(1412 S. K. m. 135, 206, 207, 223, 225, 236, 253, 326) (213 S. K. m. 139)
Dava: Vergi kaçakçılığı suçundan sanık Hasan Çelebi'nin beraetine ilişkin Kadıköy 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 7.9.1999 gün ve 959/515 sayılı hüküm katılan vekilinin temyizi üzerine 11. Ceza Dairesince 25.1.2000 gün ve 8131/69 sayı ile;
CYUY.nun 223/son maddesinin yorumlanmasında hata sonucu sanığın CYUY .nun 236/2 ve 135. maddeleri uyarınca sorgusu yapılmadan delil taktirine girişilerek, yazılı şekilde beraatine hükmolunması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 25.4.2000 gün ve 186/212 sayı ile; sanık yapılan tebligatlara verilen meşruhatlara göre bulunamamıştır. Vergi Dairesince yapılan tebligat usulüne uygun olmadığından isnat edilen suç oluşmamıştır. CYUY.nın 223/son maddesi uyarınca mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından sanığın sorgusunun yapılmasına gerek bulunmamaktadır. gerekçesiyle ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istekli 20.3.2001 günlü tebliğnamesiyle Özel Dairesine, Özel Dairecede 7.5.2001 gün ve 2519/4560 sayı ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Sanığın vergi kaçakçılığı suçundan beraetine karar verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık sanığın sorgusunun yapılmasına gerek bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sanık hakkında kamu davası açıldığında CYUY.nın 206, 207, 223/1, 236 ve 135. maddeleri uyarınca, davaya bakan mahkemece duruşma günü belirlenecek, sanık ve tanıklarla varsa taraf vekilleri davet edilecek, belirlenen günde sanığın sorgusu yapılarak kanıtlar toplanıp karar verilecektir.
CEZA GENEL KURULU KARARI
CYUY.nın 223/son, 225 ve 253/son maddelerinde belirtilen ayrık hükümler dışında, sanığın sorgusu yapılmadan karar vermek olanaksızdır. Yasa koyucu somut gerçeğin ortaya çıkarılması, savunma olanağının sağlanması, cezaların kişiselleştirilmesi için sanığın sorgusunun yapılmasını zorunlu kılmıştır.
Sanığın duruşmada hazır bulunması ve sorgusunun yapılması, yargılamanın yüze karşı olması, savunma hakkının kısıtlanamayacağı ve cezanın kişiselleştirilmesi ilkelerinin doğal bir sonucudur. CYUY.nın 223/son maddesi, dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması halinde uygulanacaktır. Sanığın sorgusu yapılmadan, mevcut kanıtlar tartışılarak delil taktiri suretiyle beraat kararı verilemez.
Somut olayda, sanığın ortağı ve müdürü olduğu İnsataş Ltd. Şirketinin merkezinin bulunduğu adreslerde 23.6.1989 tarihinde vergi incelemesi için yapılan yoklamalarda işyerlerinin boş ve kapalı olduğu, 1989 nisan ayı sonunda işyerlerinin terk edildiği, ikametgah yeri olarak bildirilen adresinde boş arsa olduğu, belirtildiği şekilde bir binanın bulunmadığı, muhtarlık kayıtlarında sanığın adına rastlanılmadığı, çevre halkı tarafından tanınmadığı, aynı adresin şirketin diğer ortağı tarafından da ikametgah adresi olarak gösterildiği belirlenmiş, vergi kontrolörlerince yapılan araştırmada, sanık Hasan Çelebi'nin Eski Edirne yolu, No: 148 Bayrampaşa/İstanbul adresinde Serra Mutfak ünvanı ile işyerinin bulunduğu saptanmış, defter ve belgelerin ibrazına ilişkin yazı belirlenen bu adreste sanığın yanında çalışan işçisi Murat Sönmez'e 28.6.1994 tarihinde tebliğ edilmiş, defter ve belgelerin ibraz edilmemesi üzerine, 18.4.1995 tarihli vergi inceleme ve kaçakçılık raporları düzenlenmiştir.
Yargılama aşamasında sanık adına mahkemece davetiye ve ihzarlar daha önceden boş arsa olduğu saptanan ikametgah adresi ile boş ve kapalı olan işyerlerine çıkarılmış, bozmadan sonra da sanık boş arsa olduğu belirlenen İçerenköy Hasan Bey Sokak No:7/1 adresinden ihzar edilmiş, vergi dairesince tebligatın yapıldığı yeni işyeri adresine herhangi bir tebligat yapılmadan ve sanığın sorgusuna başvurulmadan beraet kararı verilmiş, aleyhe bozmaya karşı diyecekleri saptanmadan ilk hükümde direnilmiştir.
213 sayılı Yasanın 139. maddesine göre vergi incelemesi esas itibariyle ödevlinin işyerinde yapılır, bu genel kuralın istisnaları ise, işyerinin uygun olmaması, ölüm, işin terk edilmesi ve ödevlinin dairede inceleme yapılmasını istemesidir.
Yerel Mahkemece VUY.nın 139. maddesindeki ayrık durumlar ve yukarıda saptanan belirlemeler dikkate alınmadan isnat edilen eylemin ilk bakışta suç oluşturmayacağının anlaşılması haliyle sınırlı bulunan CYUY.nın 223/son maddesi yanlış yorumlanarak sanığın sorgusu yapılmadan beraet kararı verilmiştir. Sanığın eyleminin, ilk bakışta yasada yazılı tipe uygun, ceza yaptırımını gerektiren bir eylem olmadığı ileri sürülemez. Yüklenen suçun oluşup oluşmadığı, sanığın sorgusu yapılarak leh ve aleyhindeki tüm kanıtların toplanması ve değerlendirilmesi sonucu belirleneceğinden, CYUY.nın 236 ve 135. maddelerine uygun olarak sanığın sorgusunun yapılması zorunludur.
Diğer yönden sanık hakkında verilen beraet kararı, katılan idarenin temyizi üzerine sanık aleyhine bozulduğu halde; Yerel Mahkemece aleyhe olan bu bozmaya karşı sanıktan diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilmiştir. CYUY.nın 3206 sayılı Yasa ile değişik 326/2. maddesinde ...... Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenmesi gerekir. hükmü yer almaktadır. Buyurucu nitelikte olan bu usul kuralının gereği yerine getirilmeli, sanığın bozmaya karşı diyecekleri mutlaka saptanmalıdır.
Yerel Mahkemece CYUY.nın 236 ve 135. maddelerine aykırı olarak sanığın sorgusuna başvurulmadan hüküm tesisi ve savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesine dayanan CYUY.nın 326/2. maddesindeki buyurucu hükme karşın, sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilmesi isabetsiz olup, hükmün belirtilen iki nedenle bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE 12.06.2001 günü tebliğnameye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy