(765 S. K. m. 59, 251, 266, 268) (647 S. K. m. 4, 6) (2461 S. K. m. 11) (2709 S. K. m. 159) (1412 S. K. m. 66)
Dava: Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna hakaret suçundan sanık Sacit Kayasu'nun TCY. nın 268/3. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 268/1, 251, 59, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri uyarınca 608.400.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nce 31.01.2002 gün ve 1/2 sayı ile verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine dosya; Yargıtay C. Başsavcılığının 29.03.2002 gün ve 187832 sayılı yazısı ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Ceza Genel Kurulu Kararı
Karar: 31.08.1998 tarihinde birinci sınıfa ayrıldığı saptanan ve suç tarihinde Adana C.Savcısı olarak görevli bulunan sanık Sacit Kayasu'nun, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 30.03.2000 gün ve 49 sayılı kararının yeniden incelenmesi isteğini içeren 17.04.2000 günlü dilekçesi ile Kurula hakaret ettiği iddiasıyla TCY. nın 266/3 ve 251. maddeleri ile cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına göre;
Sanığın Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiği 5.8.1999 tarihli dilekçe ile, 12 Eylül 1980 döneminde Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren ile Konsey Üyeleri ve o tarihte görevli birlik komutanları hakkında suç duyurusunda bulunduğu, dilekçede dönemin devlet adamları hakkında uygunsuz ifadeler kullandığı kabul edilerek, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 30.3.2000 tarih ve 49 sayılı kararı ile bu eyleminden dolayı 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Yasasının 65/a maddesi gereğince kınama cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği,
Kararın kendisine tebliği üzerine, 2461 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca yeniden inceleme talebinde bulunan sanığın bu amaçla Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanlığına sunulmak üzere Adalet Bakanlığına-Ankara başlığı altında kaleme aldığı 17.4.2000 tarihli dilekçesinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna yönelik; Benim size ceza verme imkanım olmadığından sizi sadece kınamakla yetinmek zorunda kalacağım, daha önceki kararlarınızdan biliyorum ki gerekçe kullanmak gibi bir huyunuz yok, siz buna adalet mi diyorsunuz? Bu nasıl bakanlık ve zihniyettir ki üstelik vatandaş sıfatıyla verilen bir şikayet dilekçesi üzerine savcısına ceza veriyor. Ben karım hakkında boşanma davası açsam, ondan dolayı da mı ceza vereceksiniz? Lütfen kendinize gelin, üç günlük ikbal uğruna bu mesleğin şerefini ayaklar altına almayın, sizden en ufak bir korkum yok bunu da bilesiniz. Sizden ulufe ve madalya da beklemiyorum, gölge etmeyin yeter, işte size fırsat, bu sefer rahatlıkla ceza verirsiniz artık, herkes kanunlar önünde nasıl eşit olur, vurun bunu söyleyen savcıya, vurunuz, vurunuz. Bu yeniden inceleme talebini yazmaktan utanç duyuyorum, ama göz göre göre üstelik kanunlara ve vicdana aykırı olarak verilen bu kararı içime sindirebilmem mümkün değil, sizlerin de benim gibi bir savcıyı içinize sindiremediğinizi biliyorum. Önceki uygulamalarınızı ve bana verdiğiniz yer değiştirme cezasında elmalarla armutların toplanıp nasıl ayva yapıldığını ve tam bana ayvayı yedirmek üzere iken af kanunu sayesinde elinizden kurtulduğumu herkese anlattım, bunu yanıma bırakmayacağınızı ve bir punduna getirip en azından yer değiştirme cezası vereceğinizi herkese söyledim. Size de usulen meslekten ihraç kararı vermek kalıyor ve bunun adı da adalet oluyor, bu oyuna gelmeyin ve adaletin alnına sürülen lekeyi hep beraber çıkaralım şeklinde hitapta bulunduğu, bu dilekçenin 18.04.2000 tarihinde Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğüne, oradan da Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna intikal ettirildiği anlaşılmaktadır.
T.C. Anayasası'nın 159. maddesinde düzenlenmiş olan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, adli ve idari yargı hakim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapma, Adalet Bakanlığının bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlama ve Anayasa ve yasalarla verilen diğer görevleri yerine getirmekle görevlendirilmiştir. Çalışma usul ve esasları 2461 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Yasası ile düzenlenen Kurul, üyelerinin çoğunluğu hakimlerden oluşmakla birlikte gördüğü görevin niteliği itibariyle idari bir organdır.
Sanık savunmalarında suça konu dilekçeyi eleştiri amacıyla yazdığını savunmuş ise de, dilekçe bütünüyle incelendiğinde eleştiri sınırlarının aşılıp, sizi sadece kınamakla yetinmek zorunda kalacağım, gerekçe kullanmak gibi bir huyunuz yok, siz buna adalet mi diyorsunuz, kendinize gelin, üç günlük ikbal uğruna bu mesleğin şerefini ayaklar altına almayın, sizden ulufe ve madalya beklemiyorum, gölge etmeyin yeter, elmalarla, armutların toplanıp nasıl ayva yapıldığını ve bana ayvayı yedirmek üzere iken af kanunu sayesinde elinizden kurtulduğumu herkese anlattım sözlerinin Yüksek Kurulun şeref ve haysiyetini zedeleyici ve küçük düşürücü nitelikte bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sanık hakaret kastının saptanması hususunda bilirkişi incelemesi yapılması isteminde bulunmuş ise de; bu istemin yasal bir dayanağının bulunmadığı, CYUY. nın 66. maddesi uyarınca çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişiye başvurulacağı, hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenecek kast konusunda bilirkişi beyanına başvurulamayacağı, yüklenen suçun tüm öğeleriyle oluştuğu anlaşılmış, hükümde uygulama maddesinin TCY. nın 268. maddesi yerine 266. madde olarak gösterilmesi, düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Bu itibarla, Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 31.01.2002 gün ve 1/2 sayılı hükmünün ONANMASINA, 30.04.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy