(765 S. K. m. 513/2, 522)
Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık Şükrü'nün TCK. nun 513/2, 522 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 728.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yeşilova Sulh Ceza Mahkemesince 06/07/1998 gün ve 81/119 sayı ile verilen kararın Üst C. Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay Sekizinci Ceza Dairesince 17/04/2000 gün ve 8980/6569 sayı ile;
Sanık Şükrü'nün el attığı taşınmazın saptanan değerinin mahkemece de pek hafif kabul edilmesine rağmen, hükmolunan cezadan TCK. nun 522. maddesi gereğince yapılabilecek indirim oranı üçte bire kadar olabileceği gözetilmeden, 3/5 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza verilmesi isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığı ise 30/05/2000 gün ve 99265 sayı ile;
TCK. nun 522. maddesinin pek hafif değere ilişkin hükmünün uygulanması sırasında cezanın yarı oranından fazla olmak üzere 2/3'üne kadar indirilebileceği madde metninden açıkça anlaşılmaktadır. Mahkeme de indirim oranını takdire dayanarak yarıdan fazla yani 3/5 olarak belirlemiş ve bu orana göre 2 ay hapis cezasını 24 güne, 1.520.000 lira ağır para cezasını da 608.000 liraya indirmek suretiyle hüküm kurmuştur ki bu indirim oranı yukarıda belirtilen ilkeye uygun düşmektedir.
Nitekim Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.1992 gün ve 257/280 sayılı kararı da aynı ilkeyi benimsemiş ve 7/12 oranındaki indirimi yasanın ruhuna ve lafzına uygun bulmuştur. görüşüyle itiraz yoluna başvurarak, sanık Şükrü yönünden Özel Daire bozma kararının kaldırılmasını ve Yerel Mahkeme hükmünün bu yönden onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Yeşilova Kaymakamlığınca 11/05/1998 gün ve 7 sayı ile sanık Şükrü ile diğer sanık Hasan'ın köy tüzel kişiliğine ait ve öteden beri köy halkının ortak yararına terkedilmiş çayıra el atmalarının önlenmesine karar verilmiş olup, bu kararın mahallinde infaz edilmesi ve sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine açılan kamu davasında, sanıkların TCK. nun 513/2, 522. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Açıklanan bu somut olayda Özel Daire ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasında suçun sübutu ile nitelendirilmesinde ve el atılan yerin değerinin pek hafif olduğu konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, Yerel Mahkemece sanıklardan Şükrü hakkında tayin olunan temel cezadan TCK. nun 522. maddesi uyarınca 3/5 oranında indirim yapılmasının yasal olup olmadığı noktasındadır.
TCK. nun 522. maddesinde, suça konu şeyin değerinin pek hafif olması halinde temel cezanın üçte birine kadar eksiltileceği öngörülmüştür. Yerleşmiş yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere, bu durumda cezanın 1/2 oranından fazla olacak şekilde 2/3 oranına kadar indirileceği açıktır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık hakkında TCK. nun 513/2. maddesi uyarınca temel ceza 2 ay hapis ve 1.520.000 lira ağır para cezası olarak belirlendiğine göre, TCK. nun 522. maddesi gereğince 1/2 oranına denk gelen 1 ay hapis ve 760.000 lira ağır para cezası ile 2/3 oranına denk gelen 20 gün hapis ve 506.666 lira ağır para cezası miktarları arasında kalacak şekilde indirim yapılması olanaklıdır. Yerel Mahkemece 3/5 oranında indirim yapılması sonucunda cezanın 24 gün hapis ve 608.000 lira ağır para cezası olarak tayin edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu itibarla Yargıtay C.Başsavcılığının yerinde olan itirazının kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, sanık Şükrü hakkındaki hükme yönelik Sekizinci Ceza Dairesinin 17.04.2000 gün ve 8980/6569 sayılı bozma kararının kaldırılmasına ve Yeşilova Sulh Ceza Mahkemesinin 06.07.1998 gün ve 81/119 sayılı hükmünün, sanık Şükrü'nün mahkumiyetine yönelik kısmının sair yönleri de doğru olduğundan ONANMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 13.06.2000 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy