(6831 S. K. m. 82/4,5)
Devlet ormanından yakacak vasıfta emval kesmek suçundan sanık Bayram T'in beraetine ilişkin Göynücek Sulh Ceza Mahkemesince verilen 19.10.2000 gün ve 108/81 sayılı hüküm, katılan İdare temsilcisinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 9.5.2001 gün ve 4210/4964 sayı ile; "Sanığın suça konu yakacak nitelikte meşe emvalini kaçak olarak, nüfusuna kayıtlı olduğu Çaykışla Köyü mülki hudutlarında bulunan Kısadere mevkisinden kestiği suç tespit zaptı içeriği, olay yerinde yapılan keşifte hazır bulunup gerekli incelemelerde bulunan Orman Mühendisi bilirkişi H.Fazıl G'in olay tarihinde 100 kg. yakacak nitelikte meşe ağaçlarının kesildiğinin tespit edildiğini içeren raporu ve aralarında herhangi bir husumetin varlığından bahsedilmeyen görgü tanığı Ayvalıpınar Köyü orman bekçisi Erol M'nin görgüye dayalı yeminli beyanlarıyla sübuta erdiği halde eylemine uyan yasa maddeleriyle cezalandırılması gerektiği gözetilmeyerek yerinde görülmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme 31.7.2001 gün ve 72/134 sayı ile; " Mahkememiz suça konu bölgede kesim yapılmadığı gerekçesi ile değil yapılan kesimin sanığa ait olup olmadığının şüpheden uzak bir şekilde tespit edilemediği gerekçesi ile beraat kararı vermiştir. Sanık aşamalardaki savunmasında suçu işlemediğini 1999 yılının sonbahar aylarında köylerine kesim izni verildiğini ve kendilerinin de kesimden yararlandıklarını savunmaktadır. Dosya içeriği sanığın bu savunmasını tam olmasa bile kısmen doğrulamaktadır. Mahkememizin bozulan kararında da belirtildiği gibi dosyada elde edilen tüm deliller tanık Erol M'nin beyanı üzerine inşa edilmiş olup bunun dışında sanığın savunmasının aksini ispatlayabilecek herhangi bir maddi bulgu elde edilmemiştir. Tutanak tutulurken sanık olay yerinde yoktur ve sanığın evi çevresinde her hangi bir emval araştırması yapılmamıştır.
Tüm bu delillere göre sanığın atılı suçu işlediği yönünde kuşkular mevcut ise bu suçu işlediğine dair şüpheye yer bırakmayacak düzeyde delil yoktur" gerekçesiyle ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de katılan temsilcisi ve O Yer C.Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının "onama" istekli 16.5.2002 gün ve 157285 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın Devlet ormanından yakacak vasfında orman emvali kesmek suçundan beraetine karar verilen olayda; Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığın cezalandırılmasına yeterli kanıt bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
16.12.1999 tarihli suç tutanağında; Ayvalıpınar köyü köy bekçisi Erol M. tarafından, Bayram T'in Aliemmi deresinde kaçak emval kestiğinin ihbar edilmesi üzerine, ihbarcı tanık ile birlikte suça konu yere gidildiği, Ayvalıpınar köyü Göynücek ormanları Aliemmi deresi, 436 nolu baltalık Devlet ormanından 30 m2'lik alanda, 100 kg civarında meşe ağaçlarının yeni kesildiği saptanmıştır.
Sanık duruşmada ve keşifte, verilen izin üzerine 11. ayda Uludere mevkiinde kesim yaptığını, bozmadan sonra savunması doğrultusunda orman idaresinden 1999 yılına ait kesim listesi getirtilip sorulduğunda ise listede adının bulunmadığını ancak kardeşinin isminin bulunduğunu, kesim izninin hane başı verildiğini beyan ederek suçlamaları red etmiştir.
Tutanak tanıklarından Erol M. yeminli anlatımında; suç tutanağının düzenlenmesinden bir gün önce görevi nedeniyle ormanları kontrol ederken Aliemmi deresinde sanık Bayram T'in de aralarında bulunduğu 5-6 kişiyi kaçak orman emvali keserken gördüğünü, bu kişilerden Cemal K. isimli şahsın kestiği emvalleri merkebine yükleyip götürdüğünü, diğerlerinin yanına gidip neden kaçak kesim yaptıklarını sorduğunda, şahısların, tapun var mı? şeklinde cevap vererek, kesime devam ettiklerini, durumu Orman İşletmesine bildirdiğini açıklamış, diğer tutanak tanığı İbrahim Bal ise yeminli anlatımında; tutanağın içeriğinin doğru olduğunu beyan ederek, içeriğini tekrar etmiştir.
Bilirkişi orman Yük. Mühendisi 22.8.2000 tarihli raporunda; kesim alanının Göynücek serisi 436 nolu bölmeye isabet ettiğini, kesilen 100 kg emvalin 30 m2.lik alandan temin edileceğini emvalin yakacak vasfında bulunduğunu, dip köklerin zaptın tutulduğu tarihe isabet ettiğini bildirmiştir.
6831 sayılı Orman Yasasının, suç tutanağının niteliğini düzenleyen 82. maddesinin 4 üncü ve 5 inci fıkralarında; " Bu zabıtlar, hilafı ispat oluncaya kadar muteberdir.
Zabıt varakasının hilafını iddia halinde maznun, mahkemeye bu iddiası hakkında kanaat verecek deliller gösterir ve mahkeme bu müdafaayı tahkike şayan görürse delillerini istima ve tetkik eder. Neticede maznunun iddiasını haklı gösterecek bazı sebepler karşısında kalırsa ancak o takdirde, zabıt varakasını imza etmiş olan memurları çağırıp dinledikten ve başka deliller varsa inceledikten sonra hasıl edeceği kanaate göre davayı intaceder." hükmüne yer verilmiştir.
Madde hükmünün açıklığı karşısında, orman memurları tarafından düzenlenen suç saptama tutanakları aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. Bu tutanağın aksini savunan, mahkemeye kanaat verecek kanıtlar göstermek zorundadır. Bu belgenin aksinin kanıtlandığının kabulü bakımından soyut inkar yeterli değildir.
Somut olayda, suç saptama tutanağının aksi kanıtlanamadığı gibi tutanak, düzenleyicileri tarafından içeriği itibariyle doğrulanmaktadır. Sanık, suçu inkar etmekle yetinmiş suç saptama tutanağının aksini gösteren herhangi bir kanıt göstermemiştir. Suç tutanağı, bu tutanağın içeriğini doğrulayan tanıklar Erol M. ve İbrahim Bal'ın yeminli anlatımları ve bilirkişi raporu ile sanığa atılı suç sübuta erdiği halde Yerel Mahkemece sanığın soyut inkardan ibaret savunmasına itibar edilerek beraet kararı verilmesi isabetsizdir.
Bu itibarla Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak 2.7.2002 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy