(765 S. K. m. 55/3) (2253 S. K. m. 12) (5237 S. K. m. 31, 56)
Hırsızlık suçundan sanık Emrah A'ın TCY'nın 493/1-son, 522 ve 55/3. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.5.2001 gün ve 1208-760 sayılı hüküm sanık Emrah müdafii tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 7.2.2002 gün ve 17279-1359 sayı ile onanmıştır.
Yargıtay C.Başsavcılığı 5.4.2002 gün ve 165844 sayı ile; "Sanık Emrah A. ve arkadaşları, 18.09.2000 günü şehir merkezindeki bir işyerinden hırsızlık yapıp kaçarlarken güvenlik görevlileri tarafından yakalanmışlar, yapılan soruşturmada sanıkların birçok yerden hırsızlık yaptıkları anlaşılmıştır.
Sanık Emrah yer gösterme tutanağındaki beyanında, süresinde temyiz davası açmamaları nedeniyle haklarındaki hüküm daha önce kesinleşen diğer sanıklar Şamil ve Özgür ile birlikte müşteki Coşkun Ö'nın dükkanının asma kilitlerini kırarak hırsızlık yaptıklarını belirtmiştir.
Dosyadaki 16.11.2000 tarihli yazıya göre müşteki Coşkun Ö. 20.09.2000 tarihli kolluktaki ifadesinde, tarihten onbeş gün kadar önce dükkanından hırsızlık yapıldığını, olay tarihinde Bağlar Karakoluna yazılı müracaatta bulunduğunu belirtmiş, sanık Emrah yer gösterme tutanağındaki, diğer sanık Şamil ise 21.09.2000 tarihli ifadelerinde, bu tarihten 1,5 ay kadar önce hırsızlık suçunu işlediklerini kabul etmişlerdir.
Suç tarihi, Bağlar Karakol Amirliğinin 22.09.2000 tarihli fezlekesinde sanıkların beyanları doğrultusunda "tarihten 1,5 ay kadar önce" şeklinde, iddianame ile mahkumiyet ilamında ise "Ağustos 2000" olarak belirtilmiştir.
Sanık Emrah A. Dörtyol Nüfus Müdürlüğünün 16.11.2000 tarihli yazısına göre 01.09.1985 doğumludur. Müştekinin ifadesi gözetildiğinde sanık suç tarihinde 15 yaşını ikmal etmiş, sanıkların savunmalarına itibar edildiğinde ise henüz 15 yaşını doldurmamıştır. Yerel Mahkemenin karar başlığındaki suç tarihi esas alındığında, sanığın 15 yaşını ikmal etmediği anlaşılmakla birlikte, hakkında 2253 sayılı Yasanın 12/2. maddesi yerine TCY.nın 55/3. maddesinin uygulandığı gözlenmektedir.
Bu durumda sanığın suç tarihindeki gerçek yaşının saptanması yönünden suç tarihinin kesin biçimde belirlenmesi zorunludur. Bunun içinde müştekinin hazırlık ifadesindeki "olay tarihinde Bağlar Karakoluna giderek yazılı müracaatta bulundum" şeklindeki beyanı önem kazanmaktadır. Bu tutanak getirtildiğinde suç tarihi kesin biçimde belirlenecek ve sanığın bu tarihteki gerçek yaşı hiçbir duraksamaya yer bırakılmadan ortaya çıkacaktır. Oysa bu konuda Yerel Mahkeme tarafından hiçbir araştırma yapılmadığı gibi, müştekinin sözünü ettiği müracaat tutanağı dahi getirtilmemiş, eksik inceleme ve araştırma sonucu başlıkta kabul edilen suç tarihi ile çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulmuştur." görüşü ile itiraz yasayoluna başvurarak Özel Daire onama kararının kaldırılıp Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, suç tarihinin kesin biçimde saptanması bakımından soruşturmanın genişletilmesine gerek bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
Sanık Emrah A, arkadaşı Özgür K. ile birlikte 18 Eylül 2000 tarihinde başka bir hırsızlık suçundan dolayı suçüstü olarak yakalanmışlar, şifahi açıklamalarında yirmiyi aşkın ev ve işyerinden hırsızlık yaptıklarını belirtmeleri üzerine soruşturmanın genişletilerek her bir suç yönünden ayrı ayrı sürdürülmüştür.
Sanık Emrah A. kolluk tarafından yaptırılan yer gösterme işlemi sırasında; "şikayetçinin işyerine tarihten bir-bir buçuk ay kadar önce girerek hırsızlık yaptıklarını" belirtmiş, sanığın bu açıklaması yer gösterme sırasında hazır bulunan ve hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşen diğer sanık Özgür K. tarafından da doğrulanmıştır.
Hazırlıktaki mahkumiyet hükmü kesinleşen sanık Şamil Ş. ise kollukta verdiği 21 Eylül 2000 günlü ifadesinde; "tarihten bir buçuk ay önce şikayetçinin işyerine girerek hırsızlık yaptıklarını" belirtmiştir.
Şikayetçi Coşkun Ö. ise 20 Eylül 2000 tarihli kolluk anlatımında kesinlik taşımayan tahmine dayalı bir ifade kullanarak; "Tarihten onbeş gün kadar önce işyerine girilerek para ve sigara çaldığını, olay tarihinde Bağlar Karakoluna giderek yazılı başvuruda bulunduğunu belirtmiştir.
Sanıkların ve şikayetçinin aşamalardaki diğer ifade ve savunmalarında suç tarihi ile ilgili herhangi bir açıklamaları bulunmamaktadır.
Soruşturmanın tamamlanmasından sonra Bağlar Karakol Amirliğince bu suçla ilgili olarak düzenlenen 22 Eylül 2000 günlü fezlekenin suç tarihi bölümüne "tarihten bir buçuk ay kadar önce" ibaresinin yazıldığı, ancak şikayetçinin olay tarihinde yaptığını söylediği yazılı başvuruya ilişkin herhangi bir belgenin soruşturma evrakına eklenmediği anlaşılmaktadır.
İddianame ve gerekçeleri karar başlıklarında ise suç tarihi "Ağustos 2000" olarak gösterilmiştir.
Dosyadaki nüfus kaydına göre sanık Emrah A. 1.9.1985 tarihinde doğmuş olup, 1 Eylül 2000 tarihi itibariyle onbeş yaşını bitirmiştir.
Görüleceği üzere, sanık Emrah ve haklarındaki hükümler kesinleşen diğer sanıkların açıklamalarına göre; yargılamaya konu hırsızlık suçu ila 21 Ağustos 2000 tarihleri arasındaki bir günde gerçekleştirilmiş olup, sanık Emrah A. bu tarihte henüz onbeş yaşını bitirmemiştir. Oysa şikayetçinin kesinlik taşımayan tahmine dayalı kolluk anlatımına göre; suç tarihi 5 Eylül 2000 olup, sanık Emrah bu tarihte onbeş yaşını bitirmiştir.
Öte yandan, gerekçeli karar başlığında yazılı suç tarihi esas alındığında, bu tarihte henüz onbeş yaşını bitirmeyen sanık Emrah hakkındaki cezadan 2253 sayılı Yasanın 12/2. maddesi yerine TCY'nın 55/3. maddesi ile indirim yapılması da çelişki oluşturmaktadır.
Bu itibarla, şikayetçinin olay tarihinde Bağlar Karakoluna yaptığını ileri sürdüğü yazılı başvuruya ilişkin belgeler araştırıp getirtilerek suç tarihi ve dolayısıyla sanık Emrah A'ın bu tarihte 15 yaşını bitirip bitirmediği kesin biçimde saptanmadan, eksik soruşturma sonucu gerekçeli karar başlığındaki suç tarihi ile çelişki oluşturacak biçimde sanığın suç tarihinde 15 yaşını bitirdiğinin kabulüyle TCY'nın 55/3. maddesi ile uygulama yapılması isabetsizdir.Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan iki Kurul Üyesi ise; "Haklarında çok sayıda hırsızlık suçundan soruşturma yapılan ve bu nedenle yanılmaları doğal olan sanıkların suç tarihinin tahmine dayalı olarak ifade etmeleri, kendi işyerinden yapılan hırsızlık eyleminin tarihini en iyi bilebilecek kişi durumundaki şikayetçinin ise tereddütsüz olarak, suçun ifade tarihinden 15 gün önce işlendiğini belirtmesi karşısında, şikayetçinin beyanına itibarla suçun 5 Eylül 2000 tarihinde işlendiği ve sanık Emrah A'ın bu tarihte 15 yaşını bitinmiş olduğu saptandığından, suç tarihinin belirlenmesi bakımından soruşturmanın genişletilmesine ve şikayetçinin olay günü Bağlar Karakoluna yaptığını ileri sürdüğü yazılı başvuruya ilişkin belgelerin getirilmesine gerek bulunmadığını" belirterek Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmesi görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenle, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 7.2.2002 gün ve 17279-1359 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 16.04.2002 günü oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy