(4922 S. K. m. 2, 3, 4, 5, 6, 10, 16, 20) (765 S. K. m. 59) (6762 S. K. m. 817) (6763 S. K. m. 43) (647 S. K. m. 4) (Ticaret Gemilerinin Teknik Durumları Hakkında Tüzük m. 5, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 95, 96)
Dava: 4922 sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan sanık B.Ş..'nin 4922 sayılı Yasanın 6. maddesi yollaması ile 20, TCY.nın 59 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 262.500.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Çeşme Asliye Ceza Mahkemesince 5.4.2000 gün ve 22-44 sayı ile verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 19.9.2001 gün ve 12169-13638 sayı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığı ise 15.10.2001 gün ve 76835 sayı ile; Sanığın eylemi kullandığı gemi ile yaptığı yolculuk sırasında gemide can yelekleri bulundurmamaktan ibarettir. Cankurtarma ile ilgili husus, 4922 sayılı Yasanın 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede denize elverişlilik belgesi olup da denize açılacak gemi, yola çıkmadan önce cankurtarma, yangın söndürme v.s. gibi yönlerden denetleneceği ve tüzüğüne uygun bulunmayan gemilerin yola çıkmasına izin verilmeyeceği belirtilmiş, yine bu maddeye göre çıkartılan Ticaret gemilerinin teknik durumları hakkındaki tüzüğün 24 ila 60. maddeleri arasında da cankurtarma tesislerinin durumu düzenlenmiştir. Bu maddeler de belirtilen hususların eksikliği halinde 4922 sayılı Yasanın 6. maddesine göre geminin yola çıkmasına izin verilmeyecektir. Buna rağmen kaptan izin almadan yola çıkarsa 4922 sayılı Yasanın 20/A bendi uyarınca işlem yapılacaktır. Ancak; Yola elverişlilik belgesi verildikten sonra yapılan kontrolde tüzükte belirtilen hususlarda eksiklik tespiti halinde ne olacaktır? Yüksek daire şimdiye kadarki uygulamalarında bu halde de 4922 Yasanın 20. maddesinin uygulanacağını kabul etmektedir. Kanaatimizce bu uygulama doğru değildir.
1- 4922 sayılı Yasanın 20. maddesi tadadi olarak 4 hal saymıştır.
A- Yolculuğuna izin yerilmemiş
B- Denize elverişlilik belgesi almamış,
C- Belgesi battal edilmiş,
D- Belgesinin süresi geçmiş,
Bir ticaret gemisini işleten özel donatan ve böyle bir gemiyi sevk ve idare eden kaptanın cezalandırılması öngörülmüştür. Dolayısıyla yola elverişlilik belgesi verildikten sonra gemi adamı, araç ve gereç eksiği yönünden yakalanan kaptan için herhangi bir müeyyide düzenlenmediğinden 4922 sayılı Yasanın 20. maddesi uygulanamaz.
2- 4922 sayılı Yasanın 10 ila 16. maddelerine aykırı davrananlar için cezalar bölümünde 21 ila 24. maddelerde müeyyide getirildiği halde cankurtarma hususunun düzenlendiği 3 ve 6. maddeler için bir müeyyide düzenlenmemiştir.
Yine 4922 sayılı Yasanın 2/B maddesinde yükleme durumu, 6. maddede de yükleme markası, cankurtarma, yangından korunma ve söndürme, gemi adamları, yakıt, yolcu sayısı gibi hususlardan bahsettiği halde sadece yükleme markası yönünden 11. madde delaletiyle 21. madde uyarınca müeyyide düzenlemiş, sayılan diğer haller için müeyyide düzenlenmemiştir. İzah edilen nedenlerle kanunsuz ceza olmaz ilkesi gereğince de kanun kapsamı yorum suretiyle genişletilerek 4922 sayılı Yasanın 20. maddesi uygulanamaz.
3- 4922 sayılı Yasanın 14.06.1946 tarihinde yürürlüğe girdiğinde denize elverişlilikten bahsetmiyor, sadece yola elverişlilikten bahsediyordu. 29.06.1956 tarihinde 6763 sayılı Türk Ticaret Kanununun mer'iyet ve tatbik şekli hakkındaki kanunun 43/C maddesi ile 4922 sayılı Yasanın 4, 5, 6 ve 20. maddelerindeki (yola elverişlilik belgesi) sözleri (denize elverişlilik belgesi) olarak değiştirilmiş, bu değişiklikten sonra, 15.04.1948'de düzenlenen Ticaret Gemilerinin Teknik Durumları Hakkındaki Tüzükte gerekli düzeltmeler yapılmadığı için denize elverişlilik ve yola elverişlilik kavramları karışmıştır.
4- 29.06.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6762 sayılı Ticaret Kanununun 817/1. fıkrasında Denize elverişlilik 2. fıkrasında da Yola elverişlilik kavramları açıklığa kavuşturulmuştur.
Denize elverişlilik belgesi (Ek 2); Geminin tekne, makine, kazan gibi esas kısımları bakımından geminin yapacağı yolculuğun deniz tehlikelerine karşı koyabilmesi dikkat alınarak 4922 sayılı Yasanın 3 ve 4. madde ile 6762 sayılı Ticaret Kanununun 817/1. fıkrasına göre yıllık olarak, yola elverişlilik belgesi (ek 1) ise denize elverişli geminin teşkilatı, yükleme durumu, yakıt, gemi adamları ve yeterliliği ile sayısı, yükün cinsi, yükleme markası yönünden limanlar arası her yolculuk için 4922 sayılı Yasanın 6. madde, 6762 sayılı Yasanın 817/2. fıkra ve Denizcilik Müsteşarlığı Taşra Teşkilatı Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliğinin (ek3) 36. maddesi uyarınca liman başkanlığınca verilir. Bu yönetmelik 15.04.1948'de çıkan Ticaret Gemilerinin Teknik Durumları Hakkındaki Tüzükten sonra 10.08.1993'te 491 sayılı Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki K.H.K.nun 18. maddesi uyarınca çıkarılmıştır.
5- 02.07.1964 tarih ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 101. maddesinde belirtilen (7) sayılı tarifenin liman işlemleri bölümünün 1. maddesinin denize elverişlilik 3. maddesinin yola elverişlilik belgesine ait harçları düzenlenmesi de 4922 sayılı Yasanın ilk çıktığında denize elverişlilik belgesinden, 6763 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten sonra da yola elverişlilik belgesinden bahsetmemesine rağmen 6762 sayılı Yasanın 817. maddesi de dikkate alınarak her iki belgenin de verildiğini göstermektedir. Nitekim örnekleri ek 1 ve ek 2 de sunulmuştur.
Bu izahlardan sonra Ticaret Gemilerinin Teknik Durumları Hakkındaki Tüzüğün 1. maddesinde geçen yola elverişlilik kavramını teknik durumlar, tekne, makine, kazan yönünden Denize elverişlilik, cankurtarma, yangından korunma ve söndürme, yükleme, yakıt ve sair araçlar yönünden de Yola elverişlilik dolayısıyla de Ticaret Gemilerinin Teknik Durumları Hakkındaki Tüzüğün 5. maddesi ile 4922 sayılı Yasanın 4/1. fıkrasının şort cümlesini (Herhangi bir sebeple tüzükte gösterilen niteliklerini kaybetmiş olan ticaret gemisinin de belgesi battal edilir.) bu tüzük hem teknik donanım, hem de sair araç hususunu düzenlediği için denize elverişlilik belgesinin ve yola elverişlilik belgesinin battal (iptal) edilmesi olarak anlamak gerekir. |Bu nedenlerle araç eksiği ile yakalanan geminin Yola elverişlilik belgesi, teknik yönden eksiği olan geminin de Denize elverişlilik belgesi idarece iptal edilecektir.
Nasıl trafik bürosunun verdiği sürücü belgesini, alkollü araç kullanmada 3 ay, 2. yakalanmada 1 yıl trafik polisi geri alabiliyorsa bu iptali de deniz güvenlik görevlileri yapacaktır. Zira her yolculuk için verilen yola elverişlilik belgesinin iptalinin Liman Başkanlığınca yapılması teknik olarak mümkün değildir. Ancak bundan sonra gemi kaptanı iptal edilen belgesini yenilemeden yola devam ederse 4922 sayılı Yasının 20/c fıkrası uygulanacaktır.
Sonuç olarak gemi kaptanının yolculuğuna izin verildikten sonra gemide can yeleği bulundurmaması halinde idarece Yola elverişlilik belgesi battal (iptal) edilecektir. Bu da idari bir işlem olduğundan 4922 sayılı Yasanın 20. maddesi uygulanamaz. Ancak yola elverişlilik belgesi almadan yola çıkarsa 20/A, belgesi battal edildikten sonra yoluna devam ederse 20/c fıkrası uygulanacaktır. görüşüyle itiraz yoluna başvurarak Özel Daire kararının kaldırılması ve hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
CEZA GENEL KURULU KARARI
Olay günü sanığın, yönetiminde bulunan balıkçı teknesiyle seyir halindeyken sahil güvenlik görevlilerince yapılan kontrolde, teknesinde can kurtarma yeleklerinin eksik olduğunun tespit edildiği somut olayda Özel Daire ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasında oluşta ve sanığın eyleminin sübutunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sanığın bu eyleminin idari bir yaptırımı mı gerektirdiği, yoksa Ceza Yargılamasını gerektiren bir suçu mu oluşturduğu noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık konusunda sağlıklı bir hukuki çözüme ulaşabilmek için, konuya ilişkin yasal düzenlemelerin incelenmesinde yarar vardır.
4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkındaki Yasanın 3. maddesinde, Ticaret gemilerinin tahsis edildikleri işlere ve yapacakları yolculuklara göre tekne, makine, kazan, genel donanım, can kurtarma, yangından korunma ve yangın söndürme ve sair araç ve teferruatının tüzüğü gereğince haiz olmaları lazım gelen durumları yılda en az bir defa denetlenir.
4. maddesinde, Denetleme sonunda durumu tüzüğe uygun olduğu anlaşılan ticaret gemisine süreli bir denize elverişlilik belgesi verilir. (Böyle bir belgesi olmayan yahut belgesinin süresi bitmiş olan ticaret gemisinin yola çıkmasına izin verilmeyeceği gibi herhangi bir sebeple tüzüğünde gösterilen nitelikleri kaybetmiş olan ticaret gemisinin belgesi battal edilir.
6. maddesinde, Denize elverişlilik belgesi olup da liman sınırlarını geçerek denize çıkacak her ticaret gemisi, yola çıkmadan önce, can kurtarma, yangından korunma, yangın söndürme ve seyir donanımları, gemi adamları, kumanya ve yakıtı, yolcu sayısı, yükünün cinsi, istifi ve yükleme markası bakımlarından denetlenir ve bu durumlarda tüzüğüne uygun olmayan ticaret gemilerin yola çıkmasına izin verilmez.
Liman sınırları içinde çalışan ticaret gemilerinin bu madde gereğince denetlenmeleri, hal icabına göre zaman zaman yapılır.
20. maddesinde ise, Bu kanunda yazılı sebeplerle:
A) Yolculuğuna izin verilmemiş,
B) Denize elverişlilik belgesi almamış,
C) Belgesi battal edilmiş,
D) Belgesinin süresi geçmiş,
Bir ticaret gemisini işleten özel donatan ve böyle bir gemiyi sevk ve idare eden kaptan... cezalandırılır. hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, bu yasaya dayalı olarak çıkartılıp 15.4.1948 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Ticaret Gemilerinin Teknik Durumları Hakkında Tüzüğün 4. maddesinde yola (denize) elverişlilik belgesinin tanımı yapılmış olup, 24. maddesinde, Ticaret gemilerinin bu tüzük gereğince yola elverişli sayılabilmeleri için bu bölüm hükümlerine uygun miktarda cankurtarma tesisleri ile donatılmaları gerekir. hükmü getirilmiş olup, hangi teknede ne gibi cankurtarma vasıtalarının bulunacağı aynı tüzüğün 27. maddesinde ayrı ayrı gösterilmiştir. Bu maddede uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak, Liman seferinde:
a) Gemide bulunan her kimse başına bir can yeleği,
b) Gemide bulunan kimselere yetecek sayıda can simiti bulundurulması gerektiği belirtilmiştir.
Ayrıca tüzüğün 95. maddesinde, denetleme sırasında bu hükümlere uygun bulunmayan gemilerin yolculuğuna izin verilmeyeceği, 96. maddesinde ise yola (denize) elverişlilik belgesi olmayan veya bu belgesi battal edilen ya da süresi geçmiş olan ticaret gemilerinin kaptan ve özel donatanlarının 4922 sayılı Yasa uyarınca cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır.
Görüldüğü gibi 4922 sayılı Yasa ve buna dayalı olarak çıkartılan Tüzük ile getirilen düzenlemede gemilerin denize çıkabilmeleri için gerekli olan deniz yolculuklarının güvenli bir ölçütler belirlenmiş, böylece hale getirilmesi amaçlanmıştır. Bu ölçütlere uyulmaması halinde uygulanacak yaptırımlar da gösterilmiş, böylelikle amaçlanan güvenli deniz yolculuğu ilkelerine uyulmasının sağlanması yoluna gidilmiştir. Bu düzenleme çerçevesinde gemilerin gerek yola çıkmadan, gerekse yolculuk sırasında denetlenmeleri esası kabul edilmiş olup, yola elverişlilik belgesi almasına karşılık sefer sırasında yapılan denetimde bir geminin yola elverişli olmadığının belirlenmesi halinin yaptırımı da 4922 sayılı Yasanın 20. maddesinin (A) bendinde gösterilmiştir. Zira, böyle bir gemi esasen yasa ve tüzük gereği yolculuğuna izin verilmemiş bir haldedir. 4922 sayılı Yasanın ve buna bağlı Tüzüğün yayınlanma amacı gözetildiğinde, güvenli bir deniz yolculuğunun sağlanması için gerekli olan ölçüte uymayan bir geminin kaptanı ve özel donatanı yasaya aykırı bu eylemlerinden dolayı cezalandırılmalıdırlar.
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alınıp değerlendirildiğinde;
Olay tarihinde sanığın, kaptanı ve özel donatanı olduğu balıkçılık teknesi ile liman sınırlarında seyir halindeyken 4922 sayılı Yasanın 6/2. maddesi gereğince yapılan kontrolde can yeleklerinin eksik olduğu tespit edilmiştir. Sanık, hakkında düzenlenen tutanağın doğru olduğunu, bu eyleminin suç olduğunu bildiğini, açıkça ikrar etmiştir. O halde, 4922 sayılı Yasanın yukarıda açıklanan amacına aykırı olarak, seyir güvenliğini tehlikeye atan bu eyleminden dolayı aynı yasanın 20. maddesinin (A) bendi uyarınca cezalandırılmasında ve Yerel Mahkeme kararını onayan Özel Daire kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu itibarla Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının REDDİNE, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 13.11.2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy