(6831 S. K. m. 82/4-5, 108/1)
Kaçak orman emvali satın almak suçlarından sanıklar Hüseyin E. ve Hasan S'nin beraetlerine ilişkin Çifteler Sulh Ceza Mahkemesince verilen 9.10.2000 gün ve 30/133 sayılı hüküm, O Yer C.Savcısı ve katılan temsilcisinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3.Ceza Dairesince 24.4.2001 gün ve 3715/4038 sayı ile;
"Yapılan keşif sonucu kaçak olduğu anlaşılan emvali satın alan sanıkların eylemlerinin Yasanın 108/1. maddesi kapsamından değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 13.6.2001 gün ve 53/71 sayı ile;
"Sahte faturalar ancak bu işten anlayan bilirkişiler vasıtası ile anlaşılmaktadır. Sanıkların aldıkları faturaların sahte olduğunu bilmeleri de düşünülemez. Normal hayat şartlarında hiçbir insan almış olduğu faturanın sahte olup olmadığını işi bilen bir uzmana götürüp incelettirmez ve kendisi de olağan üstü bir şey olmadıktan sonra faturayı incelemez. Ayrıca kendisine fatura lazım olmayan bir insanın faturayı saklaması da olağan değildir. Olayın gelişiminden sanıkların kusuru veya kastının olmadığı anlaşılmıştır.
Kusursuz olan bir sanığın cezalandırılması da hukukun temel prensiplerine aykırıdır " gerekçesiyle ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de o Yer C.Savcıları tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istekli 15.3.2002 gün ve 119399 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanıkların kaçak orman emvali satın almak suçlarından beraetlerine karar verilen olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, atılı suçun oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
4.3.2000 tarihinde yapılan bir ihbar üzerine, orman muhafaza memurlarınca köy muhtarı ile birlikte ihbara konu yere gidilmiş, bir kısmı balta ile kesilmiş, bir kısmı da kesilecek şekilde bekleyen 3 kental yaş meşe odunu ele geçirilmiş, sanıklar kaçak odunları cami odasında yakmak için satın aldıklarını ve satan kişinin kim olduğunu bilmediklerini beyan etmişler, düzenlenen suç tutanağı görevliler, sanıklar ve köy muhtarı tarafından imzalanmış, zapt edilen emval yediemin olarak köy muhtarına teslim edilmiştir.
Sanıklar C.Savcılığında, odunları kaçak olduğunu bilmeden satın aldıklarını, duruşmada ve keşifte ise emvalin faturalı olduğunu, faturanın sanık Hüseyin E.ye verildiğini savunmuşlar, ancak sanık Hüseyin olayın üzerinden çok zaman geçtiğini ve faturayı kaybettiğini beyan ederek ibraz edememiştir.
Tanık Ali T, sanık Hüseyin'e fatura verildiğini gördüğünü, tanıklar Şuayip Y. ve Ramazan Y. ise faturalı alındığını duyduklarını beyan etmişlerdir.
Mahallinde yapılan keşifte, tutanak tanığı Ali İhsan Y. tutanağın doğru olduğunu beyanla içeriğini tekrar etmiş, dinlenilen bilirkişi de 3 kental meşenin budama suretiyle elde edildiğini, yakacak vasfındaki emvalin değerinin 8.500.000 lira olduğunu bildirmiştir.
6831 sayılı Orman Yasasının suç tutanağının niteliğini düzenleyen 82. maddesinin 4 ve 5. fıkralarına göre, orman muhafaza memurlarınca düzenlenen suç saptama tutanakları aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. Bu tutanağın aksini savunan, mahkemeye kanaat verecek kanıtları göstermek zorundadır. Bu belgenin aksinin kanıtlandığının kabulü bakımından soyut inkar yeterli değildir.
Somut olayda sanıklar tutanağın düzenlenmesi esnasında emvalin kaçak olduğunu kabul ederek tutanağı imzalamışlar, tutanak içeriğinin doğruluğu tutanak tanığının yeminli anlatımı ve bilirkişi beyanı ile de doğrulanmıştır. Sanıklar C.Savcılığında emvalin kaçak olduğunu bilmediklerini, duruşmada ise bu savunmalarını da genişletip emvali faturayla aldıklarını beyan ederek suçlamaları red etmişler ise de faturayı ibraz edememişler, ayrıca olayın üzerinden çok zaman geçtiğini beyan etmelerine rağmen, düzenlenen tutanakta emvalin yaş olduğu belirtilmiştir. Bu itibarla atılı suç tüm unsurları ile oluştuğu halde dosya içeriği ile bağdaşmayan, soyut inkara dayanılarak sanıkların beraetlerine karar verilmesi isabetsiz olup, Yerel Mahkeme direnme kararının bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 26.03.2002 günü tebliğnamedeki isteme uygun olarak oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy