(4616 S. K. m. 1) (1918 S. K. m. 25, 26, 27, 28, 29, 30, 33, 36)
Dava: Kaçakçılık suçundan sanık Hüseyin Tan'ın beraatine, sahte bandrollü ve kaçak olduğu anlaşılan 102 paket Tekel 2000 sigarasının zoralımına ilişkin Bor Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 19.3.1998 gün ve 186/57 sayılı hüküm katılan idare vekilince temyiz edilmekle Yargıtay 7. Ceza Dairesince 29.11.1999 gün ve 9003/11673 sayı ile;
Tekel bayii olan sanığa ait işyerinde yapılan denetimde Tekel tarafından ihraç edilmek veya gümrük hattı dışı eşya satış mağazalarında satılmak üzere üretilen ve iç piyasaya verilmeyen 102 paket Tekel 2000 sigarasının üzerlerinde sahte Tekel bandrolü yapıştırılmış olduğu halde yakalandığı dosya kapsamıyla anlaşılmakta olup sanığın ticari miktar ve mahiyetteki bu sigaraları Tekel İdaresinden alması gerekirken ucuz bir fiyatla seyyar satıcılardan belgesiz olarak satın almasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği ve sigaraların kaçak olduğunu bilmesi gerektiği gözetilmeden oluşa, dosya içeriğine ve Kanuna uygun olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel mahkeme 1.2.2000 gün ve 313/14 sayı ile; sanığın işyerinde ele geçirilen ve sahte olduğu ancak özel alet yardımıyla anlaşılabilen sigaraları sahte olduğunu bilmeden alarak satışa sunduğu gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hüküm de katılan idare vekili tarafından temyiz edilmekle dosya Yargıtay C. Başsavcılığının bozma isteyen 24.4.2001 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Ceza Genel Kurulu Kararı
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığa atılı kaçakçılık suçunun sabit olup olmadığına ilişkindir.
Ancak uyuşmazlığın esasına geçilmeden önce sanığın hukuki durumunun, 22.12.2000 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen bir kısım suçlarda davanın açılmasını, kesin hükme bağlanmasının ertelenmesini ve şartla salıverilmeyi düzenleyen 4616 sayılı Yasa kapsamında ele alınarak belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 30.1.2001 gün ve 6-7 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, anılan yasanın 1. maddesinin 4. bendinde 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili yasa maddesinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı davanın açılması veya kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ilişkin kurallar düzenlenmiş, 5, 6, 7, 8 ve 9. bentlerinde ise bu yasanın uygulanması olanağı bulunmayan suçlar ile koşullara yer verilmiştir.
Aynı maddenin Yasadan istisna tutulan suçlara ilişkin 5. bendinin (c) alt bendinde; Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun'un 26 ila 30, 33 ve 36. maddelerinde yer alan suçları işleyenler hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtildiği halde, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Yasanın 25. maddesinde yazılı suç istisnalar arasında sayılmamıştır. Yine 4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 6. bendinde, Daha önce şartla salıverilme hükümlerinden yararlandığı halde yeniden suç işleyerek hüküm giyenler ile daha önce çıkarılmış bir aftan yararlananlar bu madde hükümlerinden yararlanamayacak kişiler tanımlanmıştır.
Yasal düzenlemeye ilişkin bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın 16.7.1997 tarihinde işlediği iddia olunan suç bireysel tekel maddesi kaçakçılığı suçudur. 1918 sayılı Yasanın 25/2. maddesinde düzenlenmiş olan bu suç, 4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 5. bendinde onbir alt bent halinde sayılan kapsam dışı suçlar arasında yer almamaktadır.
Bu itibarla, sanığa yüklenen ve 1918 sayılı Yasanın 25/2. madde ve fıkrasında tanımı yapılan suçun vasıf ve niteliğine, yargılamaya konu suçun 23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenmiş olmasına ve 4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 5. bendinde yazılı kapsam dışı suçlar arasında yer almamasına göre, 4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 6. bendinde yazılı koşullar da araştırıldıktan sonra, aynı maddenin 4. bendi uyarınca davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine yer olup olmadığının Yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan, Yerel Mahkeme direnme hükmünün diğer yönleri incelenmeksizin bu nedenden dolayı bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün diğer yönleri incelenmeksizin öncelikle 4616 sayılı Yasa uyarınca değerlendirme yapılmak üzere BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2001 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy