(765 S. K. m. 240) (2886 S. K. m. 9)
Dava: Sanığın görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçundan beraatına ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen 11.4.2002 gün ve 19/10 sayılı hüküm, Yargıtay C.Savcısı tarafından atılı suçun oluştuğu görüşüyle temyiz olunmakla dosya; 14.5.2002 gün ve 19/-199 sayılı yazı ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu gereği konuşulup, düşünüldü.
Sanığın belediye başkanı olduğu Gaziantep Büyükşehir Belediyesine ait Gazi Mahallesi 36 pafta, 275 ada, 75 parselde kayıtlı 16.313.35 m2.lik gayrimenkulün metrekaresi 40.000.000 olduğu halde, 15.000.0000 TL. olarak tespit ettirerek gerçek değeri 652.534.000.000 TL. olan gayrimenkulü 482.059.492.500 TL.'sına Altınbaş Holding'e ihale ettiği, muhammen bedeli düşük tespit ederek ihalenin alt düzeyde kalmasına ve belediyenin zarara uğramasına neden olduğu, 2. ihalede en yüksek bedeli veren şirkete ihaleyi vermeyerek, pazarlık usulü ile ihale yapıp Altınbaş Holding A.Ş. tarafından satın alınmasına zemin hazırladığı, bu şekilde görevde yetkisini kötüye kullandığı iddia olunmuştur.
İncelenen dosyada;
Sanığın imzasını taşıyan 18.2.1999 tarihli ön onay ve onay belgeleri ile anılan taşınmazın 2886 sayılı Yasanın 35/a maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle ve 244.700.250 lira bedelle satışa çıkarılmasına karar verildiği ve sanığın da savunmalarında beyan ettiği gibi tahmini birim (metrekare) bedelinin Şehit Kamil Belediyesinin 1998 asgari arsa birim değer cetveli kitapçığındaki 7 milyon lira değerin baz alınarak ve yıllık artış kat sayısı olan 1.78 ile çarpılarak bulunduğu, bulunan 12.460.000 liranın 15.000.000 liraya yükseltilmesi suretiyle tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Dairece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu, bilirkişiler Abdullah Mangan, Hüseyin Keleş ve İlyas Yalçınkaya tarafından düzenlenen 15.10.2001 tarihli raporda, ihalenin bütün aşamaları incelenmiş, bunlardan sadece tahmini bedelin tespitinde piyasa araştırması yapılmaması ve gerekli kuruluşlardan bilgi alınmaması suretiyle tahmini bedelin düşük belirlenmesinin 2886 sayılı Yasanın 9.maddesi hükmüne aykırılık teşkil ettiği; diğer işlemlerde, yani ihale dosyasının hazırlanması, şartnamenin düzenlenmesi, ilanların yapılması, birinci ihalenin iptali, ikinci ihalenin pazarlığa bırakılmasında 2886 sayılı Yasaya aykırı bir hususun bulunmadığı, zararın söz konusu olmadığı belirtilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Yasasının tahmini bedelin tespitini düzenleyen 9.maddesi tespit işini, ihaleye çıkan idareye bırakmaktadır. İdare bu tespiti ya kendisi yapacaktır, ya da yaptıracaktır. Burada idareye bir takdir hakkı tanınmış bulunmaktadır. Madde hükmünde, işin özelliğine göre gerektiğinde tahmini bedelin veya bu bedelin hesaplanmasında kullanılacak fiyatların belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulacağı da öngörülmüştür. Ancak, madde metninde idarelerce bu tahminin hangi yöntemle yapılacağını gösteren bir kural bulunmamaktadır.
Diğer taraftan; Bakanlık Müfettişlerince valilik aracılığıyla yaptırılan kıymet takdiri sonucun-da taşınmazın değerinin 652.534.000.000 TL. olarak tespit edildiği, buna göre metrekare fiyatının tahmini bedelin üç katına yakın olduğu belirtilerek böylece tahmini bedelin düşük tutulduğu ifade edilmiş ise de, bu görüşün dayanağı olan 13.7.2000 tarihli İstimlak Takdiri Kıymet Komisyon Raporu incelendiğinde taşınmazın bulunduğu il, mahalle, cinsi, ada, parsel no.ları, yüzölçümü, gibi bilgilere yer verilmekle yetinildiği, kıymet takdirinin dayanağı ve gerekçesi olacak, önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüler vs. gibi sorulara cevap verilmeyerek, doğrudan taşınmazın değerinin belirtildiği, belirlenen değerin hangi kıstasların uygulanması suretiyle hesaplandığının anlaşılmadığı, bu haliyle söz konusu kıymet takdiri raporunun soyut nitelikte olduğu, satışa çıkarılan taşınmazın toplam değeri hakkındaki mukayeseye esas alınamayacağı anlaşılmıştır.
21.5.1999 tarihindeki katılımcı şirketlerden Yetkin A.Ş. nin metrekare başına 17.500.000 lira olmak üzere toplam 285.483.625.000 TL. fiyat teklif etmesine rağmen haddi layık görülmediği gerekçesiyle ihaleyi şirkete vermeyen ve işin pazarlığa bırakılmasına karar alan komisyona sanık katılmadığından bu işlemle ilgili olarak kendisine atfı kabil bir eylem bulunmamaktadır.
Sanık satışın pazarlığa bırakılmasına dair alınan karar gereğince, 11.6.1999 tarihinde ihale komisyonuna başkanlık etmiş, tahmini bedel 15.000.000 TL. olduğu halde satış 29.500.000 TL. birim fiyat üzerinden yapılmıştır.
Diğer yönden açılan ihalede yasal koşullara uyulduğu ve ihalenin herkesin katılımı ile gerçekleştirildiği saptanmış olup, taşınmazın Altınbaş Holding'e satışına zemin hazırlandığı iddiası da doğrulanmamıştır.
Sanığa yükletilen ve TCY.nın 240.maddesinde öngörülen görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunun maddi öğesi, memura bir hukuki düzenlemeyle verilen görevlerin karşılığı olan ve salt görevin yerine getirilebilmesi için tanınmış kamusal yetkilerin amacından saptırılarak kendisinin veya başkasının yararına veya ilgili kamu idaresinin zararına olacak şekilde kullanılmasıdır. Uygulamada, maddi öğe kapsamında, memurun yasal yetkisini aşması, yasal biçim ve yönteme uymaması, takdir yetkisini amacı dışında kullanması, ön koşullara uymaması hallerinde görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunun, diğer unsurlar da bulunduğu takdirde, oluştuğu kabul edilmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere, takdir yetkisini yasada belirlenen sınırlar içinde kullanan ve başkanı bulunduğu Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin zarara uğramasına yol açtığı belirlenemeyen sanığa yükletilen bu suçun maddi ve manevi öğelerinin oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla 4. Ceza Dairesince verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından Yargıtay C. Başsavcısının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan beraat hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Yargıtay C.Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.4.2002 gün ve 19/10 sayılı hükmünün ONANMASINA, 24.09.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy