(765 S. K. m. 59, 240, 396, 402) (647 S. K. m. 4, 6) (Gıda Maddelerinin ve Umumi Sağlığı İlgilendiren Eşya ve Levazımın Hususi Vasıflarını Gösteren Tüzük m. 425, 432)
Dava: Görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçundan sanık Zeki Celal Köseoğlu'nun TCY. nın 240/2, 59, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri uyarınca 2.016.666 lira ağır para, 2 ay 15 gün memuriyetten yoksun bırakılma cezalarıyla cezalandırılmasına ve cezalarının ertelenmesine ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesince 11.5.2000 gün ve 3/8 sayı ile verilen kararın, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya; Yargıtay C.Başsavcılığının onama istekli 23.11.2000 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Olay sırasında Pendik C.Savcısı olan sanık Zeki Celal Köseoğlu'nun, C.Başsavcısına bilgi vermeden, ilgili C.Savcısının olur'unu da almadan, iş cetveline göre kendisine ait olmayan 1997/8389 sayılı hazırlık evrakı ile ilgili soruşturmayı tamamlamak için evrakın sanığının savunmasını saptayıp, beraberinde getirdiği, resmen alınmış örnek olduğu belli olmayan suyu emanete aldırmak, evvelce bozuk olduğu raporla saptanmış olmasına karşın, sanığın beraberinde getirdiği suyu Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Bakteriyoloji ve Araştırma Enstitüsüne gönderip, Gıda Maddeleri Tüzüğü'ne uygun olduğuna dair düzenlenen rapor üzerine sanık hakkında 27.3.1998 tarih ve 1998/1970 sayılı takipsizlik kararını vererek, görevinde yetkiyi kötüye kullandığı iddiasıyla TCY. nın 240. maddesi ile cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına göre;
Pendik Belediye Başkanlığı Sağlık İşleri Müdürlüğünce Atabay su istasyonunda 20.8.1997 tarihinde yapılan denetimde alınan su numunesinin şehir Hıfzıssıhha Müessesesinde yapılan analizinde tortu ihtiva ettiği, Gıda Maddeleri Tüzüğü'nün 425/a maddesine aykırı, 432/a maddesine göre de sağlığa zarar verecek derecede bozulmuş olduğunun 26.8.1997 tarihli rapor ile saptanması üzerine, işletme sahibi hakkında 11.9.1997 tarihinde C.Savcılığına suç ihbarında bulunulduğu,
1997/8389 hazırlık sayısına kayıt edilen bu hazırlık evrakında, C.Başsavcısı tarafından yapılan işbölümü cetveline göre, görevli kılınan C.Savcısı Necati Erdek tarafından 23.9.1997 tarihli yazı ile işletme sahibi Hakkı Avcı'nın celbi için Emniyet Müdürlüğüne yazı yazıldığı, ancak sanığın 12.3.1998 tarihine kadar C.Savcılığına getirilmediği, çağrı yazısından yaklaşık 6 ay sonra C.Savcılığına gelen Hakkı Avcı'nın savunmasının, sanık C.Savcısı Zeki Celal Köseoğlu tarafından alındığı, getirilen ikinci şişe su numunesinin yine aynı C.Savcısı tarafından 12.3.1998 tarihinde 1998/173 sayı ile emanete alınarak, 18.3.1998 günü Köyişleri Bakanlığı Bakteriyoloji ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğüne analize gönderildiği, 23.3.1998 tarihli raporda su numunesinin Gıda Maddeleri Tüzüğüne uygun olduğunun bildirilmesi üzerine; sanık C.Savcısı tarafından birbiriyle çelişkili iki rapor bulunmasına ve getirilen ikinci numunenin şahit numune olup olmadığı kesin olarak saptanmadan, işbölümü cetveline aykırı olarak ilgili C.Savcısının görevinin başında olduğu da dikkate alınmadan 27.3.1998 gün ve 8389/1976 sayı ile; Olayın görevliler ve işyeri ilgililerinin kayıtsızlık ve özensizliği sonucu oluşan karışıklıktan ibaret olduğu, kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli ve inandırıcı kanıt ve belirti elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, bu kararın C.Başsavcısı tarafından kaldırılarak evrakın soruşturmayı yürütmekle görevli C.Savcısına tevdi edildiği ve işyeri sorumlusu hakkında TCY. nın 396 ve 402. maddelerinin uygulanması istemiyle kamu davası açıldığı, ön ödeme önerisine uyulması üzerine Sulh Ceza Mahkemesince 2.12.1998 gün ve 694/1288 sayı ile kamu davasının ön ödeme nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği, sanığın bu şekilde işbölümü cetveline göre kendisine ait olmayan bir hazırlık evrakına kendiliğinden el koyduğu, alınan su numunesinin sağlığa zararlı olduğunu belgeleyen bir rapor bulunmasına karşın aradan 6 ay geçtikten sonra, nasıl ve nereden alındığı saptanmayan ve dosya sanığı tarafından getirilen bir şişe suyu tahlile göndererek alınan ikinci raporla ilk raporu hiç dikkate almadan kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verdiği, bu suretle sanık yararına sonuç doğuracak biçimde yetkisini kötüye kullandığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla yasa ve usule uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.5.2000 gün ve 3/8 sayılı hükmün tebliğnamedeki isteme uygun olarak ONANMASINA, 05.12.2000 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy