(1412 S. K. m. 41) (765 S. K. m. 59, 455)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yangına ve birçok kişinin ölümüne neden olmak suçundan sanık Mehmet Karataş'ın beraatine, sanık Halit Tozbey'in TCY.nın 455/2-son ve 59. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 787.500 TL. ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ait İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.12.1998 tarih ve 317/252 s. karar, sanık Halit Tozbey vekili, katılanlar vekili ve O Yer C. Savcısının temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 20.12.1999 tarih ve 2155/4051 sayı ile tebliğnamedeki isteme aykırı olarak ONANMIŞTIR.
Yargıtay C. Başsavcılığı ise, 3.2.2000 tarih ve 29805 sayı ile;
22.5.1997 ve 29.6.1998 günlü bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu, yangın, otelcilik ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerce inceleme ve araştırma yapılarak, ayrıca dosyadaki mevcut delillerde değerlendirilmek suretiyle yeni bir rapor alınması ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekir gerekçesiyle itiraz yoluna başvurarak, Özel Daire onama kararının kaldırılıp Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 22.2.2000 tarih ve 27/34 sayı ile;
23.12.1999 gününde başlayan itiraz süresi 24.1.2000 gününde sona ermektedir, 3.2.2000 gününde yapılan itiraz kanunun öngördüğü 30 günlük süre içerisinde değildir gerekçesiyle itirazın REDDİNE karar verilmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığınca bu kez 8.3.2000 tarih ve 29805 sayı ile; Bilgisayarların 28.12.1999-28.1.2000 tarihleri arasında kapalı kalmış olması sebebiyle bu süre içinde işlem yapılmamış, engelin kalkmasından itibaren 7 günlük süre içinde itiraz yoluna başvurulmuştur gerekçesiyle eski hale getirme isteminde bulunularak, itirazın esasının tetkiki istenilmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Ceza Genel Kurulu Kararı
Karar: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yangına ve birçok kişinin ölümüne neden olmak suçlarından açılan davada; sanık Mehmet'in beraatine, sair sanık Halit Tozbey'in ise TCY.nın 455/2-son ve 59. maddeleri ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık Halit Tozbey vekili, katılanlar vekili ve O Yer C.Savcısı tarafından temyiz edilen karar Özel Dairece tebliğnamedeki isteme aykırı olarak ONANMIŞTIR.
Yargıtay C.Başsavcılığınca, her iki sanık yönünden eksik inceleme sonucu karar verildiği gerekçesiyle itiraz yoluna başvurulmuş, Ceza Genel Kurulunca 22.2.2000 tarih ve 27/34 s. karar ile, 30 günlük kanuni süre içinde yapılmayan Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının REDDİNE karar verilmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığınca bu kez 8.3.2000 tarih ve 29805 sayı ile;
Bilgisayarların 28.12.1999-28.1.2000 tarihleri arasında kapalı kalmış olması sebebiyle 30 günlük kanuni süreye riayet edilemediği, engelin ortadan kalkmasından itibaren 7 günlük kanuni süre içerisinde itiraz yoluna başvurulduğu belirtilerek CYUY.nın 41. maddesi uyarınca eski hale getirme isteminde bulunulmuş ve itirazın esasının tetkiki istenilmiştir.
CYUY.nın 41 vd. maddelerinde düzenlenen eski hale getirme kurumu, Usul Yasasında ön görülen kesin sürelere zorunlu nedenler, beklenilmeyen veya sakınılması mümkün olmayan olaylar sonucu uyulmaması halinde kanunun öngördüğü meşru mazeretlerin kabul edilerek irade dışında meydana gelen durumun meydana gelmemiş sayılarak değişiklikten önceki duruma dönülmesidir. CYUY.nın 41. maddesinde eski hale getirme nedenleri mücbir sebepler, beklenilmeyen veya sakınılması kabil olmayan hadiseler olarak belirtilmiş, ancak hangi nedenlerin bu hadiseleri oluşturacağı konusunda bir belirleme ve sınırlamaya gidilmemiş, yalnızca yapılan bir tebliğden kusuru olmaksızın haberdar olmamak keyfiyeti beklenilmeyen ve sakınılması mümkün olmayan hallerdendir biçiminde bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Öğretide, mücbir sebebin, yangın, deprem, sel vb. doğa olaylarını, beklenmeyen ve sakınılması mümkün olmayan olayların ise hastalık, trafik kazası vb. durumları ifade ettiği, esasen bunların ayrı ayrı şeylermiş gibi gösterilmesinin tercüme hatasından kaynaklandığı, bu terimlerin yorumlanması amacıyla kanuna konulduğu ve uygulayıcılar tarafından hale ve duruma göre değerlendirileceği belirtilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca eski hale getirme isteminde bulunulurken gösterilen nedenin yasada ön görülen mücbir sebep, beklenilmeyen veya sakınılması mümkün olmayan olay olarak değerlendirilmesi olası değildir. Şöyle ki itirazın mutlaka bilgisayar yazılımı ile yapılacağına ait bir usul kuralı bulunmayıp eski hale getirme talebine dayanak yapılan nedenin, Kurumun oluşum, kadro ve sair olanakları da nazara alındığında mücbir sebep, beklenilmeyen veya sakınılması kabil olmayan bir hal olarak kabulü mümkün görülmemektedir.
Kaldı ki, bilgisayarların kapalı olduğu belirtilen tarihlerde de Genel Kurulumuza Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından 3.1.2000 ve 6.1.2000 tarihleri arasında altı adet itiraz dosyası gönderilmiştir.
Bu itibarla Yargıtay C. Başsavcılığının eski hale getirme isteminin reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan bir kurul üyesi, eski hale getirme isteminin kabulü yönünde oy kullanmıştır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C. Başsavcılığının eski hale getirme isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 28.03.2000 günü oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy