(765 S. K. m. 102, 104, 342)
Evrakta sahtecilik ve Boğaziçi Yasasına aykırılık suçlarından sanıklar H. Öztürk ve T. Erkal'ın beraatlarına ilişkin İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18/05/1994 gün ve 196/110 sayılı karar, katılan vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece katılma istemi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi isabetsizliğinden bozulmuş, bozmaya uyan Yerel Mahkemece 30/10/1995 gün ve.135/264 sayı ile; sanıklardan H. Öztürk'ün TCY. nın 342/3, 2960 sayılı yasanın 18/1 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca sonuçta l yıl ağır hapis ve 750.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, sanık T. Erkal'ın ise her iki suçtan beraatına karar verilmiş bu hükmün de katılan vekili ve sanık H. Öztürk vekili tarafından temyizi üzerine dosya, Yargıtay 6. Ceza Dairesince 01/12/1996 gün ve 12190/13251 sayı ile, eksik soruşturma ile hüküm tesisi isabetsizliğinden bozulmuş, Yerel Mahkeme bu kez 30/11/1998 gün ve 39/214 sayı ile her iki sanığın atılı suçlardan beraatlarına karar vermiştir.
Katılan vekili tarafından temyiz edilen bu hükümde Özel Dairece 25/11/1999 gün ve 7033/7011 sayı ile;
l- İdari tahkikat nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Müfettişi İlhan Orhonlu'nun düzenlediği 21/10/1992 tarihli raporda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi görevlileri hakkında 21/10/1992 tarih ve 198-152 sayılı fezleke tanzim edildiğinin belirtilmiş olması karşısında; bu konuda yapılan soruşturma sonucunun araştırılarak, dava açılmış olması halinde gerektiğinde birleştirilmesi ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik/Grafoloji İhtisas Dairesinin 29/09/1998 tarih, 250980610/31361/3675 sayılı raporunda iki adet proje fotokopisinin üzerlerinde proje çizimlerini ihtiva eden beş parçanın yan yana getirilmesi suretiyle çekilmiş oldukları ve çekim koşullarına bağlı olarak değişik unsurlar husule gelmesinin mümkün bulunması nedeniyle fotokopi üzerinde inceleme yapılarak, bazı kısımların monte edilip edilmedikleri yönünde bir tespit ve ayırıma gidilemediği belirtilmiş olmasına göre, kesin bir neticenin alınabilmesi yönünden Emniyet Genel müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarında, teknik yönden inceleme yaptırılıp, evraka sahte montaj yapılıp yapılmadığı hususunda ayrıntılı bir rapor alınmasından sonra tüm evrakın birlikte değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile sanıklar hakkında sahtecilik suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Müdahil vekilinin 2960 sayılı Yasaya muhalefet suçu ile ilgili temyizine gelince:
Sanıklara yüklenen 2960 Sayılı Boğaziçi Kanununa aykırılık suçuna ilişkin yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, suç tarihi olan 1988 yılı ile karar tarihi arasında TCY. nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunduğu gözetilmeden beraat hükmü kurulması. isabetsizliğinden bozulmasına, CYUY. nın 322 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 2960 sayılı Boğaziçi Yasasına aykırılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 20/04/2000 gün ve 376/109 sayı ile; 07/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarlarının teknik hizmet yönetmeliğinin 13. maddesi gereğince son soruşturma ve duruşma evrelerinde tüm yargı organları tarafından gönderilen deliller ve istemler üzerinde inceleme yapmak, görüş bildirmek veya rapor düzenlemekle, yükümlü bulunmadıkları gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Direnme hükmünün de o yer C. Başsavcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının onama istekli 6.10.2000 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanıklar H. Öztürk ve T. Erkal'ın 1985/1260 sayılı dosyada kaybolan onaylı orijinal röleve projesi yerine, onay kısmını gösteren ön yüzü monte ederek hazırlanmış sahte bir projeyi Boğaziçi İmar Müdürlüğüne ibraz ettikleri iddiasıyla TCY. nın 342/3-son ve 348. maddeleri ise cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanıklara yüklenen sahtecilik suçu, TCY. nın 342/3. maddesinde düzenlenmiş olup bir yıldan üç yıla kadar ağır hapis cezasını gerektirmektedir. Yazılı suçun cezasının türü ve yukarı sınırının dikkate alındığında TCY. nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık asli dava zamanaşımına tabidir, zamanaşımını kesen nedenlerin bulunması halinde bu süre aynı yasanın 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayabilecektir.
İnceleme konusu somut olayda 02/08/1993 tarihli iddianamede ve hükümlerde suç tarihi yanlışlıkla 15/03/1993 olarak gösterilmiş ve bu tarih esas alındığında dahi dava zamanaşımı gerçekleşmiş ise de; projeyi tasdik eden tanık Aziz Özkan'ın sahteciliği 15/03/1991 tarihinde fark ettiğini bildirmesi, suça el koyan müfettişin teftiş raporlarının dahi 21/10/1992 tarihli olması karşısında suç tarihinin 15/03/1991 olduğu, suç ve inceleme tarihleri arasında TCY. nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu, bu itibarla gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle hükmün bozulmasına ve CYUY. nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, sair yönleri incelenmeyen direnme hükmünün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle BOZULMASINA, CYUY. nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak bu konuda karar verilmesi mümkün bulunduğundan kamu davasının TCY. nın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine isteme aykırı olarak 24.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy