(1412 S. K. m. 326)
Orman Yasasına aykırılık suçundan sanık Ahmet Kemal U'nun beraatine ilişkin Mersin 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 14.11.2000 gün ve 946-1691 sayılı hüküm katılan idare vekili tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 3.Ceza Dairesince 12.06.2001 gün ve 6403-6704 sayı ile; "Orman idaresinden izin almaksızın orman içine su borusu döşeyip orman boşluğuna çeşme yaparak belli bir sahayı işgal eden sanığın eyleminin, bu sudan herkesle birlikte faydalanmaya yönelik olması karşısında ormanda işgal ve faydalanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle beraat hükmü kurulması" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 09.08.2001 gün ve 893/1009 sayı ile; "İşgal ve faydalanma kastı bulunmaksızın hayrat amacıyla çeşme yaptıran sanığın eyleminde atılı suçun manevi unsuru oluşmadığı" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de katılan idare vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 03.05.2002 gün ve 136530 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın Orman Yasasına aykırılık suçundan beraatine ilişkin hüküm, katılan idarenin temyizi üzerine Özel Dairece, sanığın aleyhine sonuç doğuracak şekilde ve mahkumiyeti gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece CYUY.nın 326. maddesi uyarınca sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunludur. Böylece sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda açıklamada bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır. Bu hüküm, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayanmakta olup, uyulmasında zorunluluk bulunan buyurucu kurallardandır.
İncelenen dosya içeriğine göre, sanık hakkında verilen beraat kararı aleyhine sonuç doğurabilecek şekilde bozulduğu halde, sanığın duruşmada hazır bulunması sağlanarak bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilmesi yasaya aykırıdır. Bu nedenle diğer yönleri incelenmeyen direnme hükmünün öncelikle saptanan bu usuli nedenle bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenle, diğer yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme direnme hükmünün öncelikle saptanan bu usul yanılgısı nedeniyle BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 21.05.2002 günü sonucu itibariyle tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy