(1918 S. K. m. 25, 33) (1412 S. K. m. 65, 135, 236, 326)
Dava: 1918 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanıklar Temur Irmak, Süleyman Dabakoğlu ve Abdulah Yılmaz'ın beraatlerine ilişkin Elazığ 1. Asliye Ceza mahkemesince verilen 9.9.1997 gün ve 486-866 sayılı hüküm katılan idare vekilinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7.Ceza Dairesince 22.5.1998 gün ve 3997/4561 sayı ile,
1- Sanıklardan Süleyman Dabakoğlu'nun işyerinde yakalanan 255 paket Tekel 2000 sigarasını keşifte inceleyen bilirkişi ambalajlarının orijinal olduğunu üzerlerinde herhangi bir tahrifatın yapılmadığını, sarı renkli bandrollerinin de orijinal olup Tekel İdaresi tarafından kullanılan bandroller olduğunu ve hepsinin Tokat Sigara Fabrikasında üretilip iç piyasaya sürülen sigaralar olduğunu bildirdiği, Tekele ait Tokat Sigara Fabrikasında yaptırılan inceleme sonucu ise; dava konusu sigaralardan 152 paketinin 1997 yılının 1, 2, 3 ve 4. aylarında mavi (export veya Duty free) bandrol olarak üretildiği, sonradan en dışta bulunan ambalajın etiketin bulunduğu etiket taraftan açılıp bandroller sökülerek uhu türü yapıştırıcı ile sarı bandroller yapıştırılarak yeniden kapatıldığının bildirildiği cihetle, mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünden, dava konusu Tekel 2000 sigaraları yeniden konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek, Tekel tarafından üretilip iç piyasaya sürülen sarı etiketli sigaralar veya ihraç edilmek ve gümrük hattı dışı satış mağazalarında satışa sunulan sigaralardan olup olmadıkları, üzerlerindeki sarı renkli etiketlerin orijinal etiketle karşılaştırmasının yaptırılarak tekel idaresi tarafından kullanılan etiketlerden olup olmadıkları, sigara paketlerinin üzerindeki sarı etiketlerin altında mavi renkli etiket artıkları, boya kalıntıları ve yapıştırıcı artıklarının bulunup bulunmadığının araştırılarak hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Dava konusu sigaralar hakkında herhangi bir karar verilmemesi isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 24.9.1998 gün ve 280-356 sayı ile; iki bilirkişi raporu arasında çelişki var ise de, tüm sigaraların deforme olması ve iade edilmemiş bulunması karşısında, yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına hukuken ve fiilen olanak kalmamış, idarenin davada taraf olduğu düşünülerek, Tekel İdaresince düzenlenen rapora itibar edilmemiş, mahkemece dinlenen bilirkişiye itibar edilmiştir, ayrıca deforme sigaralar fabrikaya bırakıldığından, sigaraların sahiplerine iadesi olanağı da kalmamış bulunduğundan bu konuda da karar verilmemiştir gerekçesiyle ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yargıtayca incelenmesi C. Savcısı ve katılan vekili tarafından süresinde istenildiğinden dosya Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istemli 23.3.2000 günlü tebliğnamesiyle Özel Dairesine, Özel Dairece de 9.5.2000 gün ve 4635-6827 sayı ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Sanıkların 1918 sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan beraatlerine ilişkin Yerel Mahkeme hükmü, katılan idare vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece, soruşturmanın genişletilmesi ve suça konu sigaralar hakkında bir karar verilmemesi isabetsizliğinden aleyhe bozulmuştur. İncelenen dosya içeriğine göre;
1- Bozmadan sonra aleyhlerine yönelen bozmaya rağmen sanıklar Abdullah Yılmaz ve Süleyman Dabakoğlu'nun bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan önceki hükümde direnildiği anlaşılmaktadır.
CYUY.nın 326. maddesinde Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar.
Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunmaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir: Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezada daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir. hükmü yer almaktadır. Savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesinden kaynaklanan bu hüküm uyarınca sanıklardan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmalı, bozmada belirtilen ve aleyhlerine sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunmaları, kendilerini savunmaları sağlanmalıdır. Yasanın, emredici olan bu hükmüne uyulması zorunludur.
İncelenen dosyada, sanıklar hakkında verilen beraat kararı katılan idare vekilinin temyizi üzerine aleyhlerine bozulduğu halde, sanıklar Abdullah Yılmaz ve Süleyman Dabakoğlu'ndan aleyhe bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmaması suretiyle CYUY.nın 326/2. maddesine aykırı davranılmıştır.
2- 410 paket sigara ile ilgili olarak 11.6.1997 tarihli ek iddianame ile sanık Abdullah Yılmaz'ın 1918 sayılı Yasanın 25/2 ve 33-son maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde, sanığın bu suçtan sorgusu yapılmadan bu eylemi de kapsayacak şekilde beraat kararı verilmesi suretiyle CYUY.nın 236 ve 135. madde hükümleri ihlal edilmiştir.
3- CYUY.nın 65. vd. maddeleri hükümleri uyarınca, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin görüşüne başvurulacağı ve bunlar hakkında tanıklar hakkındaki hükümlerin 65 vd. maddelerine aykırı olmayan hükümlerin uygulanacağı belirtilmesine karşın, beyanı hükme dayanak yapılan bilirkişinin uzmanlık alanının belirtilmemesi de yasaya aykırı olup, Yerel Mahkeme direnme hükmünün öncelikle açıklanan bu usuli nedenlerle bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla hükmün esastan bozulmasını isteyen tebliğnamedeki istemden değişik gerekçe ile ve sair yönleri incelenmeksizin Yerel Mahkeme direnme hükmünün öncelikle yukarıda açıklanan usuli nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 20.06.2000 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy