturma sürecinde isnat edilen suçu red eden, hiçbir maddi delil ile kanıtlanmayan anlatımının atfı cürüm niteliğinde kaldığından sanık Mehmet Karahan'ın beraatine karar verilmelidir, gerekçesiyle itiraz edilerek onama kararının kaldırılıp hükmün bozulması talep olunmuştur.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Sanığın teşekkül halinde eroin ticareti yapmak suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık suçun sübutuna ilişkindir.
İncelenen dosya içeriğine;
Hakkari'den İstanbul'a götürülmek üzere uyuşturucu madde yüklenen 27 EC 049 plaka sayılı Isuzu kamyonetin 15.6.1998 günü Bolu'dan geçeceğinin istihbar edilmesi üzerine, saat 22.000 sıralarında Abant kavşağı turnike çıkışında durdurulmuş, araçta bulunanların kimlik kontrolünde sürücüsünün sanık Hüseyin Keçik, diğer şahsın ise sanık Hüseyin Hasırcı olduğu saptanmıştır.
Hüseyin Keçik'in zula yerlerini göstermesi üzerine kamyonetin sol tarafındaki kasa ile şase arasına yapılan özel bölmede 38 adet, yakıt deposunun alt kısmında içeriye doğru yapılan özel bölmede ise 26 adet olmak üzere 9.600 gram saf eroin içeren 64 paket eroin maddesi ele geçirilmiştir.
Hüseyin Keçik'in, ilk sorgusunda eroini İstanbul Yenibosna Havaalanı yolu kavşağı civarındaki Toyota servisi önünde açık kimliğini bilmediği İran uyruklu Emir isimli şahsa teslim edeceklerini beyan etmesi üzerine, görevli ekiple birlikte buluşma noktasına gidilerek gerekli önlemler alındıktan sonra saat 16.30'a kadar beklenilmiş, ancak kimsenin gelmemesi üzerine ekipçe tekrar Bolu'ya dönülmüş, burada yapılan ikinci sorguda, sanıklardan Hüseyin Keçik'in eroinin dayısı tarafından getirildiğini, kendisinin bir ilgisinin olmadığını, dayısının talimatı üzerine suçu üstlendiğini, dayısı Hüseyin Hasırcı'nın eroin maddelerinin sahibi ve teslim edilecek şahsı bildiğini, kendisinin bu konuda bir bilgisinin olmadığını beyan etmesi üzerine, her iki sanık yeniden sorguya alınmış, sanık Hüseyin Hasırcı 17.6.1998 günü kollukta; lokanta işletmeciliği ve araba alım satım işi yapıyordum, bir müddet sonra işlerim bozulunca mallarımı satıp borçlarımı ödedim, bu dönemde hemşehrim Mehmet Karahan'la tanıştım, arkadaşlığımız ilerledi, Mehmet 1998 yılı Ocak ayında eroin taşımacılığı yapmamı teklif etti, eroinler Hakkari Yüksekova'dan getirilecek ve karşılığında bana kg başına 500 DM. ödenecekti, teklifi kabul ettim. Şubat ayında 26 kg mal getirdiklerini, zulalar sağlam olduğu için yakalanma riskinin olmadığını söyledi. 1998 yılı Mart ayında kendisi ile Yenibosna Aksa cami yanında buluştuk, 2.000.000.000 TL. vererek kapalı kasa eski bir Isuzu kamyonet almamı istedi, Gaziantep'e gidip uyuşturucu naklinde yakalanan 27 EC 049 plakalı kamyoneti aldım, kendisine bilgi verdim, bana ağzı sıkı, sağlam bir şoför bularak kamyonetin satışını o şahıs üzerine yaptırmamı söyledi, tekrar Gaziantep'e döndüm, daha önceden tanıdığım ve bir otobüs firmasında muavin olarak çalışan Selim Seslioğlu ile görüştüm, durumu anlattım, kabul etti, bunun üzerine arabayı noter satışı ile satın aldım tekrar İstanbul'a döndüm, geldiğimde Mehmet Karahan'ın getirdiği ilk parti eroinlerle yakalandığını ve tutuklu olduğunu öğrendim. 11.6.1998 günü Mehmet'in adamı olduğunu söyleyen bir şahısla yine aynı cami önünde buluştuk, kamyonetle Hakkari Yüksekova'ya gitmemi, giderken kamyonetin içine bisküvi, meyve suyu gibi şeyler koymamı, ilçe girişinde arabayı BP istasyonuna çekmemi, arabayı orda bırakmamı, arabayı zula yapılacağını ve malın yükleneceğini, bir gün sonra tekrar yüklü vaziyette arabayı alacağımı söyledi. Görüşme sonunda Gaziantep'e döndüm Selim'i buldum, vazgeçtiğini söylemesi üzerine, arabaya, talimat verildiği şekilde meyve suyu ve bisküvi yükleyerek hareket ettim, 13.6.1998 saat 09.00 ile 10.00 arası arabayı BP istasyonuna bıraktım, Mehmet'in adamı olduğunu söyleyen bir şahıs yanıma bir çocuk vererek beni eve gönderdi, ertesi gün zula yerlerini yaptırmışlar, eroinleri koydukları zulaları gösterdiler, araba ile hareket ettim, yeğenim Hüseyin Keçik'i arayarak Gaziantep İpekyolu üzerindeki mercedes servisi önüne gelmesini istedim, kendisiyle buluştuk İstanbul'a gideceğimizi söyledim, otobana girdiğimizde zula yerlerini göstererek içinde eroin olduğunu,bu maddelerin sahibinin İran uyruklu Emir isimli şahıs olduğunu, yakalanacak olursak suçu üstlenmesini kendisi ve ailesine bakacağımı söyledim, beni kırmadı kabul etti, yakalanmasaydık kamyoneti Yenibosna semti, havaalanı kavşağı karşısında bulunan Toyota servisinin önüne çekecektik, buradan Mehmet'in adamları arabayı götüreceklerdi bana da 15.000 DM. vereceklerdi, ben de bu paradan 1.500 DM'ye yeğenim Hüseyin Keçik'e verecektim, aracılık eden Mehmet Karahan isimli şahıs eroinle yakalanıp Bayrampaşa Cezaevinde tutukludur şeklinde beyanda bulunmuş, Mehmet Karahan'a ait nüfus cüzdan suretine ekli fotoğraftan, aracılık eden ve eroinleri teslim alacak şahıs olarak Mehmet Karahan'ı teşhis etmiş, DGM. C. Savcılığında, Yedek Hakimlikte ve duruşmadaki ilk beyanında benzer anlatımda bulunmuştur.
Suçta kullanılan 27 EC 049 plakalı Isuzu kamyonetin Gaziantep 2. Noterliğinin 8.6.1998 tarih ve 19520 sayılı satış sözleşmesi ile Selim Seslioğlu'na satıldığı, aracın henüz tescilinin yapılmadığı saptanmıştır.
Sanıklar Hüseyin Hasırcı ve Hüseyin Keçik hakkında düzenlenen 19.6.1998 tarihli raporda darp ve cebir izine rastlanılmadığı belirtilmiştir.
15.6.1998 tarihli yakalama tespit ve zaptetme, 16.6.1998 tarihli tespit ve zaptetme ve 18.6.1998 tarihli olay yakalama tutanağı içerikleri, bu tutanakları doğrulayan ve doktor raporuyla da özgür iradeye dayandığı saptanan sanık Hüseyin Hasırcı'nın kolluk, C. Savcılığı, DGM. Yedek Hakimliği ve duruşmadaki ilk beyanı, bu beyanı doğrulayan diğer sanık Hüseyin Keçik'in anlatımları ve suçta kullanılan aracın satışına ait noter satış senedi birlikte değerlendirildiğinde, 13.6.1998 günü Hakkari Yüksekova'dan yüklenerek getirilen ve 9.600 gram saf eroin içeren 64 paket eroinin, 1.6.1998 günü eroin satmak isterken yakalanan ve Bayrampaşa Cezaevinde bulunan sanık Mehmet Karahan'a da aidiyetinde kuşku söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki sanık Hüseyin Hasırcı'nın Mehmet Karahan'a atfı cürümde bulunması için herhangi bir neden de bulunmamaktadır. Hüseyin Hasırcı'nın Mehmet Karahan'ı yazılı ve görsel basında, hakkında çıkarılan haberler nedeniyle tanıdığı, bu nedenle ismini verdiği şeklindeki sonraki savunması da hayatın olağan akışına uymamaktadır. Zira hiç kimse, sonradan işleyeceği bir suç ile ilgili olarak önceden basında çıkan bilgileri toplayıp bunları yakalandığında kullanmayı düşünmez. Böyle bir kabul mantık kuralları ile de çelişir, yine sanık Hüseyin Hasırcı'nın beyanları sadece yazılı, görsel basına yansıyan haberlerle ilgili olmayıp, olay öncesiyle de ilgilidir. Detaylı açıklamalarında belirtilen yer ve zaman, olayların kronolojik gelişimi birbirleriyle uyumlu ve tutarlı olup, sanık Hüseyin Hasırcı'nın sanık Mehmet'i daha önceden de tanıdığı hususunda kuşku bulunmamaktadır. Sanık Hüseyin Hasırcı 21.9.1999 günlü oturumdaki son sözünde Mehmet Karahan'ı tanımadığını, Mehmet Karahan vekili tarafından 13.10.1998 tarihli oturumda dosyaya sunulan resmin Mehmet Karahan'a ait olmadığını beyan etmiş ise de, toplanan kanıtlarla çelişen bu beyanlara itibar edilmesi olanaksızdır.
Bu itibarla sanığın, üzerine atılı teşekkül halinde eroin ticareti yapmak suçunu işlediğine ilişkin, Yerel Mahkeme ve Özel Daire çoğunluk kabullerinde bir isabetsizlik bulunmadığından Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının REDDİNE karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan bir kısım kurul üyeleri;
Başka bir şahsın ismini vermesi halinde TCK.nun 405/2. maddesinden yararlanacak olan Hüseyin Hasırcı'nın tutarsız anlatımı dışında ihbar ve izleme tutanağında adı geçmeyen, suç konusu eroini devrederken görülmeyen, soruşturmanın her aşamasında isnat edilen suçu red eden sanığın, kuşku halinden sanık yararlanır ilkesi de nazara alındığında beraati gerekir gerekçesiyle itirazın kabulü yönünde oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2000 günü oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy