(765 S. K. m. 59, 125, 131, 146, 147, 149, 156, 168) (3713 S. K. m. 5)
Dava: Yasadışı silahlı çete üyesi olmak suçundan sanık Abdulhadi Geşgin'in TCY. nın 168/2, 3713 sayılı Yasanın 5. ve TCY. nın 59/2. maddeleri uyarınca 12 sene 6 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 27.2.2001 gün ve 73/44 sayılı hüküm sanık vekili tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 15.5.2001 gün ve 1392/1639 sayı ile;
Sanığın dosya kapsamına göre özgeçmiş raporu vermek ve ev toplantılarına katılmak şeklinde sübut bulan eyleminin TCK. nun 169. maddesi kapsamında örgüte yardım suçunu oluşturduğu gözetilmeden, örgütün sair efradı kabul edilerek hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yargıtay C. Başsavcılığı 1.6.2001 gün ve 54555 sayı ile; Özgeçmiş raporu, sanığın silahlı çete niteliğinde olan Hizbullah örgütü ile organik bağ kurduğunun, verilecek görevleri yapmaya hazır olduğunun en önemli kanıtıdır. Belirli bir eğitim ve tebliğ sürecinden geçip örgüte özgeçmiş raporu vererek cemaate giren, örgüt ev toplantılarına katılan ve örgüt yönetimi tarafından İstanbul Avrupa yakasında görevlendirilmesi planlanan sanığın örgüt üyeliği konumu gerçekleşmiştir. görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak Özel Daire bozma kararının kaldırılarak Yerel Mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasında oluş ve sübut konularında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Çözülmesi gereken sorun, suç niteliğine ilişkindir.
Sanığın sabit olan eylemlerinin hangi suç tipini oluşturduğunun belirlenmesi açısından öncelikle bu konudaki hukuki düzenlemelerin incelenmesi gerekir.
Kural olarak Ceza Yasamız hazırlık hareketlerini cezalandırmamaktadır. Ancak istisnai olarak belirli amaçlara yönelik hazırlık hareketlerinin Yasada özel suç tipi olarak düzenlendiği haller de vardır. Bunlardan biri de, Devletin şahsiyetine karşı cürümlerden olup TCY.nın 168. maddesinde düzenlenen suç tipidir. Silahlı çete suçunu düzenleyen bu maddede hazırlık hareketlerinin özel ve istisnai suç tipi olarak öngörülmesinin amacı, Devlete karşı ağır zarar tehlikesi yaratacak nitelikteki bu hareketlerin cezalandırılmasını sağlamaktır.
TCY.nın 168. maddesinin 1. fıkrası ile; 125, 131, 146, 147, 149 ve 156. maddelerde yazılı cürümleri işlemek için silahlı cemiyet ve çete teşkil etmek yahut böyle bir cemiyet ve çetede amirliği, kumandayı ve hususi bir vazifeyi haiz bulunmak eylemleri yaptırıma bağlanmıştır.
Silahlı cemiyet ve çetenin sair efradı olmanın cezai yaptırımı da 168. maddenin 2. fıkrasında düzenlenmiş olup, birçok yargısal kararda vurgulandığı üzere; silahlı cemiyet ve çetede amirlik, kumanda ve hususi bir görev almayan, çeteye basit şekilde katılan, gayeye ait konularda irade birliği içinde olan, çeteye katılırken çetenin niteliğini bilen ve çetenin gayelerini kendi amacına uygun görenler ise cemiyet ve çetenin sair efradıdır.
TCY.nın 168. maddesinde tek tek sayılan yasa maddelerindeki suç tipleri amaç suçu oluşturmaktadır. Amaç suç tipi ile korunmak istenen hukuki değer açısından ağır ve yakın zarar tehlikesi yarattığı varsayılan silahlı çete ve cemiyet oluşturulması ise araç suçtur. Bu bakımdan silahlı çete suçu, belirtilen amaç çerçevesinde kabul edilmiş bir zarar tehlikesi suçudur.
Silahlı cemiyet ve çeteye yardım suçu ise TCY. nın 169. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suçun oluşması için failin, 168. maddede nitelikleri belirtilen silahlı cemiyet ve çete mensuplarının eylemlerine iştirak etmeksizin, onların hal ve sıfatlarını bilerek barınacak yer göstermesi veya yardım etmesi yahut erzak, silah, cephane veya giysi temin etmesi ya da her ne suretle olursa olsun hareketlerini kolaylaştırması gerekir.
Açıklanan bu hukuki düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Anayasal düzeni yıkarak şer'i esaslara dayalı teokratik bir devlet kurmak amacını gerçekleştirmek için tebliğ (propaganda), cemaat (teşkilatlanma) ve cihad (savaş) biçiminde üç aşamalı bir strateji takip eden, askeri ve siyasi kanat olarak hiyerarşik bir sistem içinde hücre tipi yapılanmaya sahip olup silahlı tehdit, kaçırma ve öldürme yöntemlerine sıklıkla başvurduğu anlaşılan yasadışı Hizbullah örgütünün ilim grubunun TCY.nın 146. maddesindeki amaç suçu gerçekleştirmek üzere kurulmuş silahlı çete niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.
Bu örgütün lider kadrosunu yakalamak amacıyla İstanbul ili Beykoz ilçesi Kavacık mahallesinde yasadışı örgüt lideri Hüseyin Velioğlu'nun kaldığı eve 17.1.2000 tarihinde güvenlik güçleri tarafından baskın yapıldığı, güvenlik güçleri ile silahlı çatışmaya giren yasadışı örgüt liderinin öldüğü, evinde yapılan aramada bilgisayar, CD ve disketlerin kurşunlanmış ve tahrip edilmiş halde bulunduğu, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar sonucunda bunlarda kayıtlı bir kısım bilgilerin kurtarıldığı, kayıtlardan elde edilen ve dökümleri yapılan belgeler arasında sanık Abdulhadi Geşgin'e ait özgeçmiş raporu ile örgütün İstanbul ilindeki yapılanmasına ve bu konudaki planlamalara ilişin belgelerin de bulunduğu anlaşılmaktadır.
Kayıtlardan elde edilen özgeçmiş raporundan, sanığın örgütsel amaçlı bir eğitim süreci geçirdiği, cemaate katıldığı, örgüte aidat veren tanıdıklarının isimlerini belirttiği, cemaate mensup olan ya da uzak duran yakınları hakkında bilgiler verdiği belirlenmiştir.
Yine örgüt liderinin evindeki kayıtlardan deşifre edilen ve çeşitli şahıslarla değişik tarihlerdeki görüşmelere ilişkin bilgilerin yer aldığı bir başka belgede yer alan, İstanbul için öneriler başlıklı yazının bir bölümünde, Avrupa yakasının dört bölümüne ayrılmasının uygun olacağı, bu bölgelerden birine Cemal Arvas'ın bakacağı belirtilip diğer üç bölgede görev verilecek kişilerin isimleri de bildirildikten sonra, Bu arkadaşlardan Cemal Arvas zaten bir bölgeyi görüyor, bu alanı değiştirmeden devam ettirebiliriz. Ancak bu alanda Eşref Akın adındaki arkadaşa görev verilebilir. Daha önce Cemal, A.Selam Geşgin, Nurettin Geşgin ve A.Hadi Geşgin adındaki kardeşleri görüyordu biçimindeki açıklamaya yer verilmiştir. Kolluk güçlerinin düzenlediği 26.2.2000 günlü tutanakta ise; görülmek sözünün sorumluluk yapma anlamında kullanıldığı belirtilmiştir.
Sanık kolluk ifadesinde özetle; Hüseyin Yalçın isimli kişinin etkisiyle örgütle tanıştığını, bu şahsın telkinleri sonucu 1991 yılında örgüte girdiğini, bu tarihten sonra aynı örgüte mensup olduğunu söylediği ağabeyi Abdülselam Geşgin'in evinde haftanın belirli bir gününde toplandıklarını, ağabeyinin sorumluluğu altında çeşitli kişilerin katılımı ile ders yaptıklarını, ağabeyi aracılığıyla örgüte sözlü özgeçmiş raporu verdiğini, 17 Ocak 2000 tarihinde örgüte yönelik operasyon yapılmasından sonra güvenlik açısından toplantılara ara verdiklerini belirterek Cemal Arvas ile olan görüşmesini kaçamaklı olarak ikrar etmiş, aşamalarda ise suçlamayı inkar etmiştir.
Çeşitli yargısal kararlarda vurgulandığı üzere; özgür iradeyle özgeçmiş raporu verilmesi, sanığın silahla çeteyle organik bağ kurduğunun, çetenin vereceği görevleri yapmaya hazır olduğunun en önemli kanıtlarından biri olduğu gibi, özgeçmiş raporu verenin, henüz örgütle tanışmamış ancak onun düşüncelerini benimseyen ve amacı doğrultusunda yardımlarda bulunan kişilerden ayrılmasını sağlayan kıstaslardan da biridir.
Bu itibarla, belirli bir eğitim ve tebliğ (propaganda) sürecinden geçip özgür iradesiyle örgüte özgeçmiş raporu vererek cemaate giren, düzenli olarak örgüt ev toplantılarına katılan sanığın yasadışı silahlı çete niteliğindeki Hizbullah örgütü ilim grubunun sair efradı olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay C.Başsavcılığının isabetli bulunan bu yöndeki itirazının kabulü ile Özel Daire bozma kararının kaldırılarak Yerel Mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan bir kısım kurul üyesi; Özel Daire bozma ilamının haklı nedenlere dayandığını belirterek karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, Özel Daire bozma ilamının kaldırılarak Yerel Mahkeme hükmünün ONANMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine 19.6.2001 günlü birinci müzakerede gerekli üçte iki oyçokluğu sağlanamadığından 26.06.2001 günü yapılan ikinci müzakerede oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy