(765 S. K. m. 81, 516, 522)
Mala zarar vermek suçundan sanık Şafak'ın TCY.nın 516/ilk, 59/2 ve 81/2-3 maddeleri uyarınca 10 ay 1 gün hapis ve 79.417.332 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 7.2.2001 gün ve 607-82 sayılı hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 15.4.2002 gün ve 4332-16636 sayı ile;
"1-Müştekiye ait işyerine verilen zararın suç tarihi itibariyle değerinin pek hafif olduğu gözetilerek sanık hakkında TCK.nun 522. maddesi ile indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- TCK.nun 81/2-3. maddesi uygulanırken ağır para cezasının fazla tayini," isabetsizliğinden bozulmuştur.
(2) Nolu bozma nedenine uyan Yerel Mahkeme (1) nolu bozma nedenine karşı;
"TCY.nın 522/son maddesi hükmüne göre aynı nevi suçtan sabıkalı olan sanık lehine TCY'nın 522. maddesinin uygulanmasına olanak bulunmadığı" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C.Başsavcılığının "onama" isteyen 28.11.2002 günlü tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın mala zarar vermek suçundan TCY'nın 516/ilk, 59/2 ve 81/2-3 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, zararın değerinin pek hafif olması nedeniyle sanığın cezasından TCY.nın 522. maddesi ile indirim yapılıp yapılamayacağına ilişkindir.
Ceza Yasamızın 522. maddesinde, suç konusunun veya verilen zararın değeri, mala karşı suçlarda cezaya etki eden yasal bir neden olarak düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrasına göre; "10. babda beyan olunan cürümlerin işlenmesinde cürmün mevzuu olan şeyin veya ika edilen zararın kıymeti pek fahiş ise mahkeme cürme mahsus olan cezayı yarısına kadar artırır ve hafif ise yarısına ve eğer pek hafif ise üçte birine kadar eksiltir."
Öte yandan, Türk Ceza Yasamızın 522. maddesinin mala karşı suçlarda uygulanabileceğine ilişkin bu kuralın istisnası da yine aynı maddenin son fıkrasında şu şekilde düzenlenmiştir. "Eğer fail aynı nev'iden olan cürümlerden dolayı mükerrir bulunur veya bu babın ikinci faslında yazılı cürümlerden birini işlemiş olursa cezayı tenkise mahal yoktur."
Görülüyor ki, "özel tekerrür" halinde bulunanlar ile "yağmacılar" suç konusunun veya verilen zararın değerinin hafif veya pek hafif olmasından ileri gelen bu yasal hafifletici nedenden yararlanamayacaklardır.
İnceleme konusu olayda; sanığın mala zarar vermek suçundan Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.6.1999 gün ve 308-455 sayılı ilamı ile TCY'nın 516/ilk, 522, 81/1-3 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 3.157.332 lira ağır para cezası ile cezalandırıldığı, cezanın 8.4.1999 tarihinde yerine getirildiği, TCY.nın 81. maddesinde yazılı süre içinde bu kez yargılamaya konu mala zarar vermek suçunu işleyen sanığın aynı cins suçtan mükerrir olduğu anlaşıldığından, TCY'nın 522. maddesinin son fıkrasındaki düzenleme karşısında cezasından bu madde uyarınca indirim yapılmasına yasal olanak yoktur. Bu itibarla Yerel Mahkemenin bu yöne ilişen direnme hükmü isabetli olup, bozmaya uyulan kısım yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün İSABETLİ BULUNDUĞUNA, bozmaya uyulan kısım yönünden inceleme yapılması için dosyanın Yargıtay 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, TCY'nın 30/2. maddesinde 4806 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik karşısında para cezalarında "bin lira" küsuruna hükmedilemeyeceği hususu ile ilk hükmün gerekçesinde 647 sayılı Yasanın 6. maddesinin uygulanmama nedeni tartışılmasına rağmen direnme hükmünde tartışılmamış olması hususlarının Özel Dairede yapılacak incelemede nazara alınmasına, 4.3.2003 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy