(3713 S. K. m. 5) (765 S. K. m. 169) (466 S. K. m. 1)
Dava: 466 sayılı Yasaya göre manevi tazminat isteğinde bulunan davacı F. K.'ın talebinin kısmen kabulü ile lehine üçyüz milyon lira manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin Bitlis Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.3.1999 gün ve 23/40 sayılı hüküm davacı ve davalı vekillerinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 21.2.2000 gün ve 320/367 sayılı karar ile;
Davacı F. K. hakkında yargılama sonunda silahlı çeteye yardım ve yataklık suçundan beraet kararı verilerek, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği Bitlis Asliye Ceza Mahkemesinde müsnet suçtan kamu davasının düşürülmesine hükmedilmesi karşısında kararın niteliğine göre 466 sayılı Kanun gereğince tazminata hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise; 30.5.2000 gün ve 43/57 sayı ile;
Tutuklama talebini içeren sevk, sulh ceza mahkemesinde yapılan sorgu PKK örgütüne yardım ve yataklık yapma suçuna ilişkindir. Tutuklama kararı izinsiz silah bulundurma suçunu kapsamamaktadır. Ele geçen silah, örgüte ait olmayıp köyü savunmak için Devlet yetkililerinin teşviki ile alınan silahtır. Teslim nedeniyle düşme kararı verilmediği takdirde manevi unsurun gerçekleşmemesi nedeniyle beraet kararı verilebilecektir. Sanık hakkında TCY.nın 169 ve 3713 sayılı Yasanın 5. maddesine aykırı davranmaktan açılan dava beraetle sonuçlanmıştır. gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu kararın da Yargıtay'ca incelenmesi taraflar vekillerince süresinde istenildiğinden dosya; Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istemli 14.11.2000 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu gereği konuşulup düşünüldü.
karar: Yasa dışı bir örgütten kaçarak teslim olan şahısların beyanları üzerine gözaltına alınan sanık; yüzleştirme tutanağında örgüt tarafından kendisine 7 adet kalaşnikof+silah verildiğini, bu silahlardan birisini kendisine bırakarak diğerlerini adlarını belirttiği şahıslara dağıttığını söylemiş, aramada sanığın evinde bulunan 1 adet kalaşnikof+silah, bu tüfeğe ait şarjör ve 30 adet mermi zaptedilmiştir.
Sanık C.Savcılığında, Silahı, ismini bilmediği kişilerden satın aldığını, tüfeklerinizi getirin dedikleri için getirip teslim ettiğini söylemiştir.
Bitlis, C.Başsavcılığı tarafından Sulh Ceza mahkemesine sevkedilen sanığın, Terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak, örgüt tarafından dağıtılan tüfekleri yanında bulundurmak suçlarından tutuklanması istenmiş, sorgusu yapılarak, terör örgütüne yardım ve yataklık suçundan tutuklanmasına 26.4.1995 günü karar verilmiştir.
Davacı- sanığın, yasa dışı örgüte yiyecek temin ettiği, örgüt üyesinin verdiği silahları diğer sanıklara dağıttığı, bir adedini de kendisinde bıraktığı, yapılan ev aramasında silah, şarjör ve 30 adet merminin bulunduğu, böylece örgüt mensuplarına yardım ve yataklık yaptığı iddiasıyla TCY.nın 169, 3713 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. Diyarbakır 3 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi, 17.10.1995 gün ve 283/497 sayı ile; suçun manevi unsuru oluşmadığından sanığın beraetine ve salıverilmesine, elde edilen ve örgütsel ilişiği belirlenemeyen silahla ilgili olarak mahkemenin görevsizliğine; dosyanın gönderildiği Bitlis Asliye Ceza mahkemesi de 2.10.1996 gün ve 284/276 sayı ile, gönüllü köy korucusu olan sanık hakkındaki davanın, 4178 sayılı Yasa ile 6136 sayılı Yasaya eklenen geçici 9. madde uyarınca düşürülmesine karar vermiştir.
Davacı- sanığın tutuklu kaldığı günler için, 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan Veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkındaki Kanuna göre talep ettiği manevi tazminat isteğinin kısmen kabulüne karar verilen davada Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, Asliye ceza mahkemesi kararının niteliğine göre tazminata hükmedilip hükmedilemeyeceğine ilişkindir.
Davacı-sanığın örgüt üyesi tarafından verilen silahların bir tanesini kendisine bırakarak, diğerlerini dağıttığı, evinde bulunan silahın yasa dışı örgüt tarafından verilen silahlardan olduğu iddiasıyla, terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak, örgüt silahını bulundurmak suçlarından tutuklanması talep olunmuş ve sorgusu yapılarak tutuklanmıştır.
Sanığın tutuklanmasına ve hakkında TCY.nın 169, 3713 sayılı Yasanın 5. maddelerine aykırı davranmak suçundan dava açılmasına neden olan iddia; örgüte yiyecek sağlamak, örgüt tarafından verilen silahları diğer sanıklara dağıtmak ve örgüt silahını evinde bulundurmak suretiyle yasa dışı örgüte yardım ve yataklık etmektir. Diğer bir anlatımla sanığa yüklenen yasa dışı örgüte yardım ve yataklık suçu, sevke göre evinde izinsiz silah bulundurmayı da kapsamaktadır. Nitekim Devlet Güvenlik Mahkemesince yasa dışı örgüte yardım etmek suçundan beraet hükmü kurulurken, izinsiz silah bulundurmak eyleminden de görevsizlik kararı verilmiştir. Bu itibarla sanığın ruhsatsız silah bulundurma eyleminden de tutuklandığının kabulü gerekmektedir. Davacı-sanığın tutuklu kaldığı izinsiz silah bulundurmak suçundan Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda kamu davasının, 4178 sayılı Yasa ile 6136 sayılı Yasaya eklenen geçici 9.madde uyarınca düşürülmesine karar verilmiş olup 466 sayılı Yasanın 1. maddesinin 6. bendinde "Kanun dairesinde yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturma yapılmasına veya son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına veyahut beraetlerine veya ceza verilmesine mahal olmadığına karar verilen kimselerin uğrayacakları her türlü zararların bu kanun hükümleri dairesinde Devletçe ödeneceği" belirtilmiş, davanın düşmesi halinde, tutuklu kalınması nedeniyle oluşacak zararın bu Yasa çerçevesinde giderileceğine ilişkin bir hüküm kabul edilmemiştir. Bu nedenle davacı-sanık hakkında tutuklu kaldığı ceza davası düşürülmüş olmakla 466 sayılı Yasaya göre tazminat isteğine ilişkin davanın da reddine karar verilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bu itibarla Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesi isabetsiz olduğundan yerel mahkeme direnme hükmü bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE 05.12.2000 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy