(765 S. K. m. 59, 403, 406)
Teşekkül halinde kokain ticareti yapmak suçundan sanık Mustafa D.'un TCY.nın 403/5-6-7, 406/2, 59. maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay ağır hapis ve 165.350.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve müebbeden memuriyetten yasaklanmasına ve feri cezaya ilişkin İstanbul 4 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince verilen 21.05.2001 gün ve 79/121 sayılı hüküm, sanık vekilinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 02.05.2002 gün ve 12314/17477 sayı ile;
"Ceza infaz koruma memuru olan sanığın, daha önce cezaevine soktuğu ileri sürülen uyuşturucu maddelerin ele geçmediği, olay günü cezaevindeki diğer sanığa götürmek üzere suç konusu kokaini bulunduğu cafenin önünde sanık Nihat'tan teslim aldığı sırada yakalandığı anlaşıldığından, atılı suçu memuriyet görevini kötüye kullanarak işlemiş sayılamayacağı gözetilmeden TCY.nın 406/2. maddesinin uygulanması" isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığı ise 09.05.2002 gün ve 175737 sayı ile;
"Sanık kendi görev alanı olan Bayrampaşa Cezaevine olaydan 10 gün kadar önce kokain sokup 50 milyon lira almış, olay günü de aynı düşünceyle uyuşturucuyu aldıktan sonra yakalanmıştır. Sanık bu suçu memuriyet görevini kötüye kullanarak işlemiştir. Daha önce cezaevine soktuğu ileri sürülen kokainin ele geçmediği, Yüksek Dairece gerekçe gösterilmişse de; sanığın cezaevine kokain soktuğu hususu, sadece Nihat tarafından ileri sürülmekle kalmamış, sanık Mustafa tarafından da kabul edilerek olay doğrulanmıştır. Her ne kadar önceki olayda uyuşturucu madde ele geçmemişse de; sonraki olayda sanığın üzerinde kokain elde edilmesi, sanığın hazırlıktaki ikrarı ve Nihat A.'ın aynı yöndeki beyanı bizce cezayı artırıcı nedenin uygulanması için yeterlidir.
Sanık görevli olduğu cezaevine daha önce kokain sokmuş, yine bu amaçla kokaini aldıktan sonra yakalanmıştır. Memuriyet görevini kötüye kullanarak bu suçu işlemiştir." görüşüyle itiraz yoluna başvurarak Özel Daire kararının kaldırılmasına ve Yerel Mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle CEZA GENEL KURULUnca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanık Mustafa D.'un teşekkül halinde kokain ticareti yapmak suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sanık hakkında TCY.nın 406/2. maddesinin uygulanma alnı bulunup bulunmadığının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
İncelenen dosya içeriğine göre;
19.02.2000 tarihinde düzenlenen olay tutanağı ve fiziki takip tutanaklarında, yapılan istihbari çalışmalar sonucunda Avcılar ilçesinde faaliyet gösteren M... Pide Salonunun sahibi Haluk A. adlı kişinin, kokain maddesi ticareti yaptığının öğrenilmesi üzerine söz konusu yer çevresinde tertibat alındığı, saat 20.00 sıralarında Haluk A.'ın lokanta yakınında bir kişiyle buluşup konuştuktan sonra gizlice bir şey verdiği görülerek Haluk A. ve Nihat A.'ın yakalandıkları ve Nihat'ın üst aramasında diğer sanıktan aldığı koli bandı ile sarılarak ambalajlanmış halde daralı ağırlığı 25 gram gelen kokain maddesi ele geçirildiği, Haluk'un yapılan şifahi sorgusunda, ele geçen kokaini lokantada bekleyen iş ortağı Hasan B.'un evinden aldığını belirtmesi üzerine, adı geçen kişinin de yakalanarak evine gidildiğinde, yapılan aramada gardroptaki ceketinin cebinde iki adet, sarı ambalaj paketine sarılı 45 ve 60 gram olmak üzere toplam 105 gram kokain maddesi ile bir adet hassas terazi ile ayrıca yine gardropta naylon poşet içerisinde daralı ağırlığı 10 gram gelen esrar maddesi ele geçirilerek el konulduğu, yapılan şifahi sorgusunda, kokainin kendisine ait olup Haluk ile birlikte pazarladıklarını, esrarın ise aynı evde birlikte kaldığı arkadaşı Mehmet S.'ya ait olabileceğini söylediği ve bir süre beklenmesi sonucunda eve gelen Mehmet S.'nın da yakalandığı, bu kişilerin yapılan ön sorguları sonucunda Haluk'un, kullandığı araçta da kokain olduğunu bildirmesi üzerine söz konusu araçta da daralı ağırlığı 90 gram gelen kokain maddesinin ele geçirildiği,Nihat A.'ın ise, kokaini Bayrampaşa cezaevinde tutuklu bulunan amcasının oğlu Ferit A.'a göndereceğini, bunun için bu cezaevinde görevli infaz koruma memuru sanık Mustafa D.'un aracılık ettiğini söylemesi üzerine, Nihat'a bu kişi telefonla arattırılarak Beyoğlu'nda Y... Cafe adlı yerde buluşmanın kararlaştırıldığı, Nihat'a üzerinde ele geçen kokain teslim edilerek söz konusu yerde saat 23.30 sıralarında buluşmalarının sağlandığı, tuvalet kısmında bir süre görüştükten sonra ayrıldıklarında her ikisinin de gözaltına alındıkları ve sanık Mustafa D.'un yapılan üst aramasında pantolonunun sol cebinde Nihat'tan almış olduğu daralı toplam ağırlığı 25 gram olan kokain maddesinin bulunarak el konulduğu belirtilmiştir.
Ancak, 20.02.2000 tarihinde düzenlenen yakalama tutanağında; üzerinde kokainle yakalanan Nihat A.'ın kokaini, sanık gardiyan Mustafa D. aracılığıyla cezaevinde bulunan akrabası Ferit'e göndereceğini söylemesi üzerine, sanık Mustafa ile telefonla irtibat kurmasının sağlandığı ve kararlaştırılan buluşma yerine birlikte gidildiğinde, daha önce sanık Nihat'ın üzerinde yakalanan kokain paketine benzer bir paket hazırlanarak yeniden telefonla irtibat kurmalarının sağlanmasıyla sanık Mustafa'nın bulunduğu Y... Cafe-Bardan dışarıya çıktığı ve tokalaştığı Nihat'ı içeriye davet ettiği, birlikte bara giren sanıkların tuvalete giderek bir süre ayaküstü görüştükten sonra dışarı çıkıp vedalaşarak ayrıldıkları, bunun üzerine her iki sanığın gözetim altına alındıkları ve sanık Mustafa'nın yapılan üst aramasında pantolonunun sol cebinde, daha önceden kokain maddesi paketine benzer olarak hazırlanmış paketin bulunduğu bildirilmiştir.
Görüldüğü gibi, sanık hakkında düzenlenen her iki tutanağın kapsamları arasında, sanık Mustafa'nın üzerinde diğer sanıklardan Nihat A.'dan elde edilen kokain paketinin mi, yoksa bu pakete benzer olarak kolluk görevlilerince hazırlanmış temsili bir paketin mi ele geçirildiği konusunda çok açık bir çelişki bulunmaktadır. Yerel Mahkemece bu çelişkinin giderilmeye çalışılmadığı anlaşılmaktadır. Sanığın hukuki durumunun belirlenmesi bakımından önemli olan bu konuda, tutanakları düzenleyen görevliler tanık olarak dinlenmek suretiyle açıklanan çelişki giderilmelidir.
Bu itibarla öncelikle açıklanan bu değişik gerekçeyle Yargıtay C.Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenle, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının bu değişik gerekçe ile KABULÜNE, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02.05.2002 gün ve 12314-17477 sayılı kararının KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün öncelikle açıklanan bu sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 04.06.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy