(765 S. K. m. 95, 276, 508, 510) (2004 S. K. m. 106, 110, 358)
Dava: Yedieminlik görevini kötüye kullanmak suçundan sanık Ümit Demirci'nin TCY.nın 276/1-son maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCY.nın 95/2. maddesi uyarınca önceki mahkumiyetinin aynen infazına ilişkin İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesince 20.12.1996 gün ve 306-1137 sayı ile verilen kararın sanık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 4.Ceza Dairesince 04.02.1998 gün ve 11896-523 sayı ile;
Borcun ödeme tarihiyle haciz ve hacizli malların sanıktan istendiği tarihler saptanarak bu tarihlere göre bir yıllık sürenin gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik soruşturma ile hüküm kurulması isabetsizliğinden, Daire Başkanı S.Selçuk'un, İ.İ.Yasasının 358. maddesine göre suç öğeleri oluşmuştur. Hüküm onanmalıdır. karşı görüşüyle ve oyçokluğu ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 28.9.1998 gün ve 361-966 sayı ile,
Bozma kararı açık değildir. Kararda 1 yıllık süreden söz edilmiş, ne süresi olduğu belirtilmemiştir. Bu sürenin İ.İ.Y.nın 106 ve 110. maddelerinde belirtilen menkul malların satışının haciz tarihinden itibaren 1 yıl içinde talep edilmesi gerekeceği aksi halde haczin kalkacağına dair süre olduğu kanaatine varılmıştır.
Dava konusu olayda bu hükmün uygulanması mümkün değildir. Olayda borçlu olan katılan Aynur'un borcundan dolayı alacaklı vekili tarafından yapılan icra takibinde borçlunun bir kısım menkullerinin 10.1.1991 tarihinde haczedilerek, yediemin deposu sahibi olan sanığa icra memurluğunca yediemin sıfatıyla teslim edildiği, bunlar hakkında 4.3.1991 tarihinde Ayla Emre'nin istihkak iddiasında bulunduğu, talebinin İzmir 7. İTM.nin 28.3.1991 gün ve 224/276 sayılı kararıyla reddedildiği, bu arada borçlulardan Yaşar Yantuna'nın, takip konusu 1.1.1991 tarihli bononun iptali için açtığı davanın İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince 4.3.1992 gün ve 223/117 sayılı kararla reddedildiği, kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesince onandığı, alacaklı vekilinin 13.4.1992 tarihinde satış talebinde bulunduğu, katılan borçlu Aynur'un 2.11.1994 tarihinde borcu haricen ödemesi nedeniyle mahcuzların iadesini talep ettiği, icra memurunun 17.11.1994 tarihinde sanığın yediemin deposuna katılan ile giderek, eşyaların katılana teslimine dair tutanağı düzenlediği, olayın yukarıda belirtildiği şekilde geliştiği, sanığın 17.11.1994 tarihli tutanak hilafına katılan borçluya ait bir kısım malları teslimden imtina ettiği anlaşılmış olup, bu oluş şekline nazaran sanığın yedieminlik görevini suiistimal ettiği, malların kendisine resmen teslim edilmiş olması ve İİY.nın 358. maddesi hükümleri de nazara alınarak, eyleminin TCY.nın 276/1. maddesine uyacağı, nitekim malların resmen teslimi söz konusu olmaması durumunda eyleminin TCY.nın 508 veya 510. maddesine uyacağı, İİY.nın 106 ve 110. maddelerinde belirtilen sürenin borçlu sanıklar lehine konulmuş bir hüküm olup bu hükümlerin yediemin deposu sahibi olan sanık hakkında uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu kararın da sanık vekili tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istekli 30.5.2000 tarihli tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Sanığın, yedieminlik görevini kötüye kullanmak suçundan TCY.nın 276/1-son maddesi uyarınca cezalandırılmasına ilişkin hüküm, Özel Dairece, eksik soruşturma ile hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmuştur. Yerel Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucundan, Katılan Aynur'un borcundan dolayı yapılan icra takibinde bir kısım menkullerinin 10.1.1991 tarihinde haczedilerek, yediemin deposu sahibi olan sanığa icra memurluğunca yediemin sıfatıyla teslim edildiği, bunlar hakkında 4.3.1991 tarihinde Ayla Emre'nin istihkak iddiasında bulunduğu, talebinin İzmir 7. İTM.nin 23.8.1991 gün ve 224-276 sayılı kararıyla reddedildiği, bu arada borçlulardan Yaşar Yantuna'nın takip konusu bononun iptali için açtığı davanın İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesince reddedildiği, alacaklı vekilinin 13.4.1992 tarihinde satış talebinde bulunduğu, katılan borçlu Aynur'un 2.11.1994 tarihinde borcu haricen ödemesi nedeniyle mahcuzların iadesini talep ettiği, icra memurunun 17.11.1994 tarihinde sanığın yediemin deposuna katılan ile giderek eşyaların katılana teslimine dair tutanağı düzenlediği şeklinde gerekçelerle önceki hükümde direnildiği bildirilmiştir.
Ceza Genel Kurulunun yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere, bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozmada belirtilen hususları tartışmak, yeni kanıtlara dayanmak, ilk kararda yer almayan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, direnme kararı olmayıp bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir karardır.
İncelenen dosyada Yerel Mahkemece bozmadan sonra yapılan duruşmada tensip kararıyla bozma kararında belirtilen soruşturmanın genişletilmesi nedenlerine ışık tutacak olan İzmir 9.İcra Müdürlüğünün 1991/384 esas sayılı takip dosyası getirtilmiştir. Ayrıca herhangi bir ara kararına dayanmadan Yerel Mahkemece, haricen yazılan 5.6.1998 günlü müzekkere ile aynı yer 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 1991/223 esas ve 1992/107 karar sayılı ilamı getirtilip, icra dosyasından da alıntılar yapılarak, alacaklı vekilinin 13.4.1992 tarihinde satış talebinde bulunulduğu, katılan borçlunun 2.11.1994 tarihinde borcunu haricen ödediği ve 17.11.1994 tarihinde mahcuz malların iadesini istediği hususları karara dayanak yapılmıştır. Bu konular ilk kez direnme kararında ele alınarak tartışılmış olup Özel Dairece incelenmemiştir. Özel Dairece önceden incelenmeyen ve ilk hükümde yer almayıp ilk defa Ceza Genel Kurulu önüne gelen konuları içeren bu karar, özü itibariyle direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir karar olup, ilk kez ve doğrudan doğruya Ceza Genel Kurulunca incelenmesi olanaksızdır.
Bu itibarla Yerel Mahkemenin son uygulaması bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir karar niteliğinde olduğundan, temyiz incelenmesinin Özel Dairece yapılmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin son kararı bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir karar niteliğinde olduğundan, temyiz incelemesi yapılması için dosyanın 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 27.06.2000 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy