(765 S. K. m. 503, 522)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Halis Kaya'nın TCY.nın 503/1, 522. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 881.250.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Burdur Asliye Ceza Mahkemesince 29.5.2000 gün ve 478/407 sayı ile verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 21.11.2000 gün ve 8686/8501 sayı ile;
Sanığın somut olayda ne gibi hile ve desise kullanarak dolandırıcılık suçunu gerçekleştirdiği karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizliğinden, Daire Üyelerinden M. Aydın ile C.Yelbaşı'nın, Haklarında karşılıksız çek düzenlemek ve dolandırıcılıktan kamu davası açılan sanıkların çeşitli illerde ev, dükkan, depo, besihane kiralayıp sanık Şükrü Açık'ın bankada hesap açarak sağladığı çekleri imzalayıp boş olarak sanık Halis Kaya'ya verdiği, sanıkların başlangıçtan beri aralarında var olan niyetle ilk zamanlar dürüst ticaret yapıp çevrede oluşturdukları güven duygusunun devamından yararlanarak çok fazla sayıda eşya ve hayvan alarak Halis Kaya'nın bazen tek başına, zaman zaman Şükrü Açık'ın yanında çeklerin üzerlerini eksiksiz doldurup karşılıklarının bulundurulamayacağını bilmesine rağmen satıcı-müştekilere verdiği, sonra alınan eşya ve hayvanların bir bölümünü civardaki pazarlarda rayiç bedellerinin altında satıp paraya dönüştürdükleri, kalanı da gece vakti, kamyonlarla birbirlerini her zaman satıcıya açıklamamak, oluşturdukları itimat duygusundan istifadeyle karşılıksız çek vermek, aldıklarını ucuza satmak, bulundukları yeri kimseye bildirmeden terketmek suretiyle, baştan beri anlaştıkları şekilde müştekileri dolandırdıkları, bu eylemleri her yerde aynen tekrarlayıp kendilerine haksız kazanç sağladıkları, dosya arasındaki kanıtlarla sübuta erip sanık Halis Kaya'nın mahkûmiyeti hususunda karar yerinde yeterince tartışıldığı cihetle, verilen hükmün onanması gerektiği kanaatiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. şeklinde karşı oylarıyla ve oyçokluğu ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 28.3.2001 gün ve 645/267 sayı ile; Burdur'lu olmayan sanığın, arkadaşları ile birlikte Burdur'a gelerek ticarete atılıp peşin alışverişler yaparak, daha sonra yoğun bir alışverişe girişerek ortadan 6 aylık gibi bir zaman sonrasında kaybolmaları, bir kısım beyaz eşyalar ile birlikte Kütahya ilinde yakalanmaları ve bir kısım beyaz eşyalara elkonulması, aynı şekilde eylemlerin başka illerde de yapıldığını ve olayların akışını açıklayan Abit Kaya'nın hazırlık ifadeleri, dosya kapsamı ve olayların akışı, daha önceden aynı gerekçelerle mahkememizce verilen karar ve benzer dosyalardaki Yargıtay'dan geçerek kesinleşmiş hükümler birlikte değerlendirildiğinde saygın dairenin görüşüne iştirak edilmemiştir. gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu kararın da sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının onama istekli 30.5.2001 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanık Halis Kaya ile diğer sanıklar Sezai Dalgıç, Güner Dalgıç ve Abit Kaya haklarında dolandırıcılık suçundan, sanık Şükrü Açık hakkında ise karşılıksız çek vermek suçundan kamu davaları açılmış, yapılan yargılama sonucunda sanık Halis ile Şükrü'nün eylemleri sabit görülerek yüklenen suçlardan cezalandırılmalarına, diğer sanıkların ise beraatlerine karar verilmiş, sanık Halis'in cezalandırılması dışındaki hükümler yasa yoluna başvurulmadığından kesinleşmiştir.
Özel Daire ile Yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, somut olayda sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
İncelenen dosya içeriğine göre;
Yakınan Selahattin Yavuz, 29.4.1997 tarihinde C.Savcılığına başvurarak Şükrü Açık'ın daha önceden de hayvan alıp bedelini ödediği halde son defa sattığı hayvanlara karşılık kendisine verilen 29.4.1997, 1.5.1997, 5.5.1997 ve 30.5.1997 tarihli toplam 705 milyon lira bedelli çeklerin karşılıksız çıktığını belirterek şikayetçi olmuştur. Ancak, son soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde, sattığı hayvanlar için sanık Halis ile pazarlık yaptığını ve bu sanığın önceden imzalanmış çeklerin tarih, miktar ve diğer kısımlarını doldurarak kendisine verdiğini, alışveriş sırasında Şükrü'nün de yanlarında olduğunu söylemiştir.
Sanık Halis Kaya, yüklenen suçu kabul etmemiş, Şükrü Açık'ın yanında ücretli olarak işçilik ve şoförlük yaptığını, karşılıksız verilen çeklerle bir ilgisinin olmadığını savunmuştur.
Hakkındaki hüküm kesinleşen Şükrü Açık ise, suça konu çekleri kendisinin verdiğini, borcunu kabul ettiğini, diğer sanıkların bu olayla bir ilgisi olmadığını belirtmiştir.
Hakkında verilen beraat kararı kesinleşen Abit Kaya ise, olaydan sonra Kütahya'da yakalandığında ve Burdur iline götürüldükten sonra kolluk tarafından alınan ifadelerinde çeşitli illerde birlikte giyim üzerine mağaza açıp ayrıca besicilik yaptıklarını, çek karnesi alıp bunları kullanarak alışverişler yaptıktan sonra karşılıklarını ödemeden bir başka İl'e geçtiklerini belirtip, ayrıntılı açıklamalarda bulunmuş ve Burdur'da aynı yöntemle gerçekleştirdikleri dolandırıcılık olaylarında alım-satım işlerini genellikle sanık Halis Kaya, Şükrü Açık ve Güner Dalgıç'nın yaptıklarını söylemiş ancak, daha sonra duruşmada yüklenen suçu kabul etmemiş, kollukta ifadelerinin baskı ile alındığını bildirmiştir.
Abit Kaya'nın, Kütahya'da yakalanması sırasında düzenlenen tutanaklarda, kiralanan depo ve evlerde çok sayıda giyim eşyası, beyaz eşya, halılar ve mobilyalar ele geçirildiği belirtilip bunlar tutanaklarda kalemler halinde gösterilmiştir.
Ayrıca, dosyada bulunan karar örneklerinin incelenmesinde, sanık Halis Kaya hakkında benzer dolandırıcılık eylemlerinden dolayı yine Burdur Asliye Ceza Mahkemesince mahkûmiyet kararları verildiği ve 18.9.1997 günlü iki hükmün onanarak kesinleştiği görülmektedir. Öte yandan aynı şekilde Ceza Genel Kurulu gündemine gelen iki mahkûmiyet hükmünün de 19.6.2001 tarihinde onandıkları anlaşılmaktadır.
Bütün bu bilgi ve belgeler bir arada ele alınıp değerlendirildiğinde;
Sanık Halis'in Burdur ve çevresinde hayvan alımı yapıp karşılığında çek verdiği, bu çeklerin bankada karşılığının bulunmadığını bilerek yakınan ile de hayvan alışverişi yaptığı, sanıklardan Şükrü'yü patronu gibi gösterdiği, daha önceleri çeklerin bedellerini ödeyip şoförlüğünü yaptığı bu sanığın çok zengin olduğu inancını uyandırdığı, kullandığı bu hile ve desiselerle yakınanı hataya düşürüp karşılıksız çekler verip mallarını alarak haksız menfaat sağladığı anlaşılmaktadır. Nitekim Abit Kaya'nın hazırlık aşamasındaki anlatımları, yakalandığında beraberinde ele geçen çok sayıda malzeme ve sanık hakkındaki aynı nitelikteki davaların varlığı, sanığın başlangıçta dolandırıcılık kastı ile aynı ve yakın tarihlere rastlayan çok sayıda çek düzenlediğini açıkça göstermektedir. Sanık Halis ile hakkında açıklamalarda bulunan Abit'in kardeş oldukları ve aralarında bir husumet bulunduğu iddia edilmediği nazara alındığında, bu kişinin ele geçen çok sayıda malzemenin varlığı gibi yan kanıtlarla desteklenip itibar edilmesi gereken hazırlık aşamasındaki anlatımlarının atfı cürüm niteliğinde olmadığı açıktır. O halde sanık Halis'in açıklanan eylemlerinin bir bütün halinde yakınanın iradesinin yanıltılmasını sağladığı, somut olayda da sanığın hile ve desise kullandığını kabul eden Yerel Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan kurul üyeleri ise, Özel Daire kararına uyulması gerekirken isabetsiz gerekçelerle kurulan Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir. görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme direnme hükmünün ONANMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2001 günü tebliğnamedeki isteme uygun olarak oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy