(765 S. K. m. 188, 191, 240, 298, 383) (647 S. K. m. 4) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Zorlama suçundan sanık Şuayip Ünlü'nün TCY'nın 188/1, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 3.320.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ilişkin Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.02.1999 gün ve 1022/32 sayılı hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 15.05.2000 gün ve 3367/4115 sayı ile;
Sanığın bilgisi dışında parasını alan eşini evini terk için tehdit etmesinin sanık açısından haklı bir sebep olduğu ve T.C.Y.nın 191/1. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasanın 188/1. maddesiyle hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme 19.09.2000 gün ve 627/667 sayı ile; evine bakmadığı anlaşılan sanığın parasının bir bölümünün eşi olan şikayetçi tarafından alınmasının sanığa yönelik haksız bir davranış olmadığı gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de süresi içinde C.Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C. Başsavcılığının 11.01.2002 günlü bozma isteyen tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığın eşi olan şikayetçiye yönelik piçlerini al, bu evi terket, yoksa seni öldürürüm biçimindeki sözlerinin TCY'nın 191/1. maddesinde yazılı tehdit suçunu mu yoksa 188/1. maddesinde öngörülen zorlama suçunu mu oluşturduğuna ilişkindir.
Ancak, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmeden önce sanığın hukuki durumunun 22.12.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4616 sayılı Yasa ile bu Yasanın bir kısım hükümlerini iptal eden Anayasa Mahkemesinin, 27.10.2001 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 18.07.2001 gün ve 4/332 sayılı kararı kapsamında ele alınarak belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 4. bendinde; 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili Yasa maddesinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı davanın açılması veya kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ilişkin kurallar düzenlenmiş, 5, 6, 7, 8 ve 9 uncu bentlerinde ise bu Yasanın uygulanması olanağı bulunmayan suçlara ve koşullara yer verilmiştir.
Yasadaki bazı düzenlemelerin Anayasaya aykırı olduğunun ileri sürülmesi üzerine, Anayasa Mahkemesince, 18.07.2001 gün ve 4/332 sayılı karar ile; 4616 sayılı Yasanın 1 inci maddesi 2 nci bendinin kısmen, 5 nci bendinin TCY.nın 188, 191, 240, 298 ve 383 üncü maddeler yönünden, 4, 6, 7 ve 9 uncu bentlerindeki düzenlemelerin ise tümüyle Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, 2, 4 ve 9 uncu bentlerdeki iptal edilen kuralların doğuracağı hukuksal boşluk kamu düzenini tehdit ve kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, bu bentlere ilişkin iptal hükmünün kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Sanığın 24.09.1998 tarihinde işlediği kabul olunan eylemi Yerel Mahkeme nitelendirmesine göre TCY'nın 188/1. maddesinde yazılı zorlama suçunu, Özel Daire nitelendirmesine göre TCY'nın 191/1. maddesinde öngörülen tehdit suçunu oluşturmakta olup, her iki suç Anayasa Mahkemesinin anılan kararı ile 4616 sayılı Yasanın 1 inci maddesinin 5 inci bendinde sayılan kapsam dışı suçlar arasından çıkarılmıştır.
Bu itibarla, sanığa yüklenen ve gerek Yerel Mahkeme gerekse Özel Dairece oluştuğu kabul edilen suçların vasıf ve niteliğine, eylemin 23 Nisan 1999 tarihinden önce gerçekleştirilmiş olmasına, tehdit ve zorlama suçlarının Anayasa Mahkemesince kapsam dışı suçlar arasından çıkarılmış bulunmasına göre, aynı maddenin 4 üncü bendine ilişkin iptal hükmünün kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceği de nazara alındığında, davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine yer olup olmadığının Yerel Mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan, direnme hükmünün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün sair yönleri incelenmeksizin öncelikle 4616 sayılı Yasa uyarınca değerlendirme yapılmak üzere BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.01.2002 günü tebliğnamedeki isteme uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy