(765 S. K. m. 31, 59, 80, 342, 504, 522)
Dava: Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık Sadık Kaplan'ın TCY.nın 342/2, 80, 59, 504/1, 80, 522 ve 59. maddeleri uyarınca sonuçta 5 yıl, 17 ay, 23 gün ağır hapis ve 9.377.148.147 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, sahtecilik suçundan hükmolunan ceza süresi itibariyle TCY.nın 31. maddesi uyarınca 3 yıl süre ile kamu hizmetlerinden yasaklanmasına, 172.500.000 lira vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine ilişkin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.06.2001 gün ve 23/140 sayılı hüküm, sanıklar vekilleri tarafından temyiz olunmakla dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 30.01.2002 gün ve 15436/875 sayı ile;
Sahtecilik suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince,
Sanık Sadık Kaplan'ın diğer sanık Özgür Mersin'in Muharrem Sevil sahte ismiyle aldığı kredi kartı ile yaptığı dolandırıcılık eylemine katıldığı konusunda mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde yetersiz gerekçeyle bu suçtan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında hükmolunan para cezasının nisbi nitelikte bulunduğu gözetilmeden TCK. nun 80. maddesi ile arttırılması yoluna gidilerek fazla ağır para cezasına mahkûm edilmeleri isabetsizliğinden bozulmuştur.
Kabule göre yapılan bozmaya uyan Yerel Mahkeme, diğer bozma nedenine karşı 08.05.2002 gün ve 108/84 sayı ile;
Sanıkların eylemlerini gerçekleştirmek için önce Karizma Bilgisayar şirketinde görevli elamanlarmış gibi, şirket adına vergi levhası, noterden tasdikli imza sirküleri ve sahte kimlik düzenleyerek bankaya müracaat ettikleri, sanıkların temin ettikleri kredi kartları ile bir takım kuyumculardan alışveriş yaptıkları, daha sonra yaptıkları kredili alımların karşılığını bankaya ödemeyerek dolandırıcılık suçunu işledikleri, sanıklar Özgür Mersin ve Sadık Kaplan'ın birlikte hareket ettikleri, Coşkun Kuyumculuk sahibi tanık İlyas Koç'un 16.5.2001 günlü oturumdaki ......her ikisi birlikte geldiler, bilezik istediler, kendilerine bileziği verdim.... sanıklardan bir tanesi çıkarttı kartı verdi..... Altınları hangisinin teslim aldığını bilemiyorum, ikisi birlikte geldiler ve birlikte gittiler, ikisinin de geldiğini hatırlıyorum şeklindeki beyanından açıkça anlaşılmaktadır. Coşkun Kuyumculuktan altın alınarak gerçekleştirilen dolandırıcılık suçunda Sadık Kaplan'ın hukuki durumu, diğer sanık Özgür Mersin'in hukuki durumundan farklı değildir. Elbette ki iki kişi birlikte sahte bir kredi kartı ile dolandırma amaçlı alışveriş yapıyorlarsa, zorunlu olarak kredi kartını sanıklardan birisi ibraz edebilir ve birisi kredi kartı ile ödeme yapabilir. Bu diğer sanığın dolandırma suçuna karışmadığı, katılmadığı veya oluşa göre dolandırıcılık suçunu, kredi kartını veren sanıkla birlikte işlemediği anlamına gelmez. Tanık İlyas Koç'un anlatımı ışığında, Sadık Kaplan hakkındaki bozma kararı yerinde görülmemiştir gerekçeleri ile ilk hükümde direnmiştir.
Sanık vekili ve O Yer C.Savcısı tarafından temyiz olunan hüküm, Yargıtay C.Başsavcılığının onama istekli 22.08.2002 gün ve 109053 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Ceza Genel Kurulu Kararı
Ceza Yargılamaları Usulü Yasasında, Ceza Genel Kurulunda incelemenin duruşmalı yapılacağına ilişkin bir hüküm yer almadığından, sanık vekilinin duruşmalı inceleme isteminin reddi ile dosya üzerinde yapılan incelemede;
Sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sübut noktasında toplanmaktadır.
Sanık Sadık Kaplan ile hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından verilen mahkûmiyet kararı Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşen sanık Özgür Mersin, 04.12.2000, 07.12.2000 ve 18.12.2000 tarihlerinde Yapı Kredi Bankası Çemberlitaş ve Sirkeci Şubesine başvuruda bulunarak kredi kartı isteminde bulunmuşlardır.
07.12.2000 tarihinde Muharrem Sevil sahte kimliğiyle sanık Özgür Mersin tarafından yapılan başvuruya, ilgilinin Karizma Reklam Bilgisayar ve Eğitim Hizmetleri Sanayii Ticaret Limited Şirketinde Halkla İlişkiler Müdürü olarak aylık net 250 milyon ücretle çalıştığına ilişkin şirket kaşeli belge, imza sirküleri, vergi levhası fotokopisi ve Muharrem Sevil adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı fotokopisi eklenmiş, başvurunun kabulü üzerine sanık Özgür Mersin'e Muharrem Sevil adına düzenlenmiş kredi kartı verilmiştir.
Sanık Sadık Kaplan'ın, Ali Toprak sahte kimliğiyle, Özgür Mersin'in ise Mehmet Bakan sahte kimliğiyle, aynı bankanın Çemberlitaş şubesine kredi kartı isteminde bulunarak, başvuruya aynı evrakları eklemeleri üzerine, bankaca yapılan araştırmada imza sirkülerinin sahte olarak düzenlendiği, Muharrem Sevil ve Mehmet Bakan adına yapılan başvurulardaki fotoğrafların da aynı kişiye ait olduğu saptanarak Muharrem Sevil, Mehmet Bakan ve Ali Toprak hakkında C.Savcılığına suç ihbarında bulunulmuş, sahte belgelerde kredi kartı başvurusunda bulunan sanıklar Özgür Mersin ve Sadık Kaplan 04.01.2001 günü saat 14.30 sıralarında, Mehmet Bakan ve Ali Toprak adına düzenlenmiş kredi kartlarını teslim aldıkları esnada yakalanmışlardır.
Sanık Sadık Kaplan, kolluk, C.Savcılığı ve Sulh Ceza Mahkemesinde, sanık Özgür'ün babasına ait sigorta şirketinde çalıştığını, Özgür'ün piyasaya olan borçlarını kapatmak ve maddi sıkıntısını giderebilmek için, yolda bulduğu Muharrem Sevil'e ait nüfus cüzdanına kendi resmini yapıştırarak, bu şahıs adına kredi kartı alıp kullandığını, ancak borçlarının tamamını ödeyememesi nedeniyle, temin ettikleri Ali Toprak ve Mehmet Bakan adına düzenlenmiş kimliklere kendi fotoğraflarını yapıştırarak, bu şahıslar adına kredi kartı isteminde bulunduklarını, Karizma Bilgisayar Şirketinin resmi bir kaydı bulunmayan ve bu iş için hayali olarak kurulan bir şirket olduğunu söylemiş, duruşmada 20.02.2001 günlü oturumda tüm suçlamaları red ederek, sanık Özgür'le birlikte hiçbir kuyumcuya gitmediğini, başvuru belgelerindeki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını savunmuş, başvuru belgelerinin asılları getirtilip 21.03.2001 günlü oturumda kendisine gösterilerek sorulduğunda ise, Muharrem Sevil adına düzenlenmiş başvuru formundaki, Özgür Mersin'in ilgili şirkette çalıştığına ilişkin belgedeki vergi levhası ve nüfus cüzdanındaki yazılar ile imza sirkülerindeki imzanın yine aynı şekilde Ali Toprak adına düzenlenmiş form ve ekindeki belgelerdeki Mehmet Bakan adına düzenlenmiş başvuru formu ekindeki belgelerdeki imza ve yazıların kendisine ait olduğunu söylemiş, Muharrem Sevil adına düzenlenmiş karta yapılan alışverişten haberi olmadığını savunmuştur.
Hakkındaki mahkumiyet hükmü onanarak kesinleşen sanık Özgür Mersin, kollukta, C.Savcılığında ve Sulh Ceza Mahkemesinde diğer sanıkla benzer anlatımda bulunarak, Muharrem Sevil adına düzenlenmiş kart ile kendisinin alışveriş yaptığını söylemiş, duruşmada ise 20.02.2001 günlü oturumda; diğer sanığın temin ettiği Muharrem Sevil adına düzenlenmiş kredi kartı ile kuyumculardan alışveriş yaptıklarını, kredi kartı başvurularının diğer sanık tarafından yapıldığını, kendisinin fotoğrafının kullanıldığını söylemiş, 21.03.2001 günlü oturumda ise; Muharrem Sevil adına düzenlenmiş başvuru formundaki yazıların Sadık Kaplan'a, imzanın kendisine, ilgili makama başlıklı yazıdaki imzanın kendisine ait olduğunu, diğer belgelerin de sanık Sadık tarafından temin edildiğini, alışverişi birlikte yaptıklarını, ancak sliplerin kendisi tarafından imzalandığını söylemiştir.
Tanık İlyas Koç duruşmada; Coşkun Kuyumculuğun sahibi olduğunu, her iki sanığın birlikte gelerek bilezik aldıklarını, ancak kartı sanık Özgür Mersin'in imzaladığını, altınları hangisinin teslim aldığını bilmediğini beyan etmiştir.
Muharrem Sevil adına düzenlenmiş kredi kartı hesap ekstresinin incelenmesinde, Coşkun Kuyumculuk, Anadolu Kuyumculuk ve Tekbir Petrol isimli işyerlerinden toplam 3.616.900.000 liralık alışveriş yapıldığı saptanmıştır.
Sanık savunmaları, tanık İlyas Koç'un yeminli anlatımları, kredi kartı başvuruları ve bu başvurulara ekli belgelerdeki yazı ve imzalar hususundaki sanıkların açıklamaları, Muharrem Sevil adına düzenlenmiş kredi kartı ekstresi birlikte değerlendirildiğinde; ekonomik yönden sıkıntıda bulunan sanıklar Özgür Mersin ve Sadık Kaplan'ın, eylem ve irade birliği içinde 07.12.2000 tarihinde Muharrem Sevil sahte kimliğiyle Yapı Kredi Bankasına müracaat ederek kredi kartı aldıkları, başvuru formu, vergi levhası ve nüfus cüzdanının sanık Sadık Kaplan tarafından yazılarak, Özgür Mersin tarafından imzalandığı, ilgili makama başlıklı belge ve imza sirkülerinin ise sanık Sadık Kaplan tarafından imzalandığı, her iki sanığın bu şekilde düzenledikleri sahte belgelerle aldıkları kredi kartı ile, üç ayrı işyerinden toplam 3.616.900.000 liralık alışveriş yaptıkları ve bu şekilde haksız kazanç elde ettikleri, kredi kartının sanık Özgür Mersin tarafından ibraz edilerek sliplerin bu sanık tarafından imzalanmasının, sanık Sadık Kaplan'ın bu eyleme iştirak etmediğinin kanıtı olamayacağı, zira her iki sanığın baştan beri birlikte hareket ederek, sahte belgelerle elde ettikleri kredi kartlarını kullanarak, elde edecekleri haksız kazançla ekonomik sıkıntılarını gidermeyi amaçladıkları, toplanan kanıtların sanık Sadık Kaplan'ın cezalandırılmasına yeterli olduğu ve atılı suçun tüm unsurlarıyla oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, sair yönleri de doğru bulunan direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; sair yönleri de usul ve yasaya uygun bulunan Yerel Mahkeme direnme hükmünün ONANMASINA, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2002 günü tebliğnamedeki isteme uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy