(2918 S. K. m. 48/5, 112/7, Ek m. 13)
Dava: Alkollü araç kullanmak suçundan sanık Hasan Kara'nın 2918 sayılı Yasanın 48/5 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 80.430.000 lira hafif para cezasıyla cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 5 yıl süreyle geri alınmasına ilişkin Konya 3. Sulh Ceza Mahkemesince 4.10.2000 gün ve 616-967 sayı ile verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 17.4.2001 gün ve 5076-6608 sayı ile;
"...Sanık hakkında üçüncü kez trafikte alkollü olarak araç kullanmak suçundan hüküm kurulmuşsa da; önceki 17.6.1998 tarihli eylemi nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmünün 23.7.1998 tarihinde kesinleştiği ve ikinci eylemini ise birinci fiili nedeniyle verilen hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıldan fazla bir süre geçtikten sonra 31.7.1999 tarihinde suç işlemesi nedeniyle sanığın bu dosyaya konu alkollü araç kullanma suçunun aynı yasanın 112/7. maddesinde belirtilen süre içinde işlenen 2. suç olduğu nazara alınarak 4550 sayılı Yasa ile 2918 sayılı Kanuna eklenen ek 13. madde gereğince görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli trafik idaresine gönderilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi..." isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 2.8.2001 gün ve 668-1002 sayı ile; "...2918 sayılı Yasanın 112/7. maddesindeki özel tekerrür kuralının alkollü araç kullanma suçunda uygulanması mümkün değildir. 112/7. maddede "suçun tekrarı" kavramı açıklanmış ve daha önce verilmiş hükmün kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıl içinde aynı suçun tekrar işlenmesinin "tekrar" kabul edileceği belirtilmiş yine aynı maddenin 4. fıkrasında "bu kanunun uygulanmasında suçun tekrarından söz edilen maddelerinin dışında tekerrür hükümleri uygulanmaz" hükmü getirilmiştir. Görüldüğü gibi açıkça "tekrar" sözcüğü yasa maddesinde yazılı olmadığı sürece bu özel tekerrür hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Tekrar sözcüğü ceza hükümleri açısından 2918 sayılı yasanın sadece 36/3 ve 35/5. maddelerinde kullanılmıştır. 36/3. maddede sürücü belgesi sahibi olmadan trafiğe çıkanların ilk tespitte 1 aydan 2 aya kadar tekrarı halinde 2 aydan 3 aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılacağı ve bu kişilere her defasında 7.200.000 TL. hafif para cezası verileceği belirtilmiştir. 35/5. maddede de yönetmelikte belirtilen işletme şartlarına uymayan ve muayeneleri gerektiği şekilde yapmayan muayene istasyonu işletenlerinin 28.800.000 TL. hafif para cezası ve işletme belgelerinin 7 gün geri alınması tekrarında 36.000.000 TL. hafif para ve işletme belgelerinin 15 gün geri alınması 2. tekrarında ise 43.200.000 TL. hafif para ve işletme belgelerinin süresiz iptali cezası ile cezalandırılacağı belirtilmiştir. Görüldüğü üzere tekrar kavramı her iki maddede iki ayrı mahkeme kararı gerektiren bir kavram olarak karşımıza çıkmakta ilk eylemlerde hafif para veya hafif hapis cezası ile birlikte belgelerin geri alınması cezası gerektiren suç olarak düzenlenmektedir.
Yasanın 48/5. maddesinde ise tekrar kelimesi kullanılmamış yönetmelikte belirtilen miktarın üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin 1. defada 3 ay, 2. defada 1 yıl süre ile sürücü belgelerinin ellerinden alınacağı, her iki seferinde ayrıca 7.200.000 TL. idari para cezası uygulanacağı, 3. defasında ise 5 yıl süre ile sürücü belgesinin elinden alınacağı ve 1 aydan 2 aya kadar hafif hapis cezası ile birlikte 7.200.000 TL. hafif para cezası uygulanacağı ve psikoteknik değerlendirme ile psikiyatri uzmanı muayenesi sonrası uygun görülenlere geri alma süresi sonrası sürücü belgelerinin iade edileceği belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere yasa koyucu burada tekrar kelimesini kullanmaktan kaçındığı gibi eylemleri 1. defa, 2. defa ve 3. defa olarak nitelendirilip sıralayarak ve her bir eylemin cezasını ayrı ayrı belirleyerek sürücülerin 1. ve 2. kez yakalanmaları sonrasındaki cezaları idari ceza olarak belirlemiş, para cezasında tür belirtmeyerek bu iki eylem ile ilgili olarak sürücülerin yargılanmasını önlemek istemiştir. Esasen yasanın 112/1. maddesi mahkemelerce bakılacak suçları belirlemiş, hafif para cezasını veya bununla birlikte hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınması ve iptali cezasını veya işyerlerinin kapatılması cezasını gerektiren suçlarla ilgili davalara Trafik Mahkemelerinde bakılır hükmü konmuştur. Bu hükme göre 1. ve 2. kez alkollü araç kullanma eylemleri belgelerin geri alınma cezası ile birlikte hafif para veya hafif hapis cezasını gerektirmediğinden mahkemece bakılacak davalar kapsamında olmayıp idarece sürücü belgesinin geri alınma cezasının ve idari para cezasının uygulanması gerekmektedir. Ancak Mahkememiz görüşüne uygun olmamakla birlikte yerleşmiş yargısal kararlar ile 1. ve 2. kez alkollü araç kullanma eylemleri Mahkemelerin görev alanına dahil edilerek geçmişte hüküm kurulmuş ise de, 4550 sayılı Yasanın 2. ve 3. maddeleri ile 2918 sayılı Yasanın 112/1. maddesinde yapılan değişiklik ve yasaya eklenen 13. madde ile yanlış yorum ve uygulamalar önlenmiş, 1. ve 2. kez alkollü araç kullanma eylemleri yargının görev alanından çıkarılmıştır. Bu sebeple 4550 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 11.3.2000 tarihinden sonraki suçlarda sanık mahkemeye sevk edilmeksizin sürücü belgesi doğrudan trafik görevlilerince geri alınacağından ortada kesinleşmiş bir mahkeme hükmü bulunmadığından 112/7. maddenin de uygulama alanı kalmayacak, dolayısıyla özel tekerrür hükmü uygulanmayacaktır. 4550 sayılı Yasa ile 48/5. maddede ve 112/7. maddede değişiklik yapılmamış olmasına rağmen Yargıtay Ceza Dairesinin bozma kapsamına göre 3. kez alkollü araç kullanma suçunun tespitinde 112/7. maddenin 4550 sayılı Yasanın yürürlüğünden önce farklı, yürürlüğünden sonra farklı yorumlanması gerekecektir.
11.3.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4550 sayılı Yasadan önce de trafik görevlilerince sürücü belgelerinin geri alınması işlemleri Mahkememizce yasal kabul edildiğinden 1. eylemden sonra gelen eylemlerin ilk eylemle ilgili kararın kesinleşmesinden sonra 1 yıl içerisinde işlenmesi koşulunu aramamak gerekir. Esasen bu koşulun aranması halinde yargılamanın sanığın bulunamaması belge ve kayıtların elde edilmesi bakımından yapılan yazışmalar sebebiyle uzaması halinde ortada kesinleşmiş hüküm olmadığından alkollü araç kullanmayı alışkanlık haline getiren sürücülerin 5. kez, 10. kez yada daha çok kez yakalanmalarına rağmen 3. kez den cezalandırılmaları ve sürücü belgelerinin 5 yıl süre ile geri alınması süre sonunda da psikoteknik değerlendirmeye tabii tutulmaları mümkün olmamakta, her seferinde sürücü belgelerinin 3 ay geri alınması cezası ile cezalandırılmaktadırlar.
3. kez alkollü araç kullanma suçunun oluşumu için önceki iki eylem nedeniyle verilmiş hüküm bulunması ve önceki eyleme ilişkin hükmün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde işlenmesi gerektiği görüşü karşısında bir kezde TCY. hükümleri irdelenerek konu incelenmelidir. TCY.nın 11. maddesi cürüm ve kabahatlere mahsus cezaları ayrı ayrı belirlemiş olup kabahatlere mahsus cezalar hafif hapis, hafif para cezası ve muayyen bir meslek ve sanatın tatili cezasıdır. 1. ve 2. kez alkollü araç kullanma eyleminde bu cezalardan hiçbiri yoktur. Sürücü belgesinin geri alınması cezası başka bir adli cezaya bağlı olarak verilmediğinden asli ceza durumundadır. Cürüm olmadığı açık olan bu eylem görüldüğü gibi kabahat türüne de girmemektedir. Bu cezayı gerektiren eylemin Mahkemelerin görev alanına girdiğinin kabul edilmesi durumunda Ceza Usulü açısında pek çok sorun yaşanmakta, zamanaşımı gibi konularda cezanın hangi zaman dilimine tabi olacağı açıklıkla çözülememektedir. Bu sebeplerle Yasanın 48/5. maddesindeki açıklık ve tekrar kelimesinin kullanılmamış olması karşısında 3. kez alkollü araç kullanma suçunun oluşması için önceki eylemlerden verilmiş bir mahkûmiyet kararı aranmasına gerek bulunmadığı gibi yerleşmiş yargısal kararlardan olduğu gerekçesi ile aranması durumunda da 112/7. maddedeki önceki kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde son suçun işlenmesi koşulunu aramamak gerekir. Yasa koyucu alkollü araç kullanma eylemini tamamen yasaklamamıştır. Özel araç kullanıcılarının yönetmelikte belirtilen %50 promil oranına kadar alkollü iken araç kullanmalarına izin vermiştir. Bu oranın üzerindeki kullanmalarda da 1. ve 2. eylemi yalnızca sürücü belgesinin geri alınması ve idari para cezası ile cezalandırmış herhangi bir süre kısıtlaması getirmeksizin 3. kez yakalanma halinde yargılama gerekliliği duymuştur. Sürücü belgesi belli koşulların yerine getirilmesi sonucu idare tarafından verilmekte olup yine olumsuz bazı koşulların gerçekleşmesi halinde idare tarafından geri alınması hukuk devleti ilkelerine ters düşmez. İdarenin her türlü işlem ve eylemlerinin idari yargı denetimine tabi olması ve adli Yargının işinin yoğunluğu karşısında bu şekildeki iş bölümünü yadırgamamak gerekir.
Trafik kazalarının sosyal güvenlik üzerindeki etkisi ve her yıl çok sayıda kişinin yaşamını yitirip sakat kalmasına yol açması sebebi ile Yasa koyucu 2918 sayılı Yasanın 112/7. maddesindeki özel tekerrür hükümlerinden de ayrılarak TEKRAR sözcüğü yerine DEFA sözcüğünü kullanmak suretiyle kendine özgü bir tekerrür hükmü getirmiş ve her hangi bir zaman sınırlaması olmaksızın 3. kez alkollü araç kullanırken yakalanan sürücünün 48/5. madde içeriğine göre 3. eylemi gerçekleştirmesinden sonra 5 yıl süre ile belgesi geri alındıktan sonra psikoteknik değerlendirme sonucu ancak uygun görülenlere sürücü belgesi iade edileceğini belirtmiştir..." gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu kararın da sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" istekli 7.11.2001 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanık Hasan Kara, 6.5.2000 tarihinde düzenlenen trafik suç tutanağı ile alkollü araç kullandığından bahisle mahkemeye sevk edilmiştir. Trafik suç tutanağı ekinde sunulan belgelerde, alkolmetre ile yapılan test sonucunda sanığın %85 promil alkollü olduğunun tespit edildiği ve trafik cezalarına ilişkin bilgisayar dökümüne göre alkollü araç kullanmaktan dolayı 17.6.1998 ve 31.7.1999 tarihlerinde de hakkında işlem yapıldığı bildirilmiştir.
Dosyada bulunan sanığın daha önceki mahkûmiyetlerine ilişkin mahkeme ilamlarının onaylı örneklerinin incelenmesinde; Konya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.6.1998 gün ve 575-472 sayılı kararıyla aynı suçtan dolayı 2918 sayılı Yasanın 48/5. maddesi uyarınca sürücü belgesinin 3 ay süreyle geri alındığı ve bu kararın 23.7.1998 tarihinde kesinleştiği;
Konya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.10.1999 gün ve 990-907 sayılı kararıyla da 31.7.1998 günü işlediği yine aynı suçtan dolayı sürücü belgesinin 3 ay süreyle geri alınmasına karar verildiği, 5.4.2000 tarihinde kesinleşen bu ilamın 2.8.2000 tarihinde infaz edildiği anlaşılmaktadır.
Ayrıntıları yukarıda açıklanan somut olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığın 6.5.2000 tarihinde işlediği alkollü araç kullanmak suçunun 2918 sayılı Yasanın 48/5. maddesinde 3. defa işlendiği öngörülen bir suç olup olmadığı, dolayısıyla görevsizlik kararı verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık konusunun çözümlenmesinde sağlıklı bir hukuki sonuca varılabilmesi için konuya ilişkin yasal düzenlemelerin incelenmesinde yarar vardır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 48. maddesinin 5. fıkrasında; " Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin birinci defada üç ay, ikinci defada bir yıl süreyle sürücü belgeleri ellerinden alınır. Her iki seferinde ayrıca 7.200.000 lira para cezası uygulanır. Üçüncü defasında ise beş yıl süre ile sürücü belgeleri ellerinden alınır ve bir aydan iki aya kadar hafif hapis cezası ile birlikte 7.200.000 lira hafif para cezası uygulanır.";
112. maddenin 7. fıkrasında ise, "Bu kanunda yer alan "suçun tekrarından" maksat, daha önce verilmiş hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde aynı suçun tekrar işlenmesidir." hükümleri yer almaktadır.
Ayrıca, 12.3.2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4450 sayılı Yasanın 3. maddesi ile 2918 sayılı Yasaya eklenen Ek-13 maddede, "Bu Kanunda yazılı suçlardan 48. maddede gösterilen "alkollü araç kullanmak" suçunu birinci ve ikinci defasında işlemek, 51. maddenin üçüncü fıkrasında geçen "bir yıl içinde hız sınırını 5 defa ihlal etmek", 118. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında yazılı "100 ceza puanını doldurmak" suçlarından birinin tespiti halinde, sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması işlemlerine bu Kanunun 6. maddesinde sayılan trafik görevlileri yetkilidir." hükmü getirilmiştir.
Bu yasal düzenlemelere göre, üçüncü kez alkollü araç kullanmak suçu bakımından yaptırımın uygulanabilmesi için, mahkemece hükmedilen sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin önceki hükümlerin kesinleşmesinden itibaren üçüncü suçun da bir yıl içinde işlenmesi gerekmektedir. Nitekim, 2918 sayılı Yasanın, bazı maddelerinde "tekrar", bazı maddelerinde ise "defa" sözcüklerini kullanmak suretiyle, Yerel Mahkemece de kabul edildiği gibi, öngördüğü suçlar ile sınırlı bir tekerrür düzenlemesi getirdiği görülmektedir. Davaların uzamasına neden olacağı, trafik kazalarının önlenmesinin güçleşebileceği şeklindeki bazı değerlendirmelerle açık olan bu düzenlemelerden ayrılınması mümkün değildir. Bu itibarla yerleşmiş yargısal kararlarda aynı esas kabul edilmiş ve Ceza Genel Kurulunun 20.11.2001 gün ve 259-268 sayılı ve 19.12.2000 gün ve 253-254 sayılı kararlarında da aynı husus vurgulanmıştır. Ayrıca, alkollü olarak birinci ve ikinci kez araç kullanma suçlarında sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması görevi, mahkemelerden alınarak trafik görevlilerine verilmiştir. Görev, kamu düzeni ile ilgili olup, birinci ve ikinci kez alkollü araç kullanma suçlarında yapılacak her türlü işlem idari nitelikte olacağından mahkemelerce görevsizlik kararı verilmesi gereklidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; sanık hakkındaki ilk mahkûmiyetin 23.7.1998 tarihinde kesinleşmesinden sonra bir yılı aşkın bir süre geçmiş ve ikinci suç 31.7.1999 tarihinde işlenmiş, bundan sonra da 6.5.2000 günü yargılamaya konu suç işlenmiştir. O halde artık üçüncü kez alkollü araç kullanmak suçunun işlendiğinden söz etmek olanaksızdır. Yerel Mahkemece, somut olayda üçüncü kez alkollü araç kullanmak suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği nazara alınmadan önceki hükümde direnilmesi isabetsizdir.
Bu itibarla Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 27.11.2001 günü tebliğnamedeki isteme uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy