(1412 S. K. m. 223, 253, 299) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçundan sanık N. hakkında yargılama yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesince 22.11.2001 gün ve 10-42 sayı ile 4616 Sayılı Yasanın 1. maddesinin 4. bendi gereğince kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı sanıklar tarafından yasa yoluna başvurulması üzerine dosya, Yargıtay 5. Ceza Dairesine ve özel dairece birinci başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Olay tarihinde K. Hâkimi olan sanık N.'nin, 1995 yılında yapılan müfettiş tavsiyelerine ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin konuya ilişkin emsal kararlarına karşın, 1997 yılında toplam yedi dosyada İmar Yasası'ndaki yasaklayıcı hükmü göz ardı ederek karar verdiği, bu suretle imar görmeyen yerlerdeki taşınmazlarda muvazaalı olarak gerçekleştirilen icra takipleri sonucunda bu taşınmazların hisselere bölünerek tapuya tescilini gerçekleştirdiği iddiası ve TCY'nın 240. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan davada, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nce 4616 Sayılı Yasanın 1. maddesinin 4. bendi uyarınca davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilmiştir.
Sanık, yargılamaya devamla beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle anılan karara karşı yasa yoluna başvurmuştur.
Sanığın başvurusu yargılamanın sürdürülerek hakkında beraate ilişkin nihai hüküm kurulması gerektiğine yönelik olup, yargılamaya konu suçun 4616 Sayılı Yasa kapsamında olmadığı ya da öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle 10 yıldan fazla özgürlüğü bağlayıcı ceza gerektiren bir suç olduğuna ilişkin de değildir.
Ceza Genel Kurulu'nun 27.2.2001 gün ve 25/33 sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, muhakemenin yapılmasını koşula bağlayan ve gerçekleşinceye kadar usuli işlemlerin durdurulmasını gerektiren ve CYUY'nın 253. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen duruma uygun kararlardır. Davayı sonuçlandırmayan ve nihai hükümden önce verilip, mahkemenin dava ile olan bağlantısını kesmeyen, ancak kanıt değerlendirmesi yaparak nihai hükme ulaşma olanağını kaldıran bu tür kararların temyizi olanaklı değildir.
17.12.1930 gün ve 23/31 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, CYUY'nın 223 ve 253. maddeleri gereğince verilen duruşmanın tatili kararlarının, usuli işlemleri durdurmaktan ibaret, nihai hüküm niteliğinde bulunmayan ve dolayısıyla ancak itirazı kabil kararlar olduğu kabul edilmiştir. O halde sanıkların yasa yolu başvurusu "itiraz" niteliğinde olup, CYUY.'nın 299. maddesinin 1. fıkrasının 4/c bendi uyarınca bu başvuruyu inceleme görevi, kararı veren Yargıtay 4. Ceza Dairesini sıra numarası bakımından takip eden 5. Ceza Dairesine aittir. Bu itibarla dosyanın, inceleme yapılmak üzere bu daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenle sanık N.'nin yasa yolu başvurusu "itiraz" niteliğinde olduğundan dosyanın bu hususta inceleme yapmakla görevli Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 5.3.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy