(1412 S. K. m. 326)
Dava: Cebri irtikaba eksik kalkışma suçundan sanıklar Erdoğan Aslan ile Fahrettin Çelik'in beraatlerine ilişkin İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.12.1999 gün ve 54-223 sayılı hüküm C. Savcısı tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 5.Ceza Dairesince 21.12.2000 gün ve 7104-7353 sayı ile;
İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğünde polis memuru olan sanık Erdoğan'ın, memur ol-mayan arkadaşı sanık Fahrettin'le gittikleri gece kulübünde tanışıp, para karşılığı cinsel ilişkide bulunmak için anlaştıkları yabancı uyruklu müştekilerle Taksim'den, Kumburgaz'a giderlerken yabancılar şubesinin bulunduğu Gayrettepe'ye geldiklerinde, (sanık Fahrettin'in ayrıca kendisine komiser süsü vererek) Biz polisiz 500 Dolar vereceksiniz, yoksa sizi yabancılar şubesine götürüp teslim ederiz, sınır dışı edilirsiniz demek suretiyle baskı altına alarak haksız yarar teminine kalkıştıkları, para vermek düşüncesinde olmayan müştekilerin kurtulmak amacıyla, sanıklara peşin aldıkları 60.000.000 lira ile pasaportlarını verdikleri ve evde para var uğrayıp alalım dedikleri, oturdukları apartmana geldiklerinde, karşılaştıkları komşuları polis memuru tanık Özkan'a konuyu anlatmaları üzerine sanıkların yakalandıkları, pasaportların da sanık Erdoğan'ın üzerinde çıktığı, tüm kanıtlar ve dosya kapsamından anlaşılmasına göre, sanık Erdoğan'ın memuriyet sıfat ve kudretini kötüye kullanmak, sanık Fahrettin'in ise diğer sanıkla fikir ve irade birliği içerisinde ve kendisine komiser süsü vermek suretiyle, müştekileri yabancılar şubesine teslim edecekleri baskısı altında yarar sağlamaya kalkışmak biçiminde gelişen eylemlerinin TCK. nun 64. maddesi delaletiyle TCK. nun 209/1, 61. maddelerinde yasaklanan suçu oluşturduğu halde, yazılı şekilde beraetlerine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme 4.12.2001 gün ve 44-397 sayı ile;
Mağdureler hayat kadını olup, Kazakistan'dan gelmişler, birisi bir Türk'le evli olmasına rağmen olaydan sonra bulunamamışlar, bu sebeple son soruşturma safhasında ifadeleri alınamamıştır.
Mağdurelerin komşuları olan tanık Özkan Özer'in geçici olarak görevden uzaklaştırılan bir polis olduğu ve İstanbul 5. Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden celp edilen evraklarından Kısmetim 1 isimli gemi ile 383 tanesi yabancı uyruklu olmak üzere 449 kişiyi yurt dışına para karşılığında kaçıran teşekkül içinde varlığının kabulü ile hakkında dava açılan, tutuklanan bir şahıs olup hakkında davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Bu dava muhtevası dahi; görevden uzaklaştırılan tanığın yabancı uyruklu kaçak kişilerle ilişkisi olduğunu bu cümleden olmak üzere fuhuş yapan mağdurelerle de sırf komşuluk yakınlığı dışında başka türlü bağlarının da bulunabileceği ihtimalini akla getirmektedir. Komşusu olan mağdureleri himaye edip hayat kadını olarak çalışan mağdureler üzerinden kazanç sağlaması da muhtemel olabileceği gibi evinde de yabancı uyruklu bir kadınla yaşamakta olan bu kişinin para yüzünden çıkan anlaşmazlığı karakola intikal ettirip başka bir şekle dönüştürme gayreti içinde bulunması da pek muhtemeldir.
İşte bu tanık, mağdurelerin mücerret iddiaları dışında olayı teyit eden ve Yargıtay Ceza Dairesi tarafından da ifadesine itibar edilen tek tanıktır. Ancak tanığın yukarıda sergilenen ahvali kendisinin inanılır tanık olma niteliğini zaafa uğratmaktadır.
Tanık Christina Ertokuş, tanık Özkan Özer'le aynı evde oturup yaşayan yabancı uyruklu bir kadındır. Mağdurelerden duyduklarını nakletmiştir.
Bidayetten beri atılı suçu inkar ederek para hususunda anlaşamadıkları için mağdureler tarafından iftiraya maruz kaldıkları yolundaki savunmaları nazara alınarak, irtikap suçunu işledikleri hususunda somut ve her türlü şüpheden ari delil elde edilemeyen sanıkların, kişilikleri yukarıda sergilenen mağdurelerin mücerret ve çelişkili iddiaları ile yine kişiliği belgelerle tesbit edilen tanık Özkan Özer'in mağdurelerin beyanlarını teyit eden ifadesi ile mahkûmiyetleri yoluna gitmek hak ve nasafet kaidelerine uygun görülmediğinden mahkememiz çoğunluğunca eski kararda direnilmesi gerekmiştir. gerekçesiyle mahkemenin bir üyesinin suçun sabit olduğu yolundaki karşı oyu ve oyçokluğuyla önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de C. Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C. Başsavcılığının 19.6.2002 günlü bozma isteyen tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu,gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Cebre irtikaba eksik kalkışma suçundan sanık Erdoğan Aslan ile Fahrettin Çelik'in beraatlerine ilişkin hükmün Özel Dairece suçun sübuta erdiği belirtilerek bozulduğu, bozma sonrasında sanıklardan Erdoğan Aslan'ın, bozma ilamında sözü edilen tanık polis memuru Özkan Özel'in, babası ile avukatının önünde kendilerinden altı yüz milyon lira isteyerek pazarlığa giriştiğini, olumsuz kişiliği nedeniyle beyanına itibar edilemeyeceğini ileri sürerek, 19.6.2001 günlü duruşmada da bu kişi hakkında İstanbul 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 2001/148 esasında kayıtlı bir dava bulunduğunu bildirmesi üzerine Yerel Mahkemece bu dava dosyasının getirtilerek incelendiği, iddianame ve sorgu tutanak fotokopilerinin bu dosya içerisine konulduğu, direnme kararının üçüncü sayfasında da bu olgular tartışılarak beraate ilişkin direnmeye dayanak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Ceza Genel Kurulunun duraksamasız uygulamalarına göre bozmadan sonra yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni kanıtlara ve değişik açıklamalara ve gerekçelere dayanılarak verilen karar, özde direnme kararı olmayıp yeni bir karardır.
Özel Daire görüşü bellidir, tekrar inceleme yapılması davayı uzatacaktır gibi bir görüş de ileri sürülemez. Çünkü Özel Dairenin görüşünde her zaman değişiklik olabileceği gibi davaların uzamasını önlemek amacıyla da olsa Yargılama Yasasının buyurucu nitelikteki hükümleri gözardı edilemez.
İlk kez direnme kararında tartışılan bu kanıtlar ve hususlar Özel Dairece incelenmemiş, bu yön denetlenmemiştir. Özel Dairece incelenmeyen bir hususun doğrudan doğruya ve ilk defa Ceza Genel Kurulunca ele alınması olanaksız olduğundan saptanan eylemli uyma nedeniyle dosyanın incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 08.10.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy