(2709 S. K. m. 125, 138) (765 S. K. m. 35, 59, 80, 228) (647 S. K. m. 4, 5, 6) (1580 S. K. m. 70) (2886 S. K. m. 31, 36) (2577 S. K. m. 28)
Sanıklar İbrahim Melih Gökçek ile Cengiz Ocakçı'nın zincirleme biçimde görevde keyfi davranma suçundan TCY'nın 228, 80, 59, 647 sayılı Yasanın 4, 5, 6 ve TCY'nın 35. maddeleri uyarınca sonuç olarak 350.000.000 lira ağır para cezası ve 5 ay 25 gün kamu hizmetlerinden yasaklılık cezalarıyla cezalandırılmalarına, para cezalarının taksitlendirilmesine, cezalarının ertelenmesine ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinden verilen 04.04.2002 gün ve 15/9 sayılı hükmün sanıklar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Ceza Genel Kurulu Kararı
İnceleme konusu olayda;
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 3.4.1998 günlü toplantısında, Belediyeye ait bazı taşınmazların kiraya verilmesi hakkındaki Başkanlık yazısının görüşüldüğü ve Başkan İbrahim Melih Gökçek'in konunun komisyona gönderilmeden görüşülüp karara bağlanması yolundaki önerisi doğrultusunda toplam altı taşınmazın 1580 sayılı Yasanın 70/10 maddesine göre takdir edilecek tahmini bedel üzerinden 10 yıllığına kiraya verilmesinin karar altına alındığı,
Taşınmazların kıymet takdirlerinin yapıldığı, bilahare Belediye Encümeninin 14.4.1998 günlü kararı ile, Zafer çarşısı üstündeki 4, 4/F ve 3/A nolu ticarethanelerin 10 yıl süre ile 6.000.000.000 lira tahmini bedel ve 180.000.000 lira geçici teminat üzerinden 2886 sayılı yasanın 36. maddesi uyarınca kiraya verilmesinin kararlaştırıldığı, ilanların yaptırıldığı,
İhaleye çıkarılan taşınmazda kiracı olarak bulunan Bel-So A.Ş'nin Genel Müdürü Milazim Aydın'ın Büyükşehir İşletmeler ve İştirakler Daire Başkanlığına hitaben yazdığı 29.4.1998 günlü yazı ile; Belediyeden kiraladıkları Zafer Çarşısı üzerindeki, Necatibey caddesindeki ve Mamak'taki işyerlerinde Bel-Çar satış mağazaları olarak faaliyet gösterdiklerini, bu iş yerlerinin de yeniden 10 yıl süre ile ihale edilmesini, yapılacak ihalede bu işyerlerini üçüncü kişilerin kazanmaları halinde ihaleyi kazananlara bunları devir etmeyi taahhüt ettiğini bildirdiği,28.5.1998 tarihinde yapılan ihalede Bel-So A.Ş'nin 10 yıllığına 6.100.000.000 lira, şikayetçi Cengiz Özkan'ın ise 60.000.000.000 lira teklif verdikleri, Belediye Encümeninin şikayetçi Cengiz Özkan'ın teklifini uygun görerek; Zafer Çarşısı üzerindeki 4-4/F ve 3/A nolu işyerlerinin Cengiz Özkan'a ihalesine, başkanlık onayından sonra durumun ilgiliye tebliğine karar verdiği,
Bilahare ihale kararının 2886 sayılı Kanunun 31. maddesi uyarınca Büyükşehir Belediye Başkanının oluruna sunulduğu Büyükşehir Belediye Başkan Vekili ve aynı zamanda Bel-So A.Ş'nin Yönetim Kurulu Başkanı olan sanık Cengiz Ocakçı'nın 17.6.1998 tarihinde ihale kararını iptal ettiği,
Diğer yandan, ihale ile ilgili olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi Yazı İşleri ve Kararlar Daire Başkanlığı tarafından şikayetçi Cengiz Özkan'a hitaben 18.6.1998 tarihinde 3633 sayılı iki değişik yazı yazıldığı, bunlardan birinde söz konusu ihale 2886 sayılı yasanın 31. maddesi gereğince onaylanmış olup, ihale kararının tebliği ile gerekli işlemleri sonuçlandırmak üzere 15 gün içinde İşletme ve İştirakler Daire Başkanlığı ile bağlantıya geçmesi gerektiği diğerinde ise, Söz konusu ihalenin 2886 sayılı yasa gereğince onaylanmak üzere ita amiri olan belediye başkan vekilinin onayına sunulduğu, ancak belediye başkan vekili tarafından ihalenin iptal edildiğinin belirtildiği,
Bunun üzerine şikayetçi Cengiz Özkan tarafından, ihalenin iptaline ilişkin idari işleme karşı Ankara 10. İdare mahkemesinde dava açıldığı, anılan Mahkemece önce yürütmenin durdurulması kararı verildiği, yargılama sonunda da 22.10.1998 gün ve 597-1067 sayı ile; sebep ve maksat bakımından kamu yararına uygun kullanıldığı kanıtlanamayan takdir yetkisine bağlı olarak gerçekleştirilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın Büyükşehir Belediyesine tebliğ edildiği, temyiz edilmesi üzerine Danıştay 6. Dairesince 21.3.2000 tarihinde onandığı, karar düzeltme isteminin de 5.6.2001 tarihinde reddedildiği,
Ankara 10. İdare Mahkemesince verilen yürütmeyi durdurma ve idari işlemin iptaline ilişkin kararlara karşın taşınmazın kendisine teslim edilmemesi üzerine şikayetçi Cengiz Özkan'ın, vekili Alaeddin Açıkel aracılığı ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve sanık İbrahim Melih Gökçek'in şahsı muhatap tutularak Ankara 20. Noterliğinden 13 Ekim 1999 gün ve 27343 sayılı ihtarnameyi keşide ederek, 30 gün içinde yargı kararının gereğinin yerine getirilmesini istediği, aksi halde suç duyurusunda bulunacağını bildirdiği, Büyükşehir Belediye Başkanlığına gönderilen ihtarnamenin daimi memur Gülzüleyha Özaydın imzasına, İbrahim Melih Gökçek adına gönderilenin ise 13.10.1999 tarihinde Başkanlık Özel Kalem görevlisi Osman Başbulut imzasına tebliğ edildiği,
Bundan sonra, Ankara Büyükşehir Belediyesi İşletmeler ve İştirakler Daire Başkanlığının şikayetçi Cengiz Özkan'a gönderdiği tarihsiz yazı ile; 3 gün içinde kira sözleşmesi düzenlenmek üzere Daireye başvurmasını, aksi takdirde teminatının gelir kaydedileceğini ve tüm haklarının kaybolacağını bildirdiği, şikayetçinin de bu ihtar yazısı üzerine 11 Kasım 1999 günlü 3.600.000.000 lira bedelli teminat mektubunu teslim ettiği ve aynı gün bir aylık kira bedeli olarak 500.000.000 lirayı belediye veznesine yatırdığı,
Bu aşamada, İşletme ve İştirakler Daire Başkanlığının Ankara 10 İdare Mahkemesi kararının uygulanıp uygulanmayacağı veya ne şekilde uygulanacağı hususunda Belediye Hukuk Müşavirliğinden görüş istediği, 1. Hukuk Müşaviri Sefa Altınoğlu imzası ile gönderilen 17.11.1999 günlü cevabi yazıda, 2886 sayılı Kanun gereğince ihale kararlarının başkanlık makamınca onaylanması gerektiği, idare mahkemesi kararının başkanlık onayı yerine geçemeyeceği, bu nedenle ihale kararının başkanlık makamına gönderilerek ondan sonra uygulanması gerektiği yolunda görüş bildirdiği,
Bilahare, şikayetçi Cengiz Özkan vekili Alaeddin Açıkel'in Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile sanık İbrahim Melih Gökçek'in şahsını muhatap tutarak Ankara 20. Noterliğinden 29 Kasım 1999 tarihinde yeni bir ihtarname keşide ettiği, idari yargı kararının yerine getirilmesini, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde sözleşme ve taşınmazın teslim edilmesini, aksi halde Belediye Başkanı ile diğer görevliler hakkında yargı kararlarına uymamaları nedeniyle suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdiği, Belediye Başkanlığına ve sanık İbrahim Melih Gökçek'e gönderilen ihtarnamelerin 30.11.1999 tarihinde aynı çatı altında daimi memur Gülzüleyha Özaydın imzasına tebliğ edildiği, bu ihtarnamenin 1 Aralık 1999 günü hukuk müşavirliği tarafından İşletme ve İştirakler Daire Başkanlığına gönderildiği, 2 Aralık 1999 günü de Belediye Başkan vekili sanık Cengiz Ocakçı'ya yazı yazılarak, Belediye Başkanının deprem bölgesinde bulunduğu ve izinli olduğu, ihtarnamede verilen 3 günlük sürenin 4 Aralık tarihinde dolacağı, İbrahim Melih Gökçek adına çekilen ihtarnamenin de Belediye Başkanı olması sıfatıyla gönderildiği, dönüşünün beklenmesi halinde ihtarnamedeki sürenin dolacağı, bu nedenle ihtarnamenin incelenerek gerekli hukuki işlemlerin yapılması ve hukuk müşavirliği tarafından yapılacak iş ve işlemler hakkında talimat verilmesinin istendiği,
Keza, Büyükşehir Belediyesi Yazı İşleri ve Kararlar Dairesinin de Belediye Başkanlığına hitaben bir yazı yazarak; hukuk müşavirliğinin görüşünden bahisle, gerekli işlemlerin yerine getirilebilmesi ve Encümenin ihale kararının yürürlüğe konulabilmesi için 2886 sayılı yasanın 31. maddesi gereğince ihale kararını yeniden onaya sunduğu, bunun üzerine 3.12.1999 tarihinde Belediye Başkan Vekili sanık Cengiz Ocakçı tarafından, önceki kira sözleşmesinin son bulmadığı, buranın belediye tarafından tekrar ihaleye çıkarılmasının 6570, 2886 ve 1580 sayılı yasalara aykırılık oluşturacağı, kiracının mahkeme kararıyla söz konusu taşınmazı boşaltmaması halinde yapılacak ihalenin uygulanabilme imkanı bulunmadığı için ihalenin iptal edildiği, daha sonra bu idari işlemin de İdare Mahkemesince iptal edildiği, ancak Zabıta Müdürlüğünün kiracının tahliyesini sağlayamadığı, İdare Mahkemesinin de idarenin işlemini yeterli gerekçe gösterilmemesi nedeniyle iptal ettiği, oysa tahliye edilmeden bir yerin ihaleye çıkarılamayacağı gibi, sözleşme yapılsa da yerin teslim edilemeyeceğini, bu hususların iptal kararı gerekçesi olduğunu belirterek, ihaleye olur vermeyip yeniden iptal ettiği, bu işlemin yapıldığı 2 ve 3 Aralık 1999 tarihinde Belediye Başkanı Melih Gökçek'in İl dışında bulunması nedeniyle başkanlığa Cengiz Ocakçı'nın vekalet ettiği, sanık Cengiz Ocakçı'nın bu tarihte aynı zamanda Bel-So A.Ş'nin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de yürüttüğü,
Öte yandan, bu idari işleme karşı da dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda Ankara 9. İdare Mahkemesinin; dava konusu işlemde hukuka uyarlılık görülmediğini belirterek idari işlemin iptaline karar verdiği,
Yine, şikayetçi Cengiz Özkan vekilinin üçüncü kez İbrahim Melih Gökçek ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığını muhatap tutarak Ankara 20. Noterliğinden 10 Aralık 1999 günlü ihtarnameyi keşide ettiği, daha önceki iki ihtarda bildirilen taleplerin tebliğden itibaren 3 gün içinde yerine getirilmesi ve taşınmazın teslim edilmesini talep ettiği, aksi takdirde suç duyurusunda bulunacağını bildirdiği, Belediye Başkanlığı ve İbrahim Melih Gökçek adlarına gönderilen her iki ihtarın da aynı çatı altında daimi memur Hülya Albayrak imzasına 13.12.1999 tarihinde tebliğ edildiği, bu ihtarın hukuk müşavirliği tarafından 16.12.1999 tarihinde İşletme ve İştiraklar Dairesine gönderildiği ve ayrıca Belediye Başkan Vekili sanık Cengiz Ocakçı için de Özel Kaleme teslim edildiği,
Daha sonra Belediye İştirakler Dairesince şikayetçi Cengiz Özkan'a yazı gönderilerek; ihale kararının yeniden başkanlık makamının onayına sunulduğu, ancak 8.12.1999 günlü Başkanlık oluru ile ihalenin iptal edildiği, bu nedenle teminat mektubu ve Belediye emanetindeki 500.000.000 lira parasının iadesi için 7 gün içinde hesap işlerine başvurması gerektiğinin bildirildiği,
Bunun üzerine şikayetçinin de 3.1.2000 tarihli dilekçe ile sanık İbrahim Melih Gökçek ve diğer belediye görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunduğu dosyadaki kanıtlardan anlaşılmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125/1 madde ve fıkrası: İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. kuralını, 138/son madde ve fıkrası: Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez buyurucu kuralını ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 28/1. madde ve fıkrası ise: Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez......... buyurucu kuralını getirmişlerdir.
Tüm bu kurallar, hukuk devleti olmanın bir gereği olarak, yargı kararlarının etkinliğini sağlamayı, keyfiliği önlemeyi, hukukun üstünlüğü ve adalet kavramlarının yaşama geçirilmesini amaçlayan kurallardır.
Nitekim yasa koyucu, görevlilerin yargı kararlarına uymamalarının, kişisel hakların çiğnenmesine yol açacağı, Devlete olan güveni sarsacağı ve adalete olan inancı zayıflatacağı düşüncesiyle, keyfi davranan görevlilerin eylemlerini, Türk Ceza Yasasının Devlet İdaresi Aleyhinde İşlenen Cürümler başlığını taşıyan üçüncü babının Memuriyet ve Mevki Nüfuzunu Suiistimal Edenler ve Memuriyet Vazifelerini Yapmayanlara Ait Cezalar başlığını taşıyan dördüncü faslında yer verilen 228. maddede yaptırıma bağlamıştır.
Somut olayı incelediğimizde, sanıklardan İbrahim Melih Gökçek, işlemlerin Belediye Başkan vekili olan diğer sanık Cengiz Ocakçı tarafından kendisinin Ankara dışında olduğu tarihlerde gerçekleştirildiğini, idare mahkemesi kararından haberdar olmadığını, sorumluluğu bulunmadığını savunmuş ise de, idari yargı kararına konu Belediyeye ait taşınmazların kiralanmak üzere ihaleye çıkarılması işleminin kendisinin Başkanlığında gerçekleştirilen Belediye Meclis toplantısında ve yine kendisinin önerisi doğrultusunda komisyona gönderilmeden görüşülüp karara bağlanması, idari yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi hususunda şikayetçi tarafından gönderilen ihtarnamelerin bizzat Başkanlık Özel Kalemindeki ve Belediye Hukuk Müşavirliğindeki görevlilere usulünce tebliğ edilmesi, sanığın bu suretle bilgisine ulaştığı anlaşılan idari yargı kararının gereğini yerine getirmesini sağlamaya yetecek süreyle görevde bulunması, geçici olarak görevden ayrılmalarının ise bir iki gün gibi kısa sürelerle olması ve 1580 sayılı Yasanın Belediye Başkanının görevlerini düzenleyen 99, 100 ve yardımcılarına görev vermesini düzenleyen 101. maddesi hükümleri karşısında, suçtan kurtulma amacına yönelik olduğu düşünülen bu savunmalarına itibar edilmemiştir.
Öte yandan, 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkındaki Kanun'un 14. maddesi Büyükşehir Belediye Başkanının görevlerini düzenlemiş, 15. maddesi: Büyükşehir Belediye Başkan vekili, ilçe belediyelerinde meclis üyeliğinden başka görev alamaz hükmünü getirmiş, 1580 sayılı Yasanın 93. maddesi ise, belediye başkanının izin, hastalık veya görevli olarak görev yerinden ayrılması hallerinde başkanın bu süre içinde vekalet etmek üzere bir meclis üyesini Başkanvekili olarak görevlendireceğini hükme bağlamıştır. Sanık Cengiz Ocakçı da bu yasal düzenlemeler doğrultusunda Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirildiği gibi, Belediyenin % 99 oranındaki hissesine sahip olduğu Bel-So A.Ş'nin de Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütmektedir. Anılan şirket ise Ankara Belediyesine ait Zafer Çarşısındaki 4, 4/f ve 3/A nolu taşınmazların kiracısıdır. Belediyeye ait bu taşınmazların 10 yıllığına kiraya verilmesi için ihale açılması sanıklardan İbrahim Melih Gökçek'in başkanlığında toplanan Belediye Meclisinde karara bağlanmış, bu taşınmazda kiracı durumunda bulunan Bel-So A.Ş'i tarafından, ihalede başkasının kazanması halinde taşınmazın ihaleyi kazananlara teslim edileceğine ilişkin tahliye taahhüdünde bulunulmuş, gerçekleştirilen ihaleye Belediye şirketi olan Bel-So A.Ş'nin yanı sıra şikayetçi Cengiz Özkan'da katılmış, ancak ihale Bel-So A.Ş'nden yaklaşık on misli fazla fiyat öneren şikayetçi Cengiz Özkan'ın üzerinde kalmıştır. Belediye Encümeni tarafından Belediye Başkanının onayına sunulan bu ihale, Bel-So A.Ş'nin Yönetim Kurulu Başkanı olan sanık Cengiz Ocakçı'nın Belediye Başkanlığına vekalet ettiği bir sırada bu sanık tarafından iptal edilmiş, şikayetçinin başvurusu üzerine İdare Mahkemesi de bu idari işlemi iptal etmiştir. Şikayetçinin üç ayrı ihtarname göndermesine karşın, gerek görevde bulunduğu süre içinde sanık İbrahim Melih Gökçek, gerekse belediye başkanlığına vekalet ettiği dönemlerde diğer sanık Cengiz Ocakçı idari yargı kararının gereğini yerine getirmemişlerdir. Belediye Şirketi olan Bel-So A.Ş'nin tahliye taahhüdünde bulunmasına ve şikayetçinin başvurularına karşılık, çok uzun bir süre ile bu taahhüdü işleme koymamaları ve bu konuda yasal girişimde bulunmamaları da sanıkların idari yargı kararının gereğini yerine getirmeme konusundaki ısrarlı tutumlarının göstergesi olarak değerlendirilmiştir.
Açıklanan hususlar ve yapılan hukuki değerlendirmelere göre;
İdari işlemin iptaline ilişkin yargı kararının yerine getirilmesi hususunda şikayetçi tarafından bizzat Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile sanık İbrahim Melih Gökçek'in şahsı muhatap tutulmak suretiyle değişik tarihlerde noter kanalıyla üç ayrı ihtarname gönderilmesine ve 7201 sayılı Tebligat Yasası ile Tebligat Tüzüğüne uygun biçimde tebliğ edilmesine karşın, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olan sanık İbrahim Melih Gökçek'in ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına vekalet ettiği dönemlerde de sanık Cengiz Ocakçı'nın, yargı kararının gereğini keyfi biçimde yerine getirmeyerek, şikayetçinin kişisel haklarının çiğnenmesine ve zarar görmesine yol açan eylemleri, zincirleme olarak görevde keyfi davranmak suçunu oluşturmaktadır. Bu itibarla, Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanıklar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, sanıklar vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin usul ve yasaya uygun bulunan 4.4.2002 gün ve 15-9 sayılı hükmünün ONANMASINA, 01.10.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy