(213 S. K. m. 359)
Dava: Vergi kaçakçılığı suçundan sanık Ebuzer Özgür Çakmak'ın beraatına ilişkin İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.09.1999 gün ve 343/227 sayılı hüküm katılan vekilinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen 11. Ceza Dairesince 09.12.1999 gün ve 7362/8650 sayı ile;
1995 ve 1996 yıllarında alımı yapılan bir kısım emtia ve yaptırılan hizmetler için ilgili kişi ve kuruluşlardan faturaları alınmayarak aracı marifetiyle suça konu sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgelerin temin edilip kayıtlara intikal ettirilmek suretiyle vergi kaybına sebebiyet verildiği vergi inceleme raporları, 17.12.1996 tarihli tutanakların içeriği, tarhedilen Katma Değer Vergilerinin onanmasına ilişkin İzmir 2. Vergi Mahkemesinin hükme esas alınan kesinleşmiş karar örnekleriyle sübuta ermesine göre sanığın mahkumiyeti yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle beraatına karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 21.06.2000 gün ve 68/240 sayı ile;
Dosyaya celp edilen ve Danıştay incelemesinden de geçmek suretiyle kesinleşen 1997/201, 1997/207, 1997/210, 1997/211 esas sayılı kararlardan da açıkça anlaşılacağı üzere söz konusu olan faturaların sahteliğinin sanık tarafından inceleme sırasında fark edildiğinin inceleme elemanınca düzenlenen tutanaklardan da anlaşılacağı, bu itibarla söz konusu olan faturaları bilerek ve isteyerek kullanmadığı sonucuna varıldığı, bu itibarla kaçakçılık değil fakat kusur cezası uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda da belirtildiği gibi bu kararlar Danıştay'dan da geçmek suretiyle kesinleşmiştir.
Mahkeme kararları ile söz konusu faturaların bilerek ve isteyerek kullanılmadığı sabit görüldüğüne göre bunun aksine sanığın bu faturaları sahte olduğunu bilerek ve isteyerek kullandığı kabul edilip sanığın cezalandırılması cihetine gidilmesi, yukarıda belirtilen vergi mahkemelerinin kesinleşen kararlarına tamamen aykırı olacaktır gerekçesiyle ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının "onama" istekli 12.07.2001 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın beraatına karar verilen somut olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığa atılı vergi kaçakçılığı suçunun oluşup oluşmadığına ilişkindir.
İncelenen dosyaya göre;
Vergi denetmenince düzenlenen 17.12.1996 tarihli tutanakta, Bilsa Bilgisayar şirketinin hesaplarının 1996 yılı KDV hesapları yönünden incelenmesinde;
Ödevli şirketin, bugüne kadar hiç beyanname vermeyen ve sahte belge düzenlediği tesbit edilen vergi mükellefi Metin Ticaret Metin Yaşar'dan toplam 3.335.000.000 liralık,
Naylon fatura düzenleyen Hamit Özarslan'dan 4.878.000.000 liralık,
Gaye Baskı Ambalaj şirketinden dört adet 3.905.250.000 liralık,
19.12.1996 tarihli vergi inceleme raporunda; 1996/1-10 dönemleri hesaplarının KDV yönünden incelenmesinde; 27.466.600.000 lira tutarındaki faturaları emtiayı satandan ve işi yapandan almadığı, bu nedenle özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği, 17.12.1996 tarihli tutanakta ayrıntılı olarak belirtilen faturalar nedeniyle 1.166.700.000 lira kaçakçılık cezasının kesilmesi gerektiği,
25.11.1996 tarihli tutanakta; ödevli şirketin 1995 yılı hesaplarının incelenmesinde;
Beymenden aldığı 212.779.131 liralık, naylon fatura satan Rektur-Reklamcılıktan aldığı, 4.120.000.000 liralık, yine aynı şekilde faaliyet gösteren Metin Yaşar'dan aldığı 15.414.330.000 liralık ve Hamit Özarslan'dan aldığı 9.482.400.000 liralık faturaları, yevmiye defterine gider kaydettiği,
Gaye Baskı Ambalaj şirketinden 4.830.000.000 değerinde telli katalogu tamir için aldığı emtiayı, özel maliyet hesabına kaydetmesi gerekirken doğrudan gider kaybettiği, belirtilmiştir.
26.12.1996 tarihli kaçakçılık raporunda ise; ödevlinin 1995 - 1996 yıllarında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığının vergi inceleme raporlarıyla anlaşıldığı, yetkililer hakkında 359. madde uyarınca işlem yapılması gerektiği bildirilmiş, Defterdarlık tarafından kamu davası açılması istemiyle kaçakçılık suçu raporu ve ekleri C. Savcılığına gönderilmiştir.
Sanık Ebuzer Özgür Çakmak vergi denetmenince saptanan 17.12.1996 tarihli beyanında; Şirketimizin alışlarının ağırlığını kağıt, karton ve bilgisayar parçası oluşturmaktadır. Bunları satanlar çok nazlıdır, Seyfullah Yördem isimli şahıs bize gelip karton ve kağıdı faturalı alacağını söyledi, bunun üzerine malları bu şahıstan aldık, evraklarımızın istenmesi üzerine yaptığımız incelemede, bize naylon fatura getirdiğini fark ettik, malı başkasından, faturayı ise başka şahıslardan alıp getirmiş, şu an kendisinden ne mal ne de belge alıyoruz, fark edince henüz beyannamesi verilmemiş olan faturaları indirim konusu yapmadık. şeklinde savunma yapmış,
Duruşmada ise; Fatura konusu emtianın fiilen alındığını ve bedelinin ödendiğini, sahteliğini bilerek kullanmanın söz konusu olmadığını, faturaların naylon olup olmadığının ilk bakışta anlaşılıp anlaşılamayacağı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, suçsuz olduğunu savunmuştur.
Faturaların alındığı Gaye Baskı Ambalaj yetkilisi Seyfullah Yördem vergi denetmenince saptanan 26.11.1996 tarihli beyanında; Özgür Çakmak'a karşılık beklemeden işini halledeceğimi söyledim, İstanbul'da şahsen tanıdığım kişilerden telefon aracılığıyla kağıt ve karton aldım, ancak bu şahıslar fatura vermiyorlardı, piyasada karşılıksız fatura satan kişilerden faturaları Bilsa şirketi adına aldım, şirketin muhasebecisine verdim, esasen şirket fatura bedeli kadar mal almıştır.
17.12.1996 tarihli beyanında ise; Bilsa Limited Şirketi fatura almakta çok zorlanmış, bu şirkette yüzlerce çalışan vardır, bunların ekmek paralarını çıkarması için işin sürdürülmesi gerekiyordu, şirkete yardımcı oldum, faturalarını ben kendilerine götürüyordum, kağıt ve karton satıcıları çok nazlıdır, bunların yüzünü dahi göremiyorduk, tanımadığım şahıslardan kağıt ve karton alıyor, bu malların faturalarını da diğer şahıslardan alıp muhasebecilerine veriyordum, şirketim kurulduktan sonra faturaları ben kestim, kağıt alıp kendilerine satıyordum, şeklinde açıklamalarda da bulunmuştur.
Ödevli şirket tarafından, İzmir 2. Vergi Mahkemesine açılan 1997/211, 1997/210, 1997/201, 1. Vergi Mahkemesine açılan 1997//157 esas sayılı davalarda KDV. nin tasdiki, kaçakçılık cezasının kusur cezasına tahvili ve fazlasının terkini suretiyle davaların kısmen kabulüne, 1997/207 esas sayılı dosyada ise cezalı tarhiyatın terkini suretiyle kabulüne karar verilmiş, verilen hükümler Danıştay'ca onanarak kesinleşmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık Ebuzer Özgür Çakmak'ın yetkilisi olduğu, Bilsa Bilgisayar Tekstil Turizm Sanayii ve Ticaret Ltd. Şti.nin 1996 yılında; hakkındaki inceleme gününe kadar hiç beyanname vermeyen ve sahte belge düzenlediği saptanan, Metin Ticaretten toplam 3.335.000.000 liralık, naylon fatura düzenlediği bildirilen Hamit Özarslan'dan 4.878.000.000 liralık, Gaye Baskı Ambalaj şirketinden 3.905.250.000 liralık fatura alarak yevmiye defterine gider kaydettiği ve KDV indiriminde kullandığı, 1995 yılında ise naylon fatura satan Rektur - Reklamcılıktan 4.120.000.000 liralık, Metin Yaşar'dan 15.414.330.000 liralık, Hamit Özarslan'dan 9.482.400.000 liralık fatura alıp yevmiye defterine kaydettiği, düzenlenen faturaların gerçek mal alışlarını yansıtmadığı, bu faturaların naylon fatura satan firmalardan Seyfullah Yördem tarafından temin edilerek şirket yetkilisine verildiği, Bilsa Bilgisayar Tekstil Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. ile faturaları düzenleyen Metin Ticaret, Hamit Özarslan, Gaye Baskı Ambalaj Şirketi ve Rektur-Reklamcılık arasında gerçek bir mal alış verişinin bulunmadığı, faturaların gerçek bir muamele veya duruma dayanmadığı, alınan faturaların yevmiye defterine gider olarak kaydedilmesi ve KDV indiriminde kullanılması nedeniyle vergi ziyaına neden olunduğu, sanık tarafından sahte faturaların bilerek kullanılmadığı savunulmuş ise de; faturaların sayısı, miktarı, alındıkları firmaların farklılıkları, bu firma ve kişilerle gerçek bir mal ve hizmet alışverişinin olmaması birlikte değerlendirildiğinde, savunmanın dosya içeriğine uygun olmayıp, soyut inkardan ibaret olduğu, ayrıca Yerel Mahkemece Danıştay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen vergi mahkemesi kararlarına dayanılarak beraat kararı verilmiş ise de; bu eylemler nedeniyle vergi kaybına neden olunduğunun, kesinleşen vergi mahkemesi kararları ile de saptandığı, faturaların bilerek ve istenerek kullanılmadığı yönündeki gerekçenin suçun manevi öğesiyle ilgili olduğu ve oluşup oluşmadığının ceza mahkemesince değerlendirileceği, toplanan kanıtlardan sanığın 1995 ve 1996 yıllarında sahte faturaları bilerek kullanmak suretiyle vergi kaybına neden olduğu, atılı suçun tüm öğeleriyle oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla Yerel Mahkemece suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararı isabetsiz olup, bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 16.10.2001 günü tebliğnamedeki isteme aykırı olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy