(6831 S. K. m. 82, 91)
Orman Yasasına aykırılık suçundan sanık Abdullah T'un 6831 sayılı Yasanın 91/5, TCY'nın 19, 6831 sayılı Yasanın 91/son, 647 sayılı Yasanın 4, TCY'nın 72 ve 647 sayılı Yasanın 5 ve 6. maddeleri uyarınca sonuç olarak 854.193.600 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, cezasının taksitlendirilerek ertelenmesine, suçta kullanılmayan baltanın sanığa iadesine, kaçak orman emvali naklinde kullanılan iki adet merkebin ise 6831 sayılı Yasanın 108/son maddesi uyarınca zoralımına ilişkin Hocalar Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 26.4.2001 gün ve 2-40 sayılı hüküm sanık ile katılan İdare temsilcisi tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 30.1.2002 gün ve 13651-472 sayı ile;
"Davanın dayanağını oluşturan ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan suç tespit zaptı içeriğinde sanıkta yakalanan 8 adet fidan niteliğindeki çam sırıkların yeni kesildiği, baş kısımlarında reçinelerinin akmakta olduğu, sanığın yanında baltasının bulunduğunun tespit edilerek yazılı olmasına, sanıkta naklederken yakalanan emval miktarına, sanığın 15.1.2001 günlü jandarma tarafından alınan ifadesinde evinin çatısında çürüyen birkaç adet ağacı değiştirip tamir etmek için merkebi ve baltasıyla ağaç getirmek için ormana gittiğini bildirmiş bulunması karşısında suça konu ağaçların sanık tarafından olay günü baltayla dikiliden kesildiği sübuta erdiği halde, suç vasfının belirlenmesinde düşülen yanılgı sonucu salt savunmaya itibar edilip yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme 1.4.2002 gün ve 14-47 sayı ile; "Sanık tüm aşamalarda, ormana gittiğinde terkedilmiş emvali bulduğunu savunmuştur. Sanığın çatıdaki çürüyen ağaçları değiştirmek amacıyla ormana gitmesi, yanında balta bulunması, düzenlenen tutanakta suça konu emvalin reçinelerinin akmakta olduğunun belirtilmesi sanığın suça konu emvali dikiliden kestiğini göstermez. Savunmanın aksi, görgüye dayalı, her türlü kuşkudan uzak, kesin delille ispatlanamamıştır. Sanığın eylemi yatık veya devrik emvali götürmek suçunu oluşturur." gerekçesiyle önceki hükümde ısrar etmiştir.
Bu hükmün de Üst ve Yerel C.Savcıları ile katılan İdare temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 4.6.2002 günlü "onama" istekli tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın yatık ve devrik orman emvalini götürmek suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, suçun niteliğine ilişkindir.
15.1.2001 günlü suç tutanağında; sanığın 2 adet merkebe yeni kesilmiş, kabuklu, sekiz adet çam sırığını yüklemiş durumda Ahurhisar kasabası Yenimahalle girişinde naklederken jandarma tarafından yakalandığı, kendilerine haber verilmesi üzerine olay yerine gelen orman işletme şefi ile orman muhafaza memurları tarafından merkeplere ve emvale el konulduğu, sanığa emvali nereden ve nasıl elde ettiği sorulduğunda; "bunları Kuzoluk mevkiine oduna gittiğimde kesilmiş vaziyette gördüm, evimde kullanmak için getiriyordum" diye yanıt verdiği, emvalin baltayla kesildiği, ağaçların kafalarında reçinelerin akmakta olduğu belirtilmiş, sanıkta yakalanıp el konulan emvalin cins ve ölçüleri ise 7 ve 8 cm orta kuturunda, en kısası 600 cm, en uzunu 650 cm olan, 0,4 ster hacminde toplam sekiz adet yaş kabuklu sırık olarak gösterilmiştir.
Sanık kolluktaki ifadesinde; evinin çatısındaki çürüyen birkaç ağacı yeni ağaçla değiştirmek amacıyla öğle saatlerinde 2 merkebi ve baltası ile birlikte Kuzoluk mevkiindeki çamlık alana ağaç getirmeye gittiğini, dolaşırken sekiz adet, uzunluğu 6-7 metre civarında olan çam fidanlarını bulduğunu, merkebine yükleyip evine giderken jandarmaya yakalandığını belirtmiş, duruşmada ve keşifte ise; ormana tavşanak getirmeye gittiğinde kesilmiş çam fidanlarını yerde görüp merkeplerine yüklediğini savunmuştur.
Tanık Recep Y, düzenledikleri suç tutanağı içeriğini doğrulamıştır.
Emvali inceleyen orman teknikeri bilirkişi tarafından düzenlenen 12.4.2001 günlü raporda; sırıklardan beş adedinin 8 cm orta kutrunda çam maden direği ve üç adedinin ise 7 cm orta kutrunda on bir yaşında çam fidanı oldukları, tüm çam sırıklarının dikili müstakil çam ağaçlarından balta ile kesilerek elde edildiği ve yapacak (kerestelik) vasfında oldukları, bunların suç tutanağının düzenlendiği sıralarda kesildiği belirtilmiştir.
İncelenen olayda; sanığın evinin çatısındaki çürüyen ağaçları yenileri ile değiştirmek amacıyla öğle saatlerinde yanına baltasını ve iki merkebini alarak Kuzoluk mevkiinde bulunan Devlet ormanına gittiği, havanın kararmasından sonra 18.00 sıralarında uzunlukları 600 ile 650 cm arasında değişen toplam sekiz adet kabuklu çam sırığını merkeplere yüklemiş durumda evine dönerken jandarma görevlileri tarafından yakalandığı anlaşılmaktadır. Sanık her ne kadar dikiliden ağaç kesmediğini, yatık ve devrik emvali bularak götürdüğünü ileri sürmüşse de, ağaçların suç tarihinde dikiliden balta ile kesildiği, yakalanan emvalin reçinelerinin akmakta olduğu suç tutanağı ve bilirkişi raporu ile sabittir.
Yatık ve devrik ağaç ile baltayla kesilmiş ağaç, lifleri itibariyle birbirinden farklı olup gözle ayırt edilmesi mümkündür. Ayrıca yakalanan emvalin cinsi, boyu ve maden direği olması dikkate alındığında, bu ağaçların rüzgar kırığı olması, yatık ve devrikten elde edilmesi de olanaksızdır. Öte yandan yöresel örf ve adetler dikkate alındığında, bu miktar ve ebatta yapacak vasfındaki emvalin, kesip hazırlayanın dışında bir başkası tarafından götürülmesi de düşünülemez.
Bu itibarla, suç tutanağı ve fenni raporla uyuşmayan savunma samimi olmayıp, Orman Yasasının 82. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli suç tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile sanığın, Devlet ormanından dikiliden yaş ağaç kestiği sübuta ermiş olduğundan Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 9.7.2002 günü tebliğnamedeki isteme aykırı olarak oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy