(765 S. K. m. 31, 33, 40, 59, 81, 497) (1412 S. K. m. 327, 328, 329, 330, 331, 332, 333, 334, 335, 336, 337, 338, 339, 340, 341, 342)
Dava ve Karar : Silahlı gasp suçundan sanık Adem S.'nun TCY.nın 497/1, 59 ve 81/1-3. maddeleri ile 12 yıl 7 ay 10 gün ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hakkında TCY.nın 31, 33 ve 40. maddelerinin uygulanmasına, suça konu bıçağın zoralımına ilişkin İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince 11.2.1999 gün ve 190/10 sayı ile verilip kesinleşen hüküm, sanık lehine yapılan yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüyle kaldırılarak 13.12.2000 gün ve 121/350 sayı ile Adem S. kimliğiyle yargılanan ancak gerçek adı Nevzat S. olduğu saptanan sanığın TCY.nın 497/1. maddesi uyarınca 15 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına hakkında TCY.nın 31,33 ve 40. maddelerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Re'sen temyize tâbi olan hüküm, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 10.9.2001 gün ve 10316/10380 sayı ile;
Sanık hakkında kesici aletle etkili eylem suçundan da hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza belirlenmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış,
"Ancak;
Önceki hükümde sanık hakkında TCK'nun 59. maddesi uygulandığı halde, yargılamanın yenilenmesi üzerine verilen kararda uygulanmayarak, takdiri indirimde çelişkiye düşülmesi" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkemece 23.1.2002 gün ve 351/13 sayı ile;
"11.2.1999 günü verilen 1999/10 sayılı kararımızda sanığın gerçek adını gizlediği bilinemediği için sadece duruşmadaki hal ve tavrı takdiri indirici neden olarak değerlendirilmiş, ancak 13.12.2000 günü verilen 2000/350 sayılı kararda ise, sanık Nevzat'ın "yargılama sırasında kimliğini gizleyip iade-i muhakeme öncesi kardeşine ait kimlikle yargılandığı için TCK.nun 59/2. maddesinin lehine uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Tatbikatta sanıkların samimi ikrarları, duruşmadaki iyi halleri vs. nedenler takdiri indirici neden olarak kabul edilmektedir. Ancak sanık Nevzat hakkında, gerçek adını gizleyerek mahkemeyi yanılttığı, yeniden yargılanmaya neden olduğu ve yargılama sürecini uzattığı için 13.12.2000 günlü kararda TCK.nun 59/2. maddesi uygulanmamıştır." gerekçesi ile ilk hükümde direnmiştir.
Re'sen temyize tâbi olan bu hükmün O Yer C.Savcısı tarafından da temyizi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" istekli 24.2.2002 gün ve 45411 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, CEZA GENEL KURULUnca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Yargılamanın yenilenmesi isteğinin kabulü üzerine sanığın gasp suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, ilk hükümde sanık lehine TCY.nın 59. maddesi uygulandığı halde, yargılamanın yenilenmesi üzerine aynı sanık hakkında verilen hükümde TCY.nın 59. maddesinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
5.7.1998 günü gecesi saat 04.30 sıralarında şikayetçiye arkadan yaklaşarak, bıçakla göğüs ve kalçasından yaralayıp silah tehdidi ile mağdurdan 5-6 milyon lira para ve cep radyosunu alan sanık Adem S.'nun eyleminin silahlı gasp suçunu oluşturduğu kabul edilerek, TCY.nın 497/1, 59, 81/1-3. maddeleri uyarınca 12 yıl 7 ay 10 gün ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Hüküm kesinleştikten sonra hükümlü Adem S. 23.7.1999 tarihli dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunarak, gerçek adının Nevzat S. olduğunu, yakalandığında kardeşi Adem S.'na ait kimlik bilgilerini vererek yargılandığını, hükümdeki bu yanlışlığın düzeltilmesini talep etmiştir.
Yerel Mahkemece bu istem kabul edilerek, sanık Adem S. hakkındaki 11.2.1999 gün ve 190/10 sayılı kararının kaldırılmasına, sanığın atılı suçtan beraetine,
Sanık Adem Sınıroğlu kimliğiyle yargılanan Nevzat S.'nun ise silahlı gasp suçundan TCY.nın 497/1. maddesi uyarınca 15 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Yargılamanın iadesi, usulü, koşulları ve sonuçları CYUY.nın 327 ila 342 maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan yasanın "Yeniden duruşma neticesinde verilecek hüküm" başlığını taşıyan 341. maddesinde;
"Yeniden yapılacak duruşma neticesinde mahkeme, ya evvelki hükmü tasdik eder veya iptali ile dava hakkında yeni baştan hüküm verir.
Muhakemenin iadesi talebi yalnız mahkûm tarafından yahut mahkûmun lehine olarak Cumhuriyet Savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından yapılırsa yeniden verilecek hüküm evvelki hüküm ile tayin edilmiş olan cezadan daha ağır bir cezayı ihtiva edemez." hükmüne yer verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda, yalnızca mahkûm tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi istemi üzerine verilen hükümde TCY.nın 59. maddesi uygulanmamak suretiyle sonuçta daha ağır bir cezaya hükmolunmuştur. Bu durum CYUY.nın 341. maddesinin 2. fıkrasındaki emredici kurala aykırılık oluşturmaktadır.
Bu itibarla isabetsiz olan Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, tebliğnamedeki isteme uygun olarak 28.5.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy