(1412 S. K. m. 310) (2004 S. K. m. 353)
Dava: Taahhüdü ihlal suçundan sanıklar Fehmi K. ve Sait B.'ın İİY.nın 340. maddesi uyarınca 1'er ay hafif hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin Bursa 1. İcra Ceza Mahkemesince 13.12.2000 gün ve 2908-6978 sayı ile verilen hüküm sanıklar tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 17. Hukuk Dairesince 13.11.2001 gün ve 9585-9490 sayı ile;
"Sanıkların üzerine atılı suçun içerik ve niteliğine, 17 Ekim 2001 tarih ve 24556 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4709 sayılı Kanunun 15. maddesi ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 38. maddesine eklenen son fıkra uyarınca "Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz" hükmü ile yapılan bu düzenlemenin sanığın lehinde bulunması ve TCK'nun 2/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu" bulunduğu gerekçesiyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmuştur.
Yargıtay C.Başsavcılığı 12.12.2001 gün ve 92814 sayı ile; Anayasanın 38. maddesinde yapılan değişikliğin İİY.nın 340. maddesinde yazılı taahhüdü ihlal suçunu kapsamadığı görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak Özel Daire bozma ilamının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle CEZA GENEL KURULUnca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanıkların taahhüdü ihlal suçundan cezalandırılmalarına karar verilen olayda Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, özde İİY.nın 340. maddesinin, Anayasanın 38. maddesine 4709 sayılı Yasa ile eklenen 9. fıkra kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Ancak, dosyanın incelenmesinde;
1- Olağan yasa yollarından olan temyiz incelemesinin yapılabilmesi için bir temyiz davası açılmış olmalıdır. Temyiz davası açılabilmesi için de gerek Ceza Yargılaması Usulü Yasamızın 310, gerekse İcra ve İflas Yasamızın 353. maddelerine göre, süre ve istek olmak üzere iki koşulun gerçekleşmesi gerekmektedir.
İİY.nın 353. maddesinde, tetkik mercii kararının tefhim veya tebliğden itibaren yedi gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmiştir. Buna göre temyiz süresinin, hükmün açıklanması sırasında hazır bulananlar yönünden bu tarihte, yokluklarında hüküm verilenler yönünden ise gerekçeli kararın tebliğ tarihinde başlayacağı kuşkusuzdur. Şayet, süre ve istek koşullarına uygun temyiz davası yoksa ya da hüküm kendiliğinden temyiz incelemesine tâbi değilse, hükmün Yargıtay tarafından incelenmesi olanaklı değildir.
İncelenen dosyada; Sanıklardan Fehmi K.'nın yokluğundan verilen ve kendiliğinden temyiz incelemesine tâbi bulunmayan 1 ay hafif hapis cezasına ilişkin hükmün 23.5.2001 tarihinde kendisine usulüne uygun olarak tebliği üzerine, yedi günlük yasal süreyi geçirdikten sonra 31.5.2001 tarihinde verdiği dilekçeyle temyiz incelemesi isteminde bulunduğu saptanmıştır. Bu itibarla, bu sanık yönünden süreden sonra vaki temyiz inceleme istemine dayalı Özel Daire bozma ilamı bu yönüyle isabetsiz olup, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının bu değişik gerekçeyle kabulü ile sanık Fehmi K.'nın yasal süreden sonra gerçekleşen temyiz inceleme isteminin reddine karar verilmelidir.
2- Öte yandan, hükmün esasını teşkil eden ve tefhimle geçerli bulunan kısa kararda sanıklar hakkında mal beyanında bulunmamak suçundan dolayı İİY.nın 337. maddesi uyarınca 10'ar gün hafif hapis cezasına hükmedildiği halde, gerekçeli kararda taahhüdü ihlal suçundan İİY.nın 340. maddesi gereğince 1'er ay hafif hapis cezasına hükmedilmek suretiyle hükmün karıştırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle hükmün, diğer yönleri incelenmeksizin öncelikle saptanan bu usule aykırılık nedeniyle bozulması, bozmanın niteliği itibariyle CYUY.nın 325. maddesi gereğince, temyiz inceleme istemi reddedilen sanık Fehmi Kosvalı'ya da teşmili gerektiğinden Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının bu değişik gerekçeyle de kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle ve değişik gerekçelere dayalı olarak Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13.11.2001 gün ve 9585-9490 sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA;
1- Sanık Fehmi Kosvalı'nın yasal süreden sonra gerçekleşen temyiz inceleme isteminin İİY.nın 353, 365 ve CYUY.nın 317. maddeleri uyarınca REDDİNE;
2- Bursa 1. İcra ceza Mahkemesinin 13.12.2000 gün ve 2908-6978 sayılı hükmünün diğer yönleri incelenmeksizin öncelikle saptanan usuli nedenle BOZULMASINA, bozma kararının, niteliği itibariyle CYUY.nın 325. maddesi gereğince, temyiz istemi reddedilen sanık Fehmi Kosvalı'ya da sirayet ettirilmesine,
Dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 29.1.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy