(765 S. K. m. 503, 522)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Halis Kaya'nın TCY.nın 503/1, 522/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 368.750.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Burdur Asliye Ceza Mahkemesince 31.5.1999 gün ve 462-288 sayı ile verilen kararın sanık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6.Ceza Dairesince 2.12.1999 gün ve 7131-7208 sayı ile,
Hükme dayanak yapılan bir kısım hazırlık evrakının onaysız fotokopiden ibaret bulunması isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 29.5.2000 gün ve 3-415 sayı ile önceki hükümde olduğu gibi sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş, bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen 6.Ceza Dairesince 21.11.2000 gün ve 8204-8504 sayı ile;
Sanığın somut olayda ne gibi hile ve desise kullanarak dolandırıcılık suçunu gerçekleştirdiği karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizliğinden, Daire Üyelerinden M. Aydın ile C. Yelbaşı'nın Haklarında karşılıksız çek düzenlemek ve dolandırıcılıktan kamu davası açılan sanıkların çeşitli illerde ev, dükkan, depo, besihane kiralayıp sanık Şükrü Açık'ın bankada hesap açarak sağladığı çekleri imzalayıp boş olarak sanık Halis Kaya'ya verdiği, sanıkların başlangıçtan beri aralarında var olan niyetle ilk zamanlar dürüst ticaret yapıp çevrede oluşturdukları güven duygusunun devamından yararlanarak çok fazla sayıda eşya ve hayvan alarak Halis Kaya'nın bazen tek başına, zaman zaman Şükrü Açık'ın yanında çeklerin üzerlerini eksiksiz doldurup karşılıklarının bulundurulamayacağını bilmesine rağmen satıcı-müştekilere verdiği, sonra alınan eşya ve hayvanların bir bölümünü civardaki pazarlarda rayiç bedellerinin altında satıp paraya dönüştürdükleri, kalanı da gece vakti kamyonlarla birbirlerini her zaman satıcıya açıklamamak, oluşturdukları itimat duygusundan istifadeyle karşılıksız çek vermek, aldıklarını ucuza satmak, bulundukları yeri kimseye bildirmeden terketmek suretiyle, baştan beri anlaştıkları şekilde müştekileri dolandırdıkları, bu eylemleri her yerde aynen tekrarlayıp kendilerine haksız kazanç sağladıkları, dosya arasındaki kanıtlarla sübuta erip sanık Halis Kaya'nın mahkûmiyeti hususunda karar yerinde yeterince tartışıldığı cihetle, verilen hükmün onanması gerektiği kanaatiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. şeklindeki karşı oylarıyla ve oyçokluğu ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 28.3.2001 gün ve 643-266 sayı ile; Burdur'lu olmayan sanı-ğın, arkadaşları ile birlikte Burdur'a gelerek ticarete atılıp peşin alışverişler yaparak, daha sonra yoğun bir alışverişe girişerek ortadan 6 aylık gibi bir zaman sonrasında kaybolmaları, bir kısım beyaz eşyalar ile birlikte Kütahya ilinde yakalanmaları ve bir kısım beyaz eşyalara el konulması, aynı şekilde eylemlerin başka illerde de yapıldığını ve olayların akışını açıklayan Abit Kaya'nın hazırlık ifadeleri, dosya kapsamı ve olayların akışı, daha önceden aynı gerekçelerle mahkememizce verilen karar ve benzer dosyalardaki Yargıtaydan geçerek kesinleşmiş hükümler birlikte değerlendirildiğinde saygın dairenin görüşüne iştirak edilmemiştir. gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir
Bu kararın da sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının onama istekli 25.5.2001 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanık Halis Kaya ile diğer sanıklar Sezai Dalgıç, Güner Dalgıç ve Abit Kaya haklarında dolandırıcılık suçundan, sanık Şükrü Açık hakkında ise karşılıksız çek vermek suçundan kamu davaları açılmış, yapılan yargılama sonucunda sanık Halis ile Şükrü'nün eylemleri sabit görülerek müsnet suçlardan cezalandırılmalarına, diğer sanıkların ise beraatlerine karar verilmiş, sanık Halis'in cezalandırılması dışındaki hükümler yasa yoluna başvurulmadığından kesinleşmiştir.
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, somut olayda sanığa yükle-nen dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
İncelenen dosya içeriğine göre;
Yakınan Ramazan Çömek, 5.5.1997 tarihinde C. Savcılığına başvurarak, hakkında karşılıksız çek vermek suçundan verilen mahkûmiyet kararı kesinleşen sanık Şükrü Açık'ın daha önceden de hayvan alıp bedelini ödediği halde son defa satın aldığı hayvanlara karşılık kendisine verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını belirterek bu sanık hakkında karşılıksız çek vermek suçundan dolayı şikayetçi olmuştur. Ancak, son soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, sanık Halis Kaya ile birkaç kez alışveriş yaptıklarını, önceleri borcunu ödediğini, bu alışverişler sırasında toplam 295 milyon lira borcuna karşılık suça konu çekleri ve bunların ödeme tarihinden önce de yine büyükbaş hayvan alıp tutarının 55 milyon lirasını peşin verdiğini, kalan 100 milyon lirayı da söz konusu çeklerle beraber ödeyeceğini söyleyip gittiğini, sanığın, elinde imzalı olarak bulanan sanık Şükrü adına kayıtlı çekleri hamiline olarak miktarlarını yazmak suretiyle kendisine verdiğini, sanık Şükrü'yü görmediğini belirtmiştir.
Sanık Halis Kaya, yüklenen suçu kabul etmemiş, sanık Şükrü Açık'ın yanında ücretli olarak işçilik ve şoförlük yaptığını, karşılıksız verilen çeklerle bir ilgisinin olmadığını savunmuştur.
Karşılıksız çek vermek suçundan hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen sanık Şükrü Açık ise, suça konu çeklerin altındaki imzaların kendisine, çekler üzerindeki diğer yazıların ise şoförü olan sanık Halis'e ait olduğunu, yakınan ile pazarlığı kendisinin yaptığını, işleri bozulunca çeklerin karşılığını bankada bulunduramadığını, borcunu kabul ettiğini, ödeyeceğini, yanında işçi olarak çalışan diğer sanıkların olayla bir ilgilerinin olmadığını söylemiştir.
Hakkında verilen beraat kararı kesinleşen Abit Kaya ise, Kütahya ilinde yakalandığında kolluk tarafından 17.5.1997 tarihinde alınan ifadesinde; 1993 yılında kardeşi sanık Halis ile onun cezaevinden arkadaşı Sabri Çağlayan adlı kişiyle birlikte Niğde iline yerleşerek giyim üzerine dükkan açıp, besicilik de yaptıklarını, Sabri adına çek karnesi alarak canlı hayvan ve beyaz eşya alımlarında çek verdiklerini, bir süre sonra bu çeklerin karşılığını ödemeyerek işyerlerini kapatıp Niğde'den ayrıldıklarını, daha sonra 1996 yılında yine kardeşi Halis ve Sezai Dalgıç ile birlikte Kırkkale'de ortak olarak giyim mağazası açıp Sezai adına çek karneleri alarak bunları havlu ve giyim eşyası alımlarında kullandıklarını, ancak alacaklılar sıkıştırmaya başlayınca bu çeklerin de karşılığını ödemeden dükkanı kapatıp 1996 yılının 10. ayında Burdur'a gittiklerini ve ellerinde bulunan eşyaları kullanıp giyim mağazası açtıklarını ve besi ahırı kiralayıp işletmeye başladıklarını, sanık Şükrü Açık adına çek karneleri alıp bu çekleri kullanarak Burdur ve Isparta çevresindeki köylerden büyükbaş ve küçükbaş hayvan aldıklarını, bunların da karşılıklarını ödemediklerini, yine alacaklılar sıkıştırınca ellerindeki malzemeleri Kütahya'ya taşıyıp buraya yerleştiklerini, alacaklılardan birisinin yerlerini tespit etmesi üzerine buradan da Afyon'a taşınmak için hazırlık yaptığı sırada yakalandığını, diğerlerinin ne yaptığını bilemediğini, yakalanmasalar dolandırarak elde ettikleri malları pazarlarda satıp paraya çevireceklerini bildirmiştir.
Burdur'a getirildiğinde 20.5.1997 günü kolluk görevlilerine verdiği ifade de benzer şekilde anlatımda bulunmuş ayrıca Burdur'da işyerini sanık Şükrü adına açıp bu işyerini göstererek çek karneleri aldıklarını, kardeşi sanık Halis ile sanık Şükrü'nün çevreden büyükbaş ve küçükbaş hayvan almaya başladıklarını, sanık Halis'in bu hayvanların bir kısmını Alanya'ya göndererek sattığını ancak bedelini bilemediğini, ayrıca bazı hayvanların Burdur ve Isparta'da pazarlarda satıldığını, bunların da kaça satıldığını sanık Halis'in bildiğini, hayvanlara karşılık sahiplerine verilen çekler ödenmediği için Nisan ayı başlarında Burdur'dan ayrılmaya karar verdiklerini, bu sırada çeşitli yerlerden çamaşır makinaları, televizyon, koltuk takımı, bisiklet, halı ve büro malzemeleri alındığını, sanık Halis'in bu malzeme ve eşyayı alıp sanık Şükrü adına düzenlenen çeklerden verdiğini ve yanına Güner Dalgıç'ı alarak Kütahya'ya gidip üç ev ve bir depo tuttuğunu, 27 Nisan 1997 akşamı bu eşyaları kamyona yükleyip Kütahya'ya götürdüklerini, Burdur'da gerçekleştirdikleri dolandırıcılık olaylarında alım-satım işlerini genellikle sanık Halis Kaya, Şükrü Açık ve Güner Dalgıç'ın yaptıklarını belirtmiştir.
Ancak, daha sonra duruşmada yüklenen suçu kabul etmemiş, kollukta ifadelerinin baskı ile alındığını söylemiştir.
Suça konu çeklerin dosyada bulunan örneklerinin incelenmesinde, her iki çekin de hamiline olup 75.000.000 lira bedelli olanının 30.4.1997, 220.000.000 lira bedelli olanının ise 10.5.1997 keşide tarihlerini taşıdığı ve sanık Şükrü Açık tarafından imzalandıkları, 30.4.1997 tarihinde bankaya ibraz edildiklerinde karşılıklarının bulunmadığı anlaşılmak-tadır.
Abit Kaya, Kütahya'da yakalandığında düzenlenen tutanaklarda, kiralanan depo ve evlerde çok sayıda giyim eşyası, beyaz eşya, halılar ve mobilyalar ele geçirildiği belirtilmiş ve tutanaklarda kalemler halinde gösterilmiştir.
Ayrıca, dosyada bulunan karar örneklerinin incelenmesinde, sanık Halis Kaya hakkında benzer dolandırıcılık eylemlerinden dolayı yine Burdur Asliye Ceza Mahkeme-since mahkûmiyet kararları verildiği ve 18.9.1997 günlü iki hükmün onanarak kesinleştiği görülmektedir. Öte yandan sanık hakkında benzer eylemler nedeniyle Yerel Mahkemece kurulan hükümlerin de Ceza Genel Kurulunun gündeminde yer aldığı anlaşılmaktadır.
Bütün bu bilgi ve belgeler bir arada ele alınıp değerlendirildiğinde;
Sanık Halis'in Burdur ve çevresinde hayvan alımı yapıp karşılığında çek verdiği, bu çeklerin bankada karşılığının bulunmadığını bilerek yakınan ile de hayvan alışverişi yaptığı, sanıklardan Şükrü'yü patronu gibi gösterdiği, daha önceleri çeklerin bedellerini ödeyip şoförlüğünü yaptığı bu sanığın çok zengin olduğu inancını uyandırdığı, kullandığı bu hile ve desiselerle yakınanı hataya düşürüp karşılıksız çekler verip mallarını alarak haksız menfaat sağladığı anlaşılmaktadır. Nitekim Abit Kaya'nın hazırlık aşamasındaki anlatımları, yakalandığında beraberinde ele geçen çok sayıda malzeme ve sanık hakkındaki aynı nitelikteki davaların varlığı, sanığın başlangıçta dolandırıcılık kastı ile aynı ve yakın tarihlere rastlayan çok sayıda çek düzenlediğini açıkça göstermektedir. Sanık Halis ile hakkında açıklamalarda bulunan Abit'in kardeş oldukları ve aralarında bir husumet bulunduğu iddia edilmediği nazara alındığında, bu kişinin ele geçen çok sayıda malzemenin varlığı gibi yan kanıtlarla desteklenip itibar edilmesi gereken hazırlık aşamasındaki anlatımlarının atfı cürüm niteliğinde olmadığı açıktır. O halde sanık Halis'in açıklanan eylemlerinin bir bütün halinde yakınanın iradesinin yanıltılmasını sağladığı, somut olayda da sanığın hile ve desise kullandığını kabul eden Yerel Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan kurul üyeleri ise, Özel Daire kararına uyulması gerekirken isabetsiz gerekçelerle kurulan Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir. görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme direnme hükmünün ONANMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2001 günü tebliğnamedeki isteme uygun olarak oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy