(2004 S. K. m. 344, 347)
Dava: Nafaka hükmüne uymamak suçundan sanık Yılmaz'ın İİY.'nın 344/1. maddesi uyarınca 10 gün hafıf hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Kırşehir İcra Ceza Mahkemesince verilen 1.6.2001 gün ve 156/914 sayılı hüküm, sanığın temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 8.3.2002 gün ve 1965/1705 sayı ile;
"Alacaklı vekilinin icra takip dosyasındaki 4.7.2000 tarihli beyanı ve aynı tarihte yapılan haciz işlemi ile suça muttali olduğu, bu tarihten itibaren İİK.'nun 347. maddesindeki üç aylık şikayet süresini geçirerek 10.1.2001 tarihinde şikayette bulunduğu, bu nedenle "şikayet hakkının düşürülmesine" karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yargıtay C. Başsavcılığı 5.4.2002 gün ve 147741 sayı ile;
"10.1.2001 şikayet tarihinden geriye doğru işlemiş ödenmemiş nafaka mevcut olduğu gibi şikayet tarihine kadar ödenmeyen nafakaların da şikayet kapsamına alındığı ve bu durumda İİK.'nun 347. maddesinin tatbik yerinin bulunmadığı, nafakanın her ay ödenmesi gerektiği, üç aylık şikayet süresinin aylık cari nafakaların ödenmemesinden itibaren başladığı" gerekçesiyle itiraz yoluna başvurularak, özel daire bozma kararının kaldırılması ve yerel mahkeme mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanığın nafaka hükmüne uymamak suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, özel daire ile Yargıtay C. Başsacılığı arasındaki uyuşmazlık, şikayetin İİY.'nın 347. maddesinde belirtilen 3 aylık süre içerisinde yapılıp yapılmadığının saptanması noktasında toplanmaktadır.
İcra ve İflas Yasasının 344. maddesinde düzenlenen ve şikayete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikayet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerekmektedir.
İnceleme konusu somut olayda, Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.4.2000 tarihinde birleşen 22.4.1999 gün ve 647/95 sayılı ilamına istinaden, borçlu sanık aleyhine Kırşehir İcra Müdürlüğünün 2000/1268 esas sayılı dosyasında 784.198.000 Lira asıl alacak ve 1.10.1998 tarihinden itibaren hükmolunan aylık 40.000.000 Lira yoksulluk nafakasının tahsili için ilamlı takip başlatıldığı, borçlu-sanığa 24.4.2000 tarihinde icra emrinin tebliğ edilerek takibin kesinleştiği, şikayetçi vekilince 10.1.2001 günlü dilekçe ile, hiçbir ödeme yapmayan ayrıca 2000 yılı Ekim, Kasım, Aralık ve 2001 yılı Ocak aylarına ait nafakayı da ödemeyen sanığın cezalandırılmasının talep olunduğu anlaşılmaktadır.
Nafaka borcunun her ay işleyen cari alacak niteliğinde olduğu, 10.1.2001 tarihli şikayetin 2000 yılı Kasım, Aralık ve 2001 yılı Ocak aylarına ilişkin ödenmeyen nafaka alacağını kapsadığı, şikayetin İİY.'nın 347'nci maddesinde belirtilen 3 aylık yasal süre içinde yapıldığı saptanmakla, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulüne özel daire bozma kararının kaldırılmasına, diğer yönleri de usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜYLE, özel daire bozma ilamının kaldırılmasına, sair yönleri de usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, 16.4.2002 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy