(765 S. K. m. 209, 219, 240) (1412 S. K. m. 253) (1684 S. K. m. 1) (4483 S. K. m. 3, 16)
Dava: İkna suretiyle irtikap suçundan sanık Süleyman Bozyel'in TCY.nın 209/2, 219/3 (yedi kez) ve 219/4. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle, Çarşamba C.Baş-savcılığının 19.10.1999 gün ve 1707/822 sayılı iddianamesi ile açılan davada; Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi 13.4.2000 gün ve 148/64 sayı ile; sanığın eyleminin TCYnın 240 ncı maddesinde belirtilen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve sanık hakkında MMHKM hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği gerekçesiyle CYUY.nın 253/2-4. maddeleri uyarınca muhakemenin durdurulmasına, dosyanın İlçe İdare Kuruluna gönderilmesine karar vermiştir.
Dosyanın gönderildiği Çarşamba Kaymakamlığı 8.5.2000 günlü yazı ile; sanık hakkında Evlendirme Yönetmeliğinin 56 ncı maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği gerekçesiyle dosyayı iade etmiş, görev uyuşmazlığı bulunduğundan bahisle Yargıtay'a gönderilen dosyada;
Yargıtay Ceza Genel kurulunca, 26.9.2000 gün ve 159/166 sayı ile; Kaymakamlık 1684 sayılı Yasanın 1 nci maddesinde sayılan yargı yetkisine haiz makamlardan olmamak-la görev uyuşmazlığı doğmamıştır, gerekçesiyle dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmiş, bu kez Çarşamba Kaymakamlığı memurin Muhakematı komisyonunca 31.10.2000 gün ve 6 sayı ile aynı gerekçelerle sanık hakkında genel hükümler uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın C. Savcılığına gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu suretle olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan bahisle dosya; Yargıtay C. Başsavcılığının Ağır Ceza Mahkemesi görevsizlik kararının kaldırılmasını isteyen 11.12.2000 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR:
CEZA GENEL KURULU KARARI
Çarşamba Belediyesinde evlendirme memuru olarak görev yapan sanığın evlenme işlemi için kendisine başvuran vatandaşlardan, belediye adına tahsilat yapma görev ve yetkisi bulunmadığı halde, keyfi olarak evlendirme masrafı, nikah ücreti gibi gerekçeler öne sürerek ve başvuranları bu hususta ikna etmek suretiyle ödeme yapmaya mecbur kıldığı, değişik tarihlerde farklı kişilerden haksız çıkar sağladığı iddiasıyla açılan davada eylemin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve sanık hakkında Memurin Muhakematı Hakkındaki Yasanın uygulanması gerektiği görüşüyle verilen görevsizlik kararı üzerine; Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi ile aynı yer İlçe İdare Kurulu kararları arasında görev uyuşmazlığı doğmuştur.
Memurların görevlerinden doğan veya görevlerini yaptıkları sırada işledikleri suçlardan dolayı yapılacak soruşturma işlemlerini düzenleyen MMHKM 4.12.1999 günlü Resmi gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında 4483 sayılı Kanunun 18. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ancak aynı Yasanın Geçici 1. maddesindeki kanunun yürürlüğe girmesinden önce MMHKM. hükümlerine göre başlatılmış bulunan işlemlerin MMHKM. hükümlerine göre sonuçlandırılacağı düzenlemesi ile bir süre daha yürürlükte kalması sağlanmış, 16. maddesinde ise, Kanunlarda Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkatın uygulanacağı belirtilen hallerde bu kanun hükümleri uygulanır.
Kanunlarda Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkatın uygulanmaya-cağı belirtilen hallerde genel hükümler uygulanır. kuralına yer verilmiştir.
4.5.1990 tarihinde yürürlüğe giren 3628 sayılı Yasanın 23. maddesi ile 1609 sayılı Yasa yürürlükten kaldırılmış, 17. maddesi ile de, zimmet, irtikap, rüşvet ve maddede sayılan suçlardan sanık olanlar hakkında MMHKM. hükümlerinin, 4483 sayılı yasanın 16. maddesindeki düzenleme uyarınca 4483 sayılı Yasa hükümlerinin de uygulanamayacağı, kabul edilmiş ayrıca bakan veya vali iznine de gerek görülmemiştir. Böylece C.Savcılarının soruşturma yapma yetkileri daha da genişletilmiştir. 3628 sayılı yasanın 17. maddesinde sayılan suçlar nedeniyle iddianame ile açılan davaların yargılaması sırasında, suç niteliğinin değişmesi halinde, idare kurulundan karar alınmasına gerek bulunmadığı gibi 4483 sayılı Yasanın 3. maddesinde belirtilen makamlardan da soruşturma izni alınmasına gerek bulunmamaktadır. Zira ceza davasının konusu, iddianamede belirtilen maddi vakıalarla sınırlıdır. Mahkeme iddianamede yazılı hukuki nitelendirme ile bağlı olmayıp, değişen suç niteliğine göre ek savunma hakkı tanınmak suretiyle hüküm kurabileceğinden dosyanın idare kuruluna veya izin mercilerine gönderilmesine gerek bulunmamaktadır.
Öte yandan idare kurulu eylemin irtikap suçunu oluşturduğunu kabul etmektedir. Bu suçtan da iddianame ile dava açılmış ve son soruşturma aşamasına geçilmiştir. Ayrıca idare kurulu suç niteliğini zorlar biçimde görevsizlik kararı vermeye zorlanamayacağından Ağır Ceza mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Çarşamba Ağır Ceza mahkemesinin 13.4.2000 gün ve 148/64 sayılı görevsizlik kararının KALDIRILMASINA, dosyanın anılan mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine tebliğnamedeki isteme uygun olarak 19.12.2000 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy