(765 S. K. m. 276) (2004 S. K. m. 106, 107, 108, 109, 110) (5237 S. K. m. 289)
Yedieminlik görevini kötüye kullanmak suçundan sanık AG.'in TCY.nın 276/1, 647. sayılı. Yasanın 4. maddeleri uyarınca 365.040.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve bu cezasının 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin Senirkent Asliye Ceza Mahkemesince 30.03.2000 gün ve 5-14 sayı ile verilen hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 19.09.2001 gün ve 9444-10 160 sayı ile;
"1- Davaya ve hükme dayanak yapılan işlemleri içeren 30.3.2000 tarihli oturumu belgeleyen tutanağın ikinci sayfasının tutanak yazmanınca imzalanmayarak belgelendirilmemesi,
2- Haciz tarihinden itibaren yasal süre olan bir yıl içinde satış isteğinde bulunulmaması halinde icra ve İflas Yasasının 106-110 maddeleri uyarınca haczin kalkacağı ve suçun hukuka aykırılık öğesinin oluşmayacağı gözetilerek, yedieminlik yükümlülüğüne uymama suçunun oluşup oluşmadığının belirlenmesi yönünden bu hususun araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması" isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 24.01.2002 gün ve 141-5 sayı ile; (1) nolu bozma nedenine uyarak gereğini yerine getirmiş, (2) nolu bozma nedeni yönünden ise;
"1999/104 talimat sayılı icra dosyasında haczin 8.10.1999 tarihinde yapıldığı, satış talebinde ise 9 .11.1999 tarihinde bulunulduğu, satışın da 11.1.2000 tarihinde yapıldığı, BY.nın 106 ve 11. maddeleri uyarınca hacizden itibaren yasal süre olan bir yıllık süre içerisinde satış isteğinde bulunulduğu" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu kararın da sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının "onama" istekli 14.1 1.2002 günlü tebliğ namesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın yedieminlik görevini kötüye kullanmak suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, haciz tarihinden itibaren yasal süre içinde satış istenmiş olup olmadığının belirlenmesi bakımından soruşturmanın genişletilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
İncelenen dosya içeriğine göre;
Senirkent İcra Müdürlüğü 11.01.2000 günlü yazı ile sanık hakkında yedieminlik görevini yerine getirmediğinden bahisle suç duyurusunda bulunulurken, haczin 08.10.1999 tarihinde yapıldığı ve 30.11.1999 tarihinde de satış istendiği hususu vurgulanmıştır.
Senirkent İcra Müdürlüğünün 1999/104 talimat sayılı takip dosyasının incelenmesinde;
Antalya 1. İcra Müdürlüğünce 24.09.1999 günlü talimat yazısı ile alacaklı YK.B. AŞ.nin borçlu R.G.'den alacağı için yürütülen takip gereğince, borçlunun adresinde borca yeterli taşınmaz mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczedilmesi ve haciz tutanağının bir örneğinin gönderilmesi istenmiş olup, Senirkent İcra Müdürlüğünce 08.10.1999 tarihinde borçlu R.G.'in, Senirkent ilçesi Büyük Kabaca kasabasında bulunan işyerinde televizyon, buzdolabı, masa, sandalye ve bilardo masası gibi menkul eşyasının haczedilip, alacaklı vekilinin talebi ile borçlunun babası A.G.'e yediemin olarak teslim edildiği ve yedieminliğin cezai ve hukuki sorumluluğunun sanık A.G.'e anlatıldığı;
Antalya 1. İcra Müdürlüğünce bu kez 30.11.1999 günlü yazı ile borçlunun haczedilen mallarının satışına karar verildiğinden, mahcuz malların satışının gerçekleştirilerek bilgi verilmesinin istendiği;
Senirkent İcra Müdürlüğünce 13.12. i 999 tarihinde, hacizli menkul malların 11.01.2000 tarihinde satışına ilişkin karar alınarak gerekli ilanların yapıldığı ve menkulün açık artırma ilanı ile mahcuz malların satış gün ve saatinde satış yerinde hazır bulundurulması, aksi takdirde hakkında yedieminlik görevini suistimal suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulacağı ihtarını içeren muhtıranın sanık A.G.'e 17.12.1999 tarihinde bizzat tebliğ edildiği;
1.01.2000 tarihinde düzenlenen tutanağa göre, satış yerinde satış saatinin sonuna kadar beklenmesine rağmen yediemin tarafından hacizli menkul malların getirilmemesi nedeniyle satışın düşürülmesine, yediemin hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Görüldüğü gibi 08.10.1999 tarihinde uygulanan hacizden sonra yasal bir yıllık süre içerisinde 30.11.1999 tarihinde satış talebinde bulunulduğu açıktır. O halde Yerel Mahkemenin cezalandırma kararı ve direnme gerekçesi yasaya uygun ve isabetlidir.
Bu itibarla diğer yönleri de usul ve yasaya uygun olan Yerel Mahkeme direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün ANANMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 17.12.2002 tarihinde tebliğ namedeki isteme uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy