(765 S. K. m. 59, 266) (647 S. K. m. 4)
Dava: Görevli memura hakaret suçundan sanık Galip Akdemir'in TCY.nın 266/1, 59/2 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 228.150.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02.03.2001 gün ve 856/152 sayılı hüküm, sanık vekilinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 09.04.2002 gün ve 3973-5891 sayı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığı ise 31.05.2002 gün ve 56785 sayı ile;
Müşteki Selma ilk ifadesinde kendisine hakaret edenin Murat Akdemir olduğunu ileri sürmüş, duruşmada da benzer beyanda bulunmuştur.
Tanık Önder Oktay ilk ifadesinde müşteki Selma'ya hakaret edenin Murat Akdemir olduğunu söylemiş, duruşmada ise, küfür içerikli bir söz söylediklerini anlayamadım demiştir.
Sanık baştan beri suçu kabul etmemiştir.
Müştekinin iddiası, tanık Önder Oktay'ın beyanı ve dosya içeriğine göre, müştekiye hakaret edenin sanığın kardeşi Murat Akdemir olduğu halde sanık Galip'in mahkûmiyeti cihetine gidilmiştir.
Sanık Galip'in hakaret suçunu işlediği hususunda müşteki Selma'nın bir iddiası olmayıp, tanık beyanı da bulunmadığı gibi, başkaca da hiçbir delil mevcut değildir. Bu nedenle sanığın bu suçtan beraatine karar verilmesi gerekirdi. görüşüyle itiraz yoluna başvurarak Özel Daire kararının kaldırılmasına ve Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sanığa yüklenen görevli memura hakaret suçunun sübuta erip ermediğinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
İncelenen dosya içeriğine göre;
Yakınan Selma Yığman kolluk tarafından alınan ifadesinde; gece cerrahi polikliniğindeki nöbeti esnasında başvuran Murat Akdemir adlı hastanın ilk müdahalesi yapıldıktan sonra kayıt prosedürüne itiraz amacıyla kendisine hakaret edildiğini ve acil servis kapı camı ile 1 numaradaki bankonun camlarının kırıldığını, kendi adına bu kişilerden davacı olmadığını beyan etmiştir.
Duruşmada ise, gelen yaralıya gerekli müdahaleyi yaptığını, yaralının yanında bulunan ve kardeşi olduğunu öğrendiği kişiye, giriş kağıdı alıp gelmesi gerektiğini söylediğinde bu kişinin birden hiddetlendiğini, bakmayacaksanız hastamızı verin, Bayındır'a götürelim, aşağılık kadın diye hakaret ettiğini ve dışarıya çıktıklarında cam kırılması sesleri geldiğini, şikayetçi olduğunu söylemiştir.
Diğer yakınan Önder Okay kollukta, acil servis nöbetçi şefi olduğunu, Murat Akdemir adlı hastanın, tedavisiyle ilgili kayıt prosedürüne tepki göstererek görevli pratisyen doktorlara sözlü hakaret edip takiben refakatçisi sanık Galip Akdemir ile birlikte acil servis kapısı ve 1 numaradaki banko camlarını yumruklayarak maddi zarara ve işlerin aksamasına yol açtıklarını, şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
Duruşmada ise, duyduğu gürültü üzerine çıktığında huzurda bulunan sanık Murat'ın, yanında bir kişi de olduğu halde camları kırdıklarını gördüğünü, yüksek sesle de bağırmakta olduklarını ancak küfür içerikli bir söz söylediklerini anlayamadığını, gördüğü kadarıyla bu kişilerin alkollü olduklarını, bu nedenle anlaşılmaz sözler sarfetmiş olabileceklerini söylemiştir.
Sanık Galip Akdemir kolluk tarafından alınan ifadesinde, kardeşi Murat ile birlikte tanımadıkları kişilerce darp edildiklerini, aynı gece saat 02.50 sıralarında tedavi için Numune Hastanesine gittiklerini, acil serviste kendileriyle hiç ilgilenmedikleri gibi, bir sürü azar işittiklerini, kendisinin ve kardeşinin yaralı oldukları için biran önce tedavilerinin yapılmasını istediklerini, böyle bir durumla karşılaşınca elinde olmayarak acil servis camlarını kırdığını, olaya kardeşi Murat'ın hiç karışmadığını beyan etmiştir.
Duruşmada ise kolluk ifadesini tekrar ettiğini, kimseye hakaret etmediğini, cam kırmada da herhangi bir kastı bulunmadığını, kaldı ki cama vuranın da kardeşi olduğunu, kollukta bu hususun ifadesine yanlış yazılmış olduğunu söylemiştir.
Hakkında görevli memura hakaret suçundan verilen beraat kararı ve ızrar suçundan verilen mahkumiyet kararı kesinleşen sanık Murat Akdemir kolluk tarafından alınan ifadesinde, sanık Galip gibi ifade vermiş, ancak camları kendisinin kırdığını beyan etmiş, duruşmada ise, olay tarihinde bir saldırı sonucu yaralandığını ve ağabeyi sanık Galip ile birlikte tedavi için gittikleri Numune Hastanesi acil servisinde bir saat beklemelerine rağmen herhangi bir tedavi görme-meleri nedeniyle doktorlar ile tartıştıklarını, ancak küfür etmediğini, bu arada kızgınlıkla dirseğiyle vurduğu camın kırıldığını söylemiştir.
Bütün bu bilgi ve belgeler bir arada ele alınıp değerlendirildiğinde;
Olayı doğrudan gören bir tanık yoktur. Yakınan, görevli doktor olup, sanığa iftirada bulunması için dosyaya yansıyan bir neden bulunmamaktadır. Kaldı ki, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazında ileri sürülenin aksine duruşmada çok açık bir şekilde kendisine aşağılık kadın diye hakaret edenin, yaralının yanında bulunan kardeşi yani, sanık Galip olduğunu beyan etmiştir. Sanık ise aşamalarda çelişkili anlatımlarda bulunmuş, hazırlık aşamasında kolluk tarafından alınan ifadesinde yakınan ile arasındaki tartışmayı ve camları kırdığını doğrulayıp kardeşi olan diğer sanığın olaya hiç karışmadığını belirttiği halde, duruşmada bu kez kendisinin olaya karışmadığını, camları kıranın da kardeşi olduğunu söylemiştir. Bu çelişkili beyan ve savunmalarına itibar edilmesi olanağı yoktur. O halde iddia ve savunmayı değerlendirip, iddiayı samimi bularak itibar eden ve dosya kapsamına uygun biçimde sanığın cezalandırılmasına karar veren Yerel Mahkeme hükmünde ve bu hükmü onayan Özel Daire kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu itibarla Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy