(765 S. K. m. 59, 80, 240, 339)
Dava: Sanık Veli Bettemir'in görevi ihmal ve sahtecilik suçlarından diğer sanıklar Yılmaz Göral, Aykut Katılı ve Ökkeş Selim Alıcı'nın görevi ihmal suçundan beraetlerine, sahtecilik suçundan TCY.nın 339/1, 80 ve 59. maddeleri uyarınca 2 yıl 11'er ay ağır hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, sınav belgelerinin dosyada delil olarak saklanmasına ilişkin Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 7.7.1998 gün ve 269/144 sayılı hüküm, katılan vekili ve sanıklar Ökkeş Selim Alıcı, Yılmaz Göral ve Aykut Katılı vekilleri tarafından temyiz olunmakla dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 30.6.2000 gün ve 4088/5290 sayı ile;
Oluşa, dosya içeriğine ve mevcut delillere göre, sanıklar Veli Bettemir, Yılmaz Göral, Aykut Katılı ve Ökkeş Selim Alıcı'nın tüm eylemlerinin kül halinde TCY.nın 240 ve 80. maddelerinde yazılı görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, Veli Bettemir'in beraetine, diğerlerinin yazılı maddelerle hükümlülüklerine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmuştur.
Sanıklar Yılmaz Göral, Aykut Katılı ve Ökkeş Selim Alıcı haklarındaki bozma kararına uyan Yerel Mahkeme, sanık Veli Bettemir hakkındaki bozmaya karşı 19.12.2000 gün ve 226/286 sayı ile; sanığın eyleminin TCY.nın 240. maddesinde yazılı görevi suistimal suçunu oluşturduğu düşüncesine katılma olanağı bulunmadığı görüşüyle ilk hükümde direnmiştir.
Bu hüküm de sanıklar Yılmaz Göral, Aykut Katılı ve Ö. Selim Alıcı vekilleri ile sanık Ö. Selim Alıcı ve katılan vekilleri tarafından temyiz olunmakla dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının sanık Veli Bettemir yönünden onama diğer sanıklar yönünden ise bozma istekli 23.9.2002 gün ve 102777 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup, düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanık Veli Bettemir'in beraetine karar verilen olayda; Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sübut noktasında toplanmaktadır.
İncelenen dosyada;
Posta İşletmesi Genel Müdürlüğüne; Başbakanlığın 10.3.1997 tarihli yazısı ile 343 adet dağıtıcı, 13.6.1997 günlü yazısı ile 200 adet koruma ve güvenlik görevlisi, 24.6.1997 tarihli yazısı ile de 20 müfettiş yardımcısı, 16 avukat, 70 mühendis, 8 mimar, 15 programcı, 52 bilgisayar işletmeni, 140 teknisyen ve 76 teknisyen yardımcısından oluşan 397 adet kadroya açıktan atama izni verilmesi üzerine, sanık Veli Bettemir başkanlığında 19.3.1997 tarihinde toplanan yönetim kurulunca, 30.4.1993 tarihine kadar açılan sınavda başarılı olanların, atanmada aranan yaş koşulunu aştıkları ve PTT.nin ikiye ayrılması nedeniyle atanmalarının imkansız hale geldiği gerekçeleri ile atanma haklarının düşmüş sayılmasına karar verildiği, yine sanığın başkanlığındaki Yönetim Kurulunca 16.11.1996 tarihinde değiştirilen Sözleşmeli Personel Sınav Esaslarının 5. maddesinin (b) bendi hükmüne dayanılarak, mülakat usulü ile yapılacak açıktan atama sınavlarının Genel Müdür Yardımcısı Yılmaz Göral başkanlığında, Posta Telgraf Dairesi Başkanı Selim Alıcı ve Personel Dairesi Başkanı Aykut Katılı'dan oluşturulacak komisyon tarafından yapılması kararlaştırılıp, bu kararın sanık tarafından 2.5.1997 tarihinde uygun görülerek, 10. maddedeki esaslara aykırı olarak üç kişilik sınav komisyonu oluşturulduğu, 16.5.1997'den 30.6.1997 tarihine kadar dağıtıcı, teknisyen yardımcısı, teknisyen, bilgisayar işletmeni, mühendis ve mimar kadrolarına 456 kişinin, 340 kişilik dağıtıcı ünvanlı sözleşmeli personel kadrosuna ise 406 dağıtıcının alındığı, işe alınan birçok kişiye bu komisyon tarafından mülakat uygulanmayıp yalnızca Aykut Katılı ile görüştükleri, diğer komisyon üyelerinin ise bu şahısları görmeden yokluklarında mülakat formu doldurarak imzaladıkları, atamalarda ilgili bakan onayı alınmadığı, bakan ve milletvekillerince sanık Veli Bettemir'e gönderilen yazılı pusula ve telefon talimatları ile gönderilen kişilerin dilekçelerinin münferit başvuru olarak kabul edilerek atamalarının yapıldığı, matbu olan bu dilekçelerin bir kısmında imza dışında herhangi bir bilginin yer almadığı, bir kısım personelin ise imzalarının başkaları tarafından atıldığının bilirkişi raporu ile saptandığı, bu kişilere ait dilekçelerin kendilerine aracı olanlar tarafından imzalanarak dosyalarına konulduğu, iş talep dilekçeleri tarihleri ile atama tarihlerinin büyük çoğunluğunda aynı olduğu, ataması yapılacak teknik personelden sertifika ve belge istenmediği, bu dönemde siyasi kanalla müracaat etmeyen 187 kişiye, açıktan atama izni bulunmaması nedeniyle istemleri hakkında herhangi bir işlem yapılamayacağı şeklinde olumsuz yanıt verildiği, atamaları yapılan 408 personelin 30.6.1997 tarihine kadar işlemleri tamamlanarak işe başlatıldığı, 51 personelin atama onaylarının ise Ulaştırma Bakanlığının, 1.7.1997 günü saat 14.14'de Posta İşletmesi Genel Müdürlüğüne fakslanan, emeklilik işlemleri hariç olmak üzere her türlü tayin, terfi, nakil, atama ve işe alım işlemlerinin, Bakanlık makamının izni alınmadan gerçekleştirilemeyeceğine ilişkin genelgesine rağmen saat 15.30-17.20 arasında ilgili Başmüdürlüklere fakslanarak göreve başlamalarının sağlandığı anlaşılmaktadır.
Sanık savunmalarında; sınav komisyonunun, sözleşmeli çalıştırılacak personelin seçimi için yapılacak sınavlarla ilgili esaslar'ın 10. maddesinin son bendine uygun olarak kurulduğunu, sınava katılanların büyük kısmını Bakan'ın not kartları ve telefonla bildirdiğini, bütün personelin bakanın bilgisi dahilinde alındığını, sınav komisyonunun her gün çalışarak, sınav kitapçığındaki sorular doğrultusunda mülakat sınavını yaptığını, genelgenin intikali üzerine, tebliğ edilmek üzere hemen Personel Dairesi Başkanlığına verdiğini, atama onaylarının gönderilmesini müteakip duyurulması konusunda emir ve talimat vermediğini, işe alınanların sınava alınmadıkları hususunun doğru olmadığını, sınav sonucu kazanan personelin evrakları tamamlanmadan ve arşiv araştırması yapılmadan işe alınmalarının personel açığı bulunması ve hizmetin aksamaması nedenine dayandığını, suçsuz olduğunu savunmuş,
Diğer sanıklar da; sadece bakanın yazılı ve sözlü talimatı üzerine makam üzeri başvuruda bulunanların mülakatları yapılarak işe alındıklarını beyan etmişler,
27.5.1998 tarihli bilirkişi raporunda; sınav ve açıktan atamalarla ilgili genel hükümlere aykırı davranıldığı, dağıtıcılarla ilgili verilen yetkiden fazla personel alındığı, yeni atananların hemen memur, teknisyen ve mühendis pozisyonlarına geçirilmesinin 399 sayılı KHK. hükümlerine aykırı olduğu belirtilmiştir.
Demokratik bir hukuk devletinde kamusal yetkiyi elinde bulunduranlar, yetkilerini kullanırken ve görevlerini yerine getirirken, Anayasa'ya bağlı ve yasalara saygılı olmak zorundadırlar. Yetkilerini hukuk kurallarının emrettiği şekilde objektif ve tarafsız bir biçimde kullanmayıp, biçimsel olarak uygular görünmeleri, hukuk devletince kabul edilemeyecek ve yasalarca korunamayacak hukuka aykırı bir yönetim biçimini oluşturur. Kamu görevlileri görevlerini dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı gözetmeksizin tam bir tarafsızlık içinde yerine getirmekle ödevlidirler.
İnceleme konusu somut olayda; sanığın bir kısım işlemlerinin (örneğin sınav komisyonunun oluşturulması) biçimsel olarak yasaya uygun olduğunu söylemek olanaklı ise de; açıktan atama izni alınması üzerine, önceden sınavı kazananlardan bir kısmının atanmada aranan 30 yaş sınırını dahi aştıkları gerekçesiyle atanma haklarının iptal edilmesi, ancak bu gerekçeye aykırı bir biçimde, bir milletvekili tarafından gönderilen 36 yaşındaki Kenan Karakoyun'un İzmir Posta İşletmelerine dağıtıcı olarak atanması, ilgili bakanın pusula veya telefon talimatları bulunmayan 187 kişinin istemlerinin açıktan atama izni bulunmadığı gerekçesi ile red edilmesi, ilgili bakanın pusulası veya telefon talimatları ile gelen kişilerin ise, hiçbir sınava tabi tutulmaksızın ve kendilerinden hiçbir belge istenmeksizin istemleri kabul edilerek atamalarının yapılması, acil gereksinim nedeniyle sınav duyurusu yapılmadan mülakat usulü ile personel alımına karar verildiği belirtilmesine rağmen, ataması yapılan 16 personelin göreve başlar başlamaz 1.7.1997 tarihi itibariyle başka il emrine atanmaları, personel alımı ile ilgili genelgeye rağmen, 51 personeli işe başlattıktan sonra bu genelgenin teşkilata fakslanması, sanığın yasalara aykırı ve siyasi bir kadrolaşmaya zemin hazırlayacak şekilde, davranışlarda bulunduğunu göstermekte olup, yapılan işlemlerin bakan talimatı ile yapılmış olması da sanığı sorumluluktan kurtarmaz.
Bu itibarla, yetkisini yasalara aykırı bir şekilde kullanan sanığın eylemleri zincirleme görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunu oluşturmakta olup, direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan iki Kurul Üyesi sanığın eyleminin resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturduğu görüşüyle hükmün bozulması yönünde oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1- Sanık Veli Bettemir'e atılı zincirleme görevde yetkiyi kötüye kullanma suçu oluştuğu halde, beraetine karar verilmesi isabetsiz olduğundan hakkındaki direnme hükmünün BOZULMASINA, ancak atılı suçun niteliği ve suç tarihine göre hakkındaki kamu davasının 4758 sayılı Yasa ile yeniden düzenlenen 4616 sayılı Yasanın 1 inci maddesinin 4. bendi uyarınca, kesin hükme bağlanmasının ertelenmesinin Yerel Mahkemece değerlendirilmesine,
2- Sanıklar Yılmaz Göral, Aykut Katılı ve Ö. Selim Alıcı haklarındaki hükümlerin, Özel Dairece incelenmek üzere dosyanın Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmesine,
19.11.2002 günü tebliğnamedeki isteme aykırı olarak gerekçede oyçokluğuyla, sonuçta oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy