(765 S. K. m. 230) (2559 S. K. m. 17)
Dava: Görevi savsama suçundan sanık Hakim Günay Esen'in beraatine ilişkin Kırşehir Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.06.2000 gün ve 45/359 sayılı hüküm C.Savcısı tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 04.12.2001 gün ve 13394/15682 sayı ile;
Karakol amiri olan sanığın, gözaltına alınan kişinin bilgi toplama merkezinden sorulup aranan kişilerden olup olmadığının araştırılması talimatını vermemesi nedeniyle, serbest bırakılarak firar eden kişinin daha sonra cinayet suçundan arandığının anlaşılması karşısında; sanığın Bilgi Toplama Yönergesi ve Polis Salahiyet Kanununun 17. maddesine aykırı hareket ettiği ve eylemin T.C.Y.nın 230. maddesine girdiği gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme 06.06.2002 gün ve 125/488 sayı ile; Sanık Hakim Günay Esen her ne kadar olay tarihinde Kırşehir Terme Polis Karakolu amiri ise de, görev saatlerinin 11.00 ile 23.00 arası olarak düzenlendiği, somut olayın ise, gece saat 01.30 sıralarında meydana geldiği, burada bıçaklamadan dolayı Durmuş Perktaş isimli kişinin gözaltına alınmasını öğrendiğinde karakol nöbetçisine olayı nöbetçi C.Savcısına bildirmesini söylediği, ayrıca diğer eksikliklerin de ikmal edilmesini istediği, fakat gözaltındaki bu kişinin bırakılması konusunda emir vermediği, günün nöbetçi savcısının talimatı üzerine Durmuş Perktaş'ın bırakıldığı, isnat edilen suçtaki aykırı davranış ve suç tipi olarak öngörülen gözaltına alınan kişilerin GBT sorgusunun o anda karakoldaki adli işlemleri yapan görevlinin yapması gereken rutin bir iş olup, mutlaka görev başında olmayan amir tarafından yapılması gereken bir iş olmadığı, zaten karakol nöbetçisinin emniyetteki gerekli birimi aradığında telefonun meşgul düştüğü, belirtilen eksikliğin sanığın davranış ve sorumluluğu ile doğrudan bağlantılı olmadığı gerekçesi ile beraate ilişkin önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de C.Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C. Başsavcılığının bozma isteyen 03.10.2002 gün ve 136631 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın görevi savsama suçundan beraatine karar verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, yüklenen suçun oluşup oluşmadığına ilişkindir.
İnceleme konusu olayda;
Komiser rütbesi ile Kırşehir Emniyet Müdürlüğüne bağlı Terme Polis Karakol amiri olarak görev yapan sanık Hakim Günay Esen'in 01.05.1999 günü saat 24.00'e kadar karakolda bulunduktan sonra istirahat için evine gittiği, aynı gece 01.30 sıralarında Bağbaşı mahallesinde bir evde yaralama olayı olduğunun bildirilmesi üzerine devriye ekibinin bıçakla basit biçimde yaralanan mağdur Metin Perktaş'ı hastaneye götürüp tedavisini yaptırarak raporunu aldırdığı, olaya karıştıkları iddiasıyla mağdurun kayınbiraderi Sedat ile kayınpederi Durmuş'u da gözaltına alarak karakola getirdikleri, üst aramalarını yaptıkları ve suç aleti bıçağı bularak el koydukları, karakol nöbetçisi olan polis memuru Metin Yüksel'in karakol amiri olan sanığı evinden telefonla arayarak olay hakkında bilgi verdiği, sanığın da gerekli işlemleri yaparak sonucundan bilgi vermeleri konusunda genel nitelikli bir talimat verdiği, bundan sonra gözaltına alınan iki kişinin raporlarının aldırıldığı, mağdurun ifadesine başvurulduğu, bıçaklama olayının sanığı olarak bildirilen sanık Sedat'ın yaşının küçük olması nedeniyle ifadesinin alınamadığına dair tutanak düzenlendiği, yumrukla basit etkili eylemde bulunduğu iddia edilen mağdurun kayınpederi sanık Durmuş Perktaş'ın ifadesine başvurulduğu, ancak GBT kısmındaki görevlilerin gündüz mesai saatleri içinde bürolarında görev yapmaları, mesaiden sonra ise telefonla bilgi sorulması üzerine büroya gelip bilgisayar sorgulaması yapmaları nedeniyle, gözaltındaki iki şahsın aranan kişilerden olup olmadığının karakoldaki görevlilerce sorulmadığı, bundan sonra karakol nöbetçisi Metin Yüksel'in saat 02.30 sıralarında yeniden karakol amiri sanığın evine telefon edip işlemlerin bittiğini bildirdiği, sanığın da nöbetçi C.Savcısı ile görüşerek onun emrine göre hareket etmeleri talimatını verdiği, bunun üzerine karakol nöbetçisinin C.Savcısını arayarak akrabalar arasında geçen olayı ve yapılan işlemleri anlattığı, onun emri üzerine de Sedat ve Durmuş Perktaş isimli sanıkları birinin ablası diğerinin kızı olan Bahriye Ergin'e sabah karakolda hazır bulundurmak üzere tutanakla teslim ettiği, 08.00 sıralarında karakola gelen sanığın yeni karakol nöbetçisi ile görüşerek evrakı incelediği, bu arada 09.00'da etkili eylem sanıklarından Sedat'ın karakola geldiği, Durmuş Perktaş'ın ise gelmediği, bunun üzerine karakol amiri sanığın Durmuş Perktaş'ın kaldığı eve ekip gönderdiği ancak firar ettiğinin belirlendiği, adı geçenlerin aranıp aranmadığı GBT kısmından yazı ile sorulduğunda firar eden Durmuş Perktaş'ın bir adam öldürme suçu nedeniyle Mersin Emniyet Müdürlüğü'nce arandığının bildirildiği, sanığın ikrarı, tanık anlatımları, düzenlenen tutanaklar ve yapılan yazışmalar gibi kanıtlardan anlaşılmaktadır.
2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Yasası'nın 17. maddesinin 2261 sayılı Yasa ile eklenen 2. ve devamı fıkralarına göre;
Polis suç işlenmesini önlemek veya işlenmiş suçların faillerini ele geçirmek için kişilerden (kendinin polis olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra) kimliğini sorabilir.
Bu istem karşısında herkes nüfus hüviyet cüzdanı, pasaport veya resmi bir belgeyi göstererek kimliğini belirlemek zorundadır.
Kimliğini bir belge ile veya polisçe tanınmış kişilerin tanıklığı ile ispat edemeyenler ve gösterdikleri belgenin doğruluğundan şüphe edilen kişiler, aranan kişilerden olup olmadıkları anlaşıncaya kadar veya gerçek kimliği ortaya çıkıncaya kadar yirmidört saati geçmemek üzere polisçe gözaltına alınabilirler. Bu kişilere kimliğini ispatlamaları hususunda gerekli kolaylık gösterilir.
Görüleceği üzere anılan maddede belirtilen gözaltına alabilme yetkisi ihtiyari olup, bu yetkinin kullanılabilmesi için polisin yasada belirtilen amaçlarla ve yöntemle kimlik sorması, buna mukabil kişinin kimliğini bir belge veya polisçe tanınmış kişilerin tanıklığı ile ispatlayamaması veya gösterdiği belgenin doğruluğundan şüphe edilmesi gerekir.
Oysa somut olayda hakkında basit etkili eylem suçundan şikayet bulunan Durmuş Perktaş isimli şahıs nüfus cüzdanını ibraz etmiş, karakoldaki ifadesine ilişkin tutanak buradaki bilgilerden yararlanılarak düzenlenmiş, ayrıca olayın mağduru, diğer sanığı ve teslim edildiği kızı tarafından kimliği doğrulanmış, kaldı ki başka suçtan arandığı dahi ibraz ettiği kimlikte yer alan bilgiler sayesinde öğrenilebilmiştir. Bu nedenle kimliğini ibraz eden, tanıklıkla kanıtlayan Durmuş Perktaş'ın ibraz ettiği belgeden kuşku duyulmasını gerektiren başka da bir neden bulunmaması dikkate alındığında, adıgeçen yönünden 2559 sayılı PVSY'nın 17. maddesi uyarınca işlem yapılabilmesi koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.
Kaçakçılık İstihbarat Harekat ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığının, Bilgi Toplama İş ve İşlemleri ile Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı Bünyesindeki Bilgi Toplama Büro ve Kısımlarının Görev, Yetki ve Sorumlulukları Yönergesinin Adli Tahkikatlar başlığını taşıyan 17. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde;
a- Güvenlik kuvvetlerince yapılan adli tahkikatlarda; sanık yakalandığında adli makamlara teslim edilmeden önce, bilgisayar ortamında şahsın sorgulaması yapılır. Varsa alınan bilgiler, hazırlık soruşturma dosyasına ilave edildikten sonra adli makamlara sevk edilir.
b- Bilgisayar ortamında yapılan sorgulamada, şahsın başka yer güvenlik kuvvetlerince arananlardan olduğu tespit edildiğinde, arayan makama bilgi verilmekle birlikte, adli merciye de (a) fıkrasındaki anılan soruşturma dosyasına bu husus işlenerek adli merciin de bilgisine sunulması sağlanır. hükümleri mevcuttur.
Öte yandan, Kırşehir Emniyet Müdürlüğü'nce çıkartılan ve ilgili birimlere dağıtımı yapılan 03.05.1994 günlü tamimde, karakol amirlerinin 11.00 ile 23.00 saatleri arasında bizzat karakolda bulunmaları gerektiği bildirilmiştir.
Polisin Disiplinine, Merasim ve Topluluklardaki Rolüne ve Polis Karakolları Teşkilatı ile Vazifelerine Dair Talimatnamenin 3. Kısmının 5. Faslında yer alan Karakol Amirlerinin Umumi Vazifeleri başlıklı 134. maddesinde ise; karakol amirlerinin, disiplin, idari, adli ve büro olmak üzere dört kısma ayrılan genel nitelikteki görevleri ayrıntılı biçimde açıklanmış, yine talimatnamenin 7. Faslının Karakol Nöbetçilerinin Vazifeleri başlıklı 145. maddesinde; Karakol nöbetçisi karakol amirinin bulunmadığı zamanlarda onun tabii vekilidir. hükmüne yer verilmiş, 146 ila 154. maddelerinde de karakol nöbetçisinin diğer yetki ve sorumlulukları düzenlenmiştir.
Açıklanan mevzuat ve genelge ışığında somut olayı değerlendirecek olursak;
Polis Karakol amiri olan sanığın 11.00 ile 23.00 saatleri arasında görevli olarak karakolda bulunduğu, bundan sonra evine gidip istirahate çekildiği, aynı gün 19.00 - 08.00 saatleri arasında polis memuru Metin Yüksel'in karakol nöbetçisi olarak görevli olduğu, gece 01.30 sıralarında etkili eylem suçu nedeniyle karakola getirilen kişilerin üstlerinin aranıp tutanak düzenlendiği, suç aletine el konulduğu, olayın mağdur ve sanıklarının raporlarının aldırılıp ifadelerine başvurulduğu, buna karşın sanıkların aranan kişilerden olup olmadığı GBT kısmından sorulmadan nöbetçi C. Savcısına olayla ilgili bilgi verilip onun emri üzerine sabah karakolda hazır bulundurulmak şartıyla yakınlarına teslim edilmeleri nedeniyle, esasen bir adam öldürme suçu nedeniyle Mersin Emniyet Müdürlüğü'nce aranan Durmuş Perktaş isimli şahsın karakola gelmeyip kaçmasına neden olunduğu anlaşılmaktadır.
Karakol amiri olan sanık, görevi bitip istirahate çekildikten sonra olayla ilgili olarak kendisine bilgi verildiğinde işlemlerin tamamlanıp kendisine yeniden bilgi verilmesini istemiş, karakol nöbetçisinin gözetiminde yürütülen hazırlık tahkikatına ilişkin işlemler tamamlanıp bu husus kendisine bildirildiğinde bu kez nöbetçi C.Savcısına bilgi verilmesini ve onun emrine göre işlem yapılmasını istemiştir. Karakol amirinin gerekli işlemlerin yapılması yolundaki genel talimatı üzerine karakol görevlilerince yapılan işlemler etkili eylem suçlarında gerçekleştirilen olağan işlemler olduğu gibi, Bilgi Toplama Yönergesine göre, adli soruşturma nedeniyle yakalanan kişilerin aranan kişilerden olup olmadıklarının araştırılması da bu hususta ayrıca ve özellikle bir emir verilmesini gerektirmeyen, rutin olarak yapılması gereken işlemlerdendir. Kaldı ki, karakol amirinin istirahatli bulunduğu sırada onun tabii vekili olan karakol nöbetçisi de ayrı bir talimata gerek olmaksızın bu işlemi yapmakla ödevli ve yetkilidir.
Bu itibarla, olayda görevi savsama özel kastı bulunmayan karakol amiri sanığın yüklenen suçtan beraatine ilişkin Yerel Mahkeme direnme hükmü isabetli olup onanmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan bir kısım kurul üyesi ise; Özel Daire bozma ilamının haklı nedenlere dayandığını ileri sürerek direnme hükmünün bozulması gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün ONANMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2002 günü tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy