(1412 S.K. m. 326)
Dava: Sarkıntılık suçundan sanık H.S.K.'nin beraatine ilişkin Kadıköy 12. Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 26.12.1995 gün ve 675/1239 sayılı hüküm, katılan vekillerinin temyizi üzerine, dosyayı inceleyen 5. Ceza Dairesi'nce 11.12.1996 gün ve 3890/7430 sayı ile eksik soruşturma ile hüküm tesisi isabetsizliğinden bozulmuş, bozma gereğini yerine getiren Yerel Mahkemece 17.7.1997 gün ve 62/347 sayı ile yine aynı şekilde sanığın beraatine karar verilmiştir.
Katılan vekillerince temyiz edilen bu hüküm de; dosyayı inceleyen 5. Ceza Dairesi'nce 8.7.1998 gün ve 2290/2960 sayı ile "Doktoru olması nedeniyle kendisine iftira etmesi için neden bulunmayan müdahilin; göz hastalıkları uzmanı olan sanığın olay günü muayenehanesindeki odasında gözüne lens taktıktan sonra yüzünü okşayıp birlikte olmayı ve yemeğe çıkmayı teklif ederek sarkıntılık ettiğine ilişkin aşamalardaki tutarlı iddiası, tanıklar C.A. ve P.N.'nin anlatımları ve eşi C.A.'nın olaydan hemen sonra bu nedenle sanığa müessir fiilde bulunduğuna ilişkin mahkûmiyet dosyası içeriğiyle sabit olduğu ve sanığın muayenehanesinde sekreter ve temizlikçi olarak çalışan tanıklar H.B. ve Ş.K.'nün anlatımlarının, sanığın savunmasıyla karşılaştırıldığında tanıkların C.'nin sanığa yumruk attığı, sanığın ise C.'nin kendisine kafa vurduğu biçimindeki beyanlarından ötürü esaslı çelişki nedeniyle itibara şayan lmadığı gözetilmeden mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmuş,
Yerel Mahkeme 8.10.1998 gün ve 786/891 sayı ile; "Sanığın müsnet suçu işlediği hususunda vicdani kanaate ulaşılamamıştır" gerekçesiyle hükümde direnmiştir.
Katılan vekilleri tarafından temyiz edilen hüküm, dosyayı inceleyen Ceza Genel Kurulu'nca 21.12.1999 gün ve 309/318 sayı ile; "Sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan sanık vekilinin dinlenilmesiyle yetinilmesi" isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmuştur.
Yerel Mahkemece bu kez 2.3.2000 gün ve 89/276 sayı ile sanığın bozmaya karşı diyecekleri sorularak ilk hükümdeki gerekçelerle direnilmiştir.
Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C. Başsavcılığı'nın "zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılması" istekli 14.12.2000 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulu'nca okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Yerel Mahkemenin 8.10.1998 gün ve 786/891 sayılı direnme kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca, sanıktan aleyhe bzmaya karşı diyecekleri sorulmadan vekilinin dinlenilmesiyle yetinilmesi isabetsizliğinden bozulmuş, Yerel Mahkemece bozma gereği yerine getirilerek yeniden karar verilmiştir.
Ceza Genel Kurulu'nun uyum ve süreklilik gösteren kararlarında da belirtildiği gibi, bozma kararı ile Yerel Mahkemenin direnme hükmü tümüyle ortadan kalkmıştır. Yerel Mahkeme artık yeni ve değişik bir karar vermekte serbesttir. Bozmaya uyularak verilen kararlar da yeni bir hüküm olup, direnme kararı niteliğinde değildir. Bu nedenle öncelikle Özel Dairece incelenmesi gerekmektedir. Özel Dairece incelenmeyen bir hükmün, doğrudan doğruya ve ilk kez Ceza Genel Kurulu'nca incelenmesi Usul Yasası'na aykırıdır.
Özel Daire görüşü belli olduğundan bahisle tekrar dairece inceleme yapılmasının davayı uzatacağı gibi bir görüş de ileri sürülemez. Çünkü, Özel Daire görüşünde değişiklik olabileceği gibi, davaların uzamasını önlemek amacı ile de olsa buyurucu usul kurallarının uygulanmasından vazgeçilmez.
Öte yandan, Ceza Genel Kurulu'nun bozma kararına uyulduktan sonra,v erilen kararın yeniden ve doğrudan Ceza Genel Kurulu'nca incelenmesi bu kurulun kararlarına direnilemeyeceğine ilişkin CYUY'nin 326. maddesine aykırıdır. Zira, doğrudan doğruya Ceza Genel Kurulu'nca inceleme yapılması, Yerel Mahkeme kararına direnme niteliği verecek ve Ceza Genel Kurulu kararına karşı direnilmiş olacaktır. Bu belirlemeye göre hukuken yeni olan son hükmün, temyiz incelemesi yapılması için Özel daire'ye gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, hukuken yeni bir karar olduğundan dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere 5. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığı'na tevdiine, 1912.2000 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy