(2004 S. K. m. 111, 168, 340)
Dava: Taahhüdü ihlal suçundan sanık Ahmet'in İİY'nin 340. maddesi uyarınca bir ay hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Edremit İcra Ceza Mahkemesi'nce verilen 28.7.1999 gün ve 391-484 sayılı hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesi 24.4.2000 gün ve 7976/7158 sayı ile;
"18.3.1999 günü ödeme emri tebliğ edilen borçlu sanığın, takip kesinleşmeden 26.3.1999 tarihinde İİK'nin 20. maddesindeki lehine sürelerden vazgeçtiğine ilişkin beyanı da alınmadan yaptığı taahhüdün hukuken geçerli bir taahhüt niteliğinde olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması" isabetsizliğinden bozmuştur.
Yargıtay C. Başsavcılığı 15.6.2000 gün 125030 sayı ile;
"Kambiyo senetlerine dayalı icra takibinde itiraz süresi İİY'nin 168. maddesi uyarınca beş gündür. Ödeme emri 18.3.1999 günü tebliğ edilmiş olup takip kesinleştikten sonra 26.3.1999 günü ödeme taahhüdünde bulunulduğundan taahhüt geçerlidir" gerekçesiyle itiraz ederek bozma kararını kaldırıp hükmün onanmasını talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında taahhütü ihlal suçundan açılan davada Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki yuşmazlık, sanığın taahhüdünün hukuken geçerli olup olmadığına ilişkindir.
İİY'nin 111. maddesine göre; borçlunun yeterli miktarda malının haczedilmiş olması, alacaklının satış talebinden önce borçlunun borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüt etmesi ve birinci taksidi derhal yatırması, her taksidin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmaması, taksitlerin aydan aya olup sürenin üç ayı aşmaması halinde icra muamelesi duracaktır. İİY'nin 340. maddesi yarınca; 111. maddeye göre yapılan taksitle ödeme taahhütüne veya takibin kesinleşmesinden sonra alacaklının muvafakatı ile icra dairesinde kararlaştırılan borcun taksitle ödenmesine ilişkin taahhüte geçerli bir neden olmaksızın uyulmaması halinde borçlunun maddede yazılı cezayla cezalandırılmasına karar verilecektir.
İncelenen dosyada borçlu sanık aleyhine, kambiyo senetlerinden çeke dayalı olarak icra takibine başlanmış ve 163 örnek nolu ödeme emri 18.3.1999 tarihinde tebliğ olunmuştur. İİY'nin 168. maddesi uyarınca kambiyo senetlerine müsteniden yapılan haciz yoluyla icra takibinde borçlu; ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde, senetin kambiyo seneti niteliğinde olmadığı, imzanın kendine ait bulunmadığı veya borçlu olmadığı ya da borcu ödediğine ilişkin itirazda bulunmadığı takdirde icra takibi kesinleşeceğinden olayda, böyle bir itirazda bulunmayan borçlu-sanık hakkındaki takip 23.3.1999 günü kesinleşmiştir. İcra takibinin kesinleşmesinden sonra 26.3.1999 tarihinde borçlu ile alacaklı vekili icra müdürlüğüne başvurmuşlardır. Borçlu; takibe bir diyeceği olmadığını, 1.4.1999, 1.5.1999, 1.6.1999 tarihlerinde yüz yirmi beşer milyon lira, 1.7.1999 tarihinde ise bakiye borcu ödeyeceğini taahhüt etmiş, bu istem alacaklı vekili tarafından kabul edilince taahhüdü ihlalin hukuki ve cezai sorumuluğu kendisine anlatılmıştır.
Borçlu sanık ödemede bulunmayınca, alacaklı-şikâyetçi vekili 10.5.1999 havale tarihli dilekçesiyle 1.4.1999 günü taahhütü yerine getirmeyen borçlunun cezalandırılmasını talep etmiştir.
Görüldüğü üzere, 163 örnek nolu ödeme emri 18.3.1999 günü tebliğ edilmiş, borçlu-sanık tarfından itirazda bulunulmadığından 23.3.1999 tarihinde kesinleşmiştir. Takibin kesinleşmesinden sonra borçlu ile alacaklı vekili tarafından icra dairesinde kararlaştırılan borcun taksitle ödenmesine ilişkin taahhüt geçerli olduğundan, haklı bir neden olmaksızın bu taahhütün ihlali ile sanğa yüklenen suç oluşmuştur. Bu itibarla itirazın kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulü ile 8. Ceza Dairesi'nin 24.4.2000 gün ve 7976-7158 sayılı bozma kararının kaldırılmasına, sair yönleri de usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, 4.7.2000 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy