(765 S. K. m. 19, 24, 59, 80, 403, 426, 504, 522, 523 Ek m. 1, 2, 3, 4, 5) (647 S. K. m. 5, 6)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Murat'ın TCY'nın 504/3, 80, 522, 523 ve 59. maddeleri uyarınca 2 ay 17 gün ağır hapis ve 7.668.672 lira ağır para cezalarıyla cezalandırılmasına ve cezasının 647 Sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile ertelenmesine ilişkin Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 24.10.2000 gün ve 116/93 sayılı hüküm, sanık tarafından temyiz olunmakla, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nce 18.4.2002 gün ve 2736/5329 sayı ile;
1- TCK'nun 504/3. maddesiyle tayin olunan nisbi ağır para cezasının suç tarihine göre TCK'nun 19. maddesinde öngörülen temel ağır para cezasından daha aşağı olamayacağının gözetilmemesi,
2- TCK'nun 504/3. maddesinde öngörülen ağır para cezasının nisbi nitelikte olması nedeniyle TCK'nun 80. maddesi uyarınca arttırıma tâbi tutulamayacağının düşünülmemesi isabetsizliğinden, (1) nolu bozma nedeninde oyçokluğuyla, diğer nedende oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay C. Başsavcılığı'nca 12.6.2002 gün ve 175392 sayı ile;
Nispi para cezaları miktarı muayyen bir nispet dairesinde ve hadiseye göre azalıp çoğalabilen mahiyette bulunan para cezalarıdır. Yasa bazı hallerde, para cezasının miktarını önceden maktu bir biçimde tayini yoluna gitmemekte; bu miktarı ya suç nedeniyle verilen zararla veya failin suçtan elde ettiği kazançla orantılı olarak tespit etmektedir.
TCY'nın 3506 Sayılı Yasa'yla değişik Ek 4 Maddesinde; hükmedilecek ağır ve hafif para cezaları, bu Yasanın 19 ve 24. maddelerindeki alt sınırları gösteren miktarların, Ek 2. maddeye göre bulunacak birim sayısıyla çarpımı sonucu elde edilecek miktarlardan az olamaz hükmüne yer verilmiştir. Bu maddedeki hüküm Ek 1 madde kapsamındaki para cezaları için geçerlidir. Zira Ek maddeler bütün halinde incelendiğinde nispi nitelikteki para cezalarını kapsamadığı anlaşılmaktadır. Ek 4. madde Ek 2. maddeye atıfta bulunmakta, Ek 2. maddede Ek 1. maddenin kapsamına giren suçlar için düzenleme getirmekte, Ek 1. maddede ise nispi nitelikteki para cezalarının kapsam dışı bırakıldığı belirtilmektedir.
Bu sonuç hakkaniyete de uygundur. Zira dolandırıcılık suçundan dolayı çok az miktarda haksız kazanç sağlayan kişi ile ağır para cezasının alt sınırı kadar haksız kazanç sağlayan kişi için aynı cezaya hükmedilecek olması suç ve ceza arasında sağlanması gereken dengenin bozulmasına neden olur.
TCY'nın 19. maddesine gelince;
Nispi nitelikteki para cezalarının üst sınırının geçilebileceği açıkça belirtilmesine rağmen temel ağır para cezasının alt sınırının altında belirlenmesinin mümkün olup olmadığı konusuna herhangi bir açıklık getirilmemiştir.
Enflasyon nedeniyle para cezalarının etkisinin azalmasını önlemek kaygısıyla bir kısım para cezalarını misli artırıma tâbi tutarken, değerini her zaman muhafaza edebilme özelliğine sahip olan nispi nitelikteki para cezalarını diğer bazı kamu para cezalarından ayırarak objektif iradesini açığa vuran yasa koyucu, alt sınırın altındaki cezaları ağır para cezasının alt sınırına tamamlamak isteseydi bunu da açıkça belirtmesi gerekirdi. Zira nispi para cezaları için TCY'nın 19. maddesinde belirlenen üst sınırın aşılabileceği açıkça belirtilmiştir.
Özellikle sanık aleyhine getirilen hükümlerin hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde yasada açıkça belirtilmesi gerekir. Nispi para cezaları için ana kuraldan ayrılarak üst sınırın aşılabileceğini açıkça belirten yasa koyucu, TCY'nın 1. maddesi ile hüküm altına alınan ve Anayasa hükümleri arasında yer bulan suçların ve cezaların kanuniliği prensibine uyduğu gibi, nispi para cezalarının, diğer kamu para cezalarından ayrılan sınırsız olma özelliklerini de bir kez daha vurgulamak istemiştir.
TCY'nın 503 ve 504. maddelerinde, sağlanan haksız kazancın, temel ağır para cezasına esas alındığı açıkça belirtilmiştir. Haksız kazancın alt sınırın altında olması durumunda ağır para cezasının alt sınıra tamamlanması, haksız kazancı para cezasına esas alan yasa hükmü karşısında, istisnai bir hüküm olarak yer alırdı görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurularak, özel dairenin (1) nolu bozma nedeninin kaldırılmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Ceza Genel Kurulu Kararı
Sanığın haksız olarak ele geçirdiği kredi kartı ile henüz bankaya bildirim yapılmadan iki ayrı işyerinden toplam 35.495.000.-TL alışveriş yapmak suretiyle bankayı vasıta kılarak dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek, TCY'nın 504/3, 80, 522, 523 ve 59. maddeleri uyarınca 2 ay 17 gün ağır hapis ve 7.668.672 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezasının 647 Sayılı Yasa'nın 6. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilen somut olayda; özel daire ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, nisbi para cezasının TCY'sının 19'uncu maddesinde belirlenen alt sınırın altında belirlenip belirlenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Para cezası, öğreti ve yargısal kararlarda, suç işleyen kişiden fiili karşılığı olarak, yasada yazılı sınırlar içinde bir paranın alınması ve bunun yasa tarafından gösterilen yere ödenmesi şeklinde, 647 Sayılı Yasa'nın 5 inci maddesinde ise, Yasada yazılı hadler arasında tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesi biçiminde tanımlanmış, aynı tanıma TCY'nın 19 ve 24. maddelerinde de yer verilmiştir.
Türk Ceza Yasası'ndaki ve özel yasalardaki para cezalarında 16.6.1949 tarihine kadar herhangi bir arttırım yapılmamış, ancak para cezalarının günün ekonomik koşullarına göre yetersiz hale gelmesi nedeniyle ilk değişiklik 5435 Sayılı Yasa ile yapılmış, bu Yasadaki miktarlar da 2248 ve 2790 Sayılı Yasa'larla arttırılmış, 3506 Sayılı Yasa ile 5435 Sayılı Yasa'nın bir kısım hükümleri yürürlükten kaldırılarak, TCY'na 5 ek madde eklenmiş, bu maddelerde ise 4421 Sayılı Yasa ile değişiklik yapılarak Ek 6. madde eklenmiştir.
7.12.1988 tarihinde kabul edilip, 14.12.1988 gün ve 20019 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 3506 Sayılı Yasa ile TCY'na eklenen Ek 1. maddesinde, 31.12.1987 tarihine kadar yürürlüğe giren nisbi nitelikteki vergi ve resim cezaları, nisbi para cezaları ve tazminat kabilinden olup, artan orana (mütezayit nispet) tâbi bulunan para cezaları hariç olmak üzere kanun ve tüzüklerde alt ve üst sınırları veya bunlardan biri gösterilen veya hiç gösterilmeyen veya sabit bir rakam olarak gösterilmiş bulunan para cezaları (idari ve disiplin cezaları dahil) 3 ilâ 300 misli arttırılmış, Ek 2. maddede ise, Ek 1. madde kapsamına giren cezaların ve bu madde yürürlüğe girdikten sonra kabul edilecek yasalardaki para cezalarının 1988 yılı bütçesi ile belirlenen 84 memur maaş katsayısı sabit rakam kabul edilerek, müteakip yıllarda Bütçe Kanunundaki her 75 puanlık artış bir birim kabul edilmek suretiyle bulunacak miktarın Ek 1. maddeye göre tespit edilen ceza miktarı ile çarpılması sonucu yeni cezanın belirleneceği, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra kabul edilecek yasalardaki para cezalarının ise, yürürlük tarihindeki bütçe maaş katsayısının başlangıç alınmak suretiyle saptanacağı, Ek 3. maddesinde ise, Yasalarda alt veya üst sınırlardan biri veya her ikisi gösterilmeyen hallerde, para cezalarının alt ve üst sınırlarını tespitinde TCY'nın 19 ve 24. maddelerindeki sınırların esas alınacağı, Ek 4. maddede ise hükmedilecek ağır ve hafif para cezalarının 19 ve 24. maddelerde yazılı miktarlardan az olamayacağı, Ek 5. maddesinde ise üst sınırın maddede gösterilmemesi halinde 19 ve 24. maddelerindeki üst sınırın dikkate alınacağı belirtilmiştir.
28.7.1999 tarihinde kabul edilerek 1.8.1999 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4421 Sayılı Yasa ile TCY'nın 19 ve 24. maddeleri, 647 Sayılı Yasa'nın 4 ve 5. maddeleri değiştirilmiş, TCY'na 3506 Sayılı Yasa ile eklenen Ek 1, 2, 4 ve 5. maddelerinde değişiklik yapılmış ve Yasaya Ek 6. madde eklenmiştir. Bu yasa ile TCY'nın Ek 1. maddesi değiştirilerek, TBMM'nin kuruluşundan önce yürürlüğe giren ve daha sonra değiştirilmeyen yasa ve tüzüklerdeki para cezaları ile 31.12.1998 tarihine kadar yürürlüğe giren yasalardaki para cezaları 39.300 ilâ 8 misli arttırılmış, para cezalarının belirlenmesinde uygulanan katsayı sisteminden vazgeçilerek Yeniden Değerleme Oranı kabul edilmiştir.
Kamu, Tazminat, Medeni, Disiplin, İdari, Nisbi, Ağır ve Hafif para cezaları şeklinde ayrımlara tâbi tutulan para cezalarından; nisbi para cezalarının üst sınırının bulunmadığı ve misil arttırmasına tâbi tutulmayacağı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamakta olup, en alt sınırının nasıl tespit edileceği konusunda sağlıklı bir hukuki sonuca ulaşabilmek için, bu konudaki yasal düzenlemelerin ve öğretideki görüşlerin bir arada değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
825 sayılı Ceza Kanunu'nun Mevkii Mer'iyete Vaz'ına Müteallik Kanunun 20/2. maddesinde nisbi para cezası, miktarı belirli bir oran dairesinde ve olaya göre azalıp çoğalan mahiyette olan para cezası biçiminde tanımlanarak, bu cezayı gerektiren fiillerin cürüm kabul edildiği, TCY'nın 19. maddesinde ise bu cezanın yukarı sınırının bulunmadığı belirtilmiştir.
Yasa bazı hallerde, ya suç nedeniyle verilen zararla veya failin suçtan elde ettiği kazanca orantılı olarak para cezasının miktarını saptamıştır. Yasa koyucu nisbi para cezalarını düzenlerken iki amacı göz önünde tutmuştur, bunlardan biri yalnız asgari ve azami hadlerin tespiti halinde para cezasının miktarının yeterli olmaması diğeri ise paranın değerini kaybetmesi halinde etkili bir yaptırım oluşturmamasıdır. Bu nedenle bu ceza genellikle Devletin mali menfaatlerinin ihlali halinde söz konusu bulunmaktadır. Nispi para cezası kamu para cezası olup, sadece miktarının tespit ediliş şekli yönünden özelliği olan para cezasıdır. (Dr. S. Donay, Para Cezaları, sh.79, 80)
TCY'nın 403. maddesinde uyuşturucu maddenin her gram ve küsuru için verilecek ceza, 426/son maddesindeki bir aydan az süreli mevkutelerde bir önceki ay fiili satış miktarı, aylık veya bir aydan fazla süreli ise bir önceki fiili satış miktarının toplam satış bedeli tutarının yüzde doksanı kadar verilecek ağır para cezası, 504. maddedeki sağladığı haksız menfaatin iki misli kadar ağır para cezası, 6831 Sayılı Yasa'nın 91. maddesinde yer alan ağaç kesme suçlarında, metreküp ve kental üzerinden hesaplanan para cezaları, 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın 8/son maddesinde öngörülen para cezası, yasalarımızda oldukça sık rastlanan nisbi para cezalarına örnek oluşturmaktadırlar.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; TCY'nın 19. maddesi uyarınca üst sınırı bulunmayan ve 825 Sayılı Yasa'nın 20. maddesine göre cürümlere mahsus bir ceza olan nisbi para cezası, kamu para cezası olup, sadece miktarının saptanması yönünden özelliği olan bir para cezasıdır.
Yasa koyucu, nisbi para cezasının miktarını önceden; suç nedeniyle verilen zarara veya elde edilen yararla orantılı bir biçimde değişebileceği düşüncesi ile kesin olarak saptamamıştır. Zarar veya elde edilen yararın net olarak belirlenebildiği durumlarda bu cezanın miktarının tespitinde bir sorun bulunmamakta ise de; zarar veya elde edilen yararın belirlenemediği veya belirlenen miktarın TCY'nın 19. maddesindeki alt sınırın altında kaldığı durumlarda nisbi para cezasının miktarı 19. maddedeki alt sınıra göre belirlenmelidir, bu kabul Yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, TCY'nın 19. maddesindeki düzenlemeye de uygundur, zira aksinin kabulü halinde zarar veya yarar 0 lira olduğu veya miktarı saptanamadığı hallerde, madde metninde bulunmasına rağmen, eyleme para cezası verilmemesi sonucunu doğuracaktır.
Nisbi para cezasının TCY'nın 19. maddesinde belirtilen miktarın altında belirlenemeyeceğine ilişkin özel daire bozması yerinde olup, yerleşik yargısal uygulamalar da bu yöndedir. (Örneğin; CGK'nun 13.12.1993 gün ve 315/318, 316/319 ve 317/320 sayılı, 10 C.D.'nin 3.10.1996 gün ve 8583/10318 sayılı, 9. C.D.'nin 24.2.1994 gün ve 261/971, 6 C.D.'nin 23.12.1997 gün ve 12886/12930 sayılı kararları)
Bu itibarla Yargıtay C. Başsavcılığı'nın bu yöne ilişen itirazı yerinde değildir.
Ancak incelenen dosyada; yerel mahkemece suç tarihinde ağır para cezasının alt sınırı olan 91.260.000 lira dikkate alınmaksızın uygulama yapılmış ise de; hükmün sanık tarafından temyiz olunduğu, CYUY'nın 326. maddesi uyarınca önceki cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği, bozma nedenlerinin suç vasfına yönelik olmayıp, ceza miktarının saptanmasına ilişkin olduğu, bu hususun da eleştiri konusu yapılabileceği, zira bozma nedenlerine uyulduğu takdirde ağır para cezasının 8.350.000.- TL'ye çıkartılması gerektiği, bu kabulün ise CYUY'nın 326. maddesine aykırı olduğu anlaşılmakla, hükmün eleştirilerek onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, özel daire bozma ilamının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün eleştirilerek ONANMASINA, 24.09.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy