(765 S. K. m. 163, 257, 258, 333) (1412 S. K. m. 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371, 372) (1918 S. K. m. 56, 57)
Dava: Sanık Vahit Alper'in motor şase numarasını değiştirmek suretiyle mühür taklidi suçundan beraatına ilişkin Karabük Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.03.2001 gün ve 689/158 sayılı hüküm, katılma istemi reddolunan Gümrük Müdürlüğü vekilince temyiz olunmakla dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 01.07.2002 gün ve 8931/12033 sayı ile,
Sanığın yabancı marka Tır aracını satacağı sırada motor ve şase numaralarının orijinal olmadığı iddiasıyla dava açılması karşısında, eylemin kaçakçılık suçunu oluşturabileceği, suçtan zarar görme olasılığı dolayısıyla gümrük idaresinin davaya katılmasına karar verilmesi gerekirken, iddianamedeki sevk maddesine bağlı kalınıp mühür taklidi suçundan gümrük idaresinin davaya katılma isteğinin reddine karar verilmesi isabetsizliğinden oyçokluğuyla bozulmuştur.
Yargıtay C.Başsavcılığı ise 17.07.2002 gün ve 50180 sayı ile; CK. nun 257. maddesinde hükmün mevzuu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir.
Suç olarak resmi mührü taklit etme nitelendirilmesi yapılan Karabük C. Başsavcılığının 02.11.1999 gün ve 633 sayılı iddianamesinde özetle; sanığın 1992 yılında Turan Saral vasıtası ile satın aldığı ve satış sözleşmesinin akdedildiği güne kadar yapılan işlemlerde Tırın motor numarası 816786 olarak gözüktüğü halde, söz konusu Tırı satarken düzenlenen sözleşmede motor numarasının 916786 olarak gösterildiği ve böylece sanığın üzerine atılı "motor numarasını değiştirmek suretiyle mühür taklidi suçunu işlediği iddiasıyla, TCK. nun 333. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Davanın dayanağını oluşturan bu iddianamede, söz konusu Tır aracının ya da motorunun yurda kaçak olarak sokulduğuna ve kaçakçılık suçu işlendiğine dair CK. nun 163/2. maddesinde açıklanan biçimde bir isnattan söz edilmemektedir.
Diğer taraftan iddianamede gösterilen suçun kaçakçılık suçuna dönüşmesinin mümkün olmaması karşısında, CK. nun 258. maddesi uyarınca değişen suç vasfına göre ek savunma hakkı verilip yargılamanın bu suça göre yapılmasının söz konusu olamayacağı, dolayısıyla davaya katılma talebinde bulunan gümrük idaresinin sanığa yükletilen suçtan zarar görmesinin de ileri sürülemeyeceği cihetle, mahkemece verilen katılma isteminin reddine ilişkin kararda yasaya herhangi bir aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla hükmü temyize yetkisi bulunmayan Karabük Gümrük Müdürlüğü vekillerinin temyiz isteğinin reddine karar verilmelidir. görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurularak, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Ceza Genel Kurulu Kararı
Sanığın motor şase numarasını değiştirmek suretiyle mühür taklidi suçundan beraatına karar verilen olayda, Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, Gümrük İdaresinin bu davaya katılmasının olanaklı olup, olmadığı noktasında toplanmaktadır.
CYUY. nın 365-372. maddelerinde, suçtan zarar gören her şahsın, son soruşturma aşamasında kamu davasına katılabileceği, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine ilişkin Yasanın 57. maddesinde ise; 56. maddede yazılı suçlar hakkında ait olduğu idarelerin memurları tarafından düzenlenecek zabıt varakaları ve tahkikat evrakının gerekli takiplerin yapılması için müzekkere ile C.Savcılığına verileceği, idare memurlarının bu müzekkere ile katılan sıfatını alacakları, hükümlerine yer verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda;
Sanık Vahit Alper'in, Scanıa Vabis marka tır aracının motor şase numarasını değiştirmek suretiyle mühür taklidi suçunu işlediği iddiasıyla TCY. nın 333. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, Gümrük Müdürlüğünün katılma istemi, sanığın yargılanmakta olduğu suçun kaçakçılık olmayıp, motor numarasını değiştirmek olduğu, Gümrük Müdürlüğünün bu suçtan zarar görme olasılığı bulunmadığı gerekçesi ile red olunmuştur.
Emniyet Müdürlüğünce, Karabük Gümrük Müdürlüğüne 07.10.1999 tarihinde müracaat edilerek, yasal olmayan yollardan yurda kaçak tır sokmak ve sahte evraklarla tescil ettirmek olayı ile ilgili yapılan çalışmalar neticesinde, içlerinde suça konu 34 CKP 19 plakadan 78 AN 582 plakaya tescil edilen Scanıa Vabis marka tır aracının da yer aldığı, aracın tahkikata esas olmak üzere zapt edildiği bildirilerek, gerekli yasal işlemin yapılması istenilmiştir.
Karabük Gümrük Müdürlüğü'nce yapılan araştırma sonunda, suça konu araç maliki Emine Durdu hakkında, yurda kaçak tır sokmak ve sahte evrakla tescil ettirmek iddiası ile 1918 sayılı Yasanın 20. maddesi uyarınca müdahale müzekkeresi verilmiştir.
Yerel Mahkemece; mühür taklidi suçundan dava açıldığı belirtilerek, Gümrük idaresinin katılma istemi red olunmuş ise de; Gümrük idaresince suça konu tırın yurda kaçak yollarla sokularak, sahte evraklarla tescil ettirildiği, dolayısıyla motor şase numarasının değiştirilmesi eyleminin kaçakçılığı kolaylaştırmak amacıyla işlendiği iddia olunmaktadır. Bu eylemden Gümrük İdaresinin zarar göreceği açıktır. Kaçakçılık suçundan ayrıca bir dava açılma olanağının bulunması, Gümrük idaresinin bu davaya katılmasına engel değildir.
Gümrük İdaresinin, mühür taklidi suçundan açılan kamu davasına katılma hakkı bulunduğundan, katılma isteminin reddine karar verilmesi yasaya aykırıdır. Bu itibarla, Özel Daire bozması yerinde olup, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan iki kurul üyesi, kaçakçılık suçundan açılacak davaya Gümrük İdaresinin katılmasının olanaklı bulunduğu ancak, mühür taklidi suçundan açılan davada zarar görmesi söz konusu olmadığından itirazın kabulü gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının REDDİNE, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 15.10.2002 günü yasal oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy