(765 S. K. m. 342)
Dava: Özel evrakta sahtecilik suçundan sanık Ali İnönde'in beraatine ilişkin, Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23.3.1999 gün ve 273-385 sayılı hüküm katılan vekillerinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 21.6.2001 gün ve 10284-10187 sayı ile;
Sanık tarafından, aleyhine açılan bir davada kullanılmak üzere alınıp, mağdur tarafından iade istemi üzerine aslı yerine, farklı bir örneğinin 22 Aralık 1997 tarihinde müdahilin işletmesine, faks yoluyla gönderilerek kullanılan, suça konu sevk irsaliyesinin tek nüsha düzenlenip düzenlenmediği araştırılıp gerektiğinde her iki firmanın defter ve kayıtları da zincirleme olarak incelenerek zarar doğabilecek bir niteliği olup olmadığı da tespit edildikten sonra sonucuna göre, hukuki durumun tayini gerektiği gözetilmeden eksik tahkikat ile yetinilip yazılı şekilde karar verilmesi, isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 4.12.2001 gün ve 1424-1456 sayı ile;
Suç konusu belgenin aslının teminin mümkün olmadığı, bu haliyle inceleme yapılamayacağından belgenin iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığının tespit imkanı bulunmadığı; irsaliyeyle birlikte gönderilen faturanın aslının iade edilmesi, buna karşılık irsaliyenin iade edilmemesinin mantığını bulmak ve izah etmenin mümkün olmadığı; müdahilin yanında çalışan elamanlardan başka şahit bulunmaması karşısında, irsaliyenin sanığa teslim edildiğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı; kaldı ki bütün bunlar tamam kabul etse bile, yapıldığı iddia edilen sahtekarlığın bizzat sanık tarafından yapılıp, bu haliyle yine sanık tarafından kullanıldığının da isbatı mümkün olmadığı; Yüksek Yargıtay bozmasında belirtildiği üzere, her iki firmanın defterleri incelense de, fatura ve irsaliyenin gönderildiği hususunda tereddüt bulunmaması, sadece sahte olduğu iddia olunan belgenin alınıp, sahtekarlık yapılmış olan fotokopisinin iade edildiği iddiası sebebiyle, yapılacak incelemenin, suçun sübutuna ve cezalandırma imkanı sağlamayacağı gerekçesiyle" önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının onama istekli 25.11.2002 gün ve 30849 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup, düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Karar: Sanığın özel evrakta sahtecilik suçundan beraatine karar verilen olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, soruşturmanın genişletilmesine gerek bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
İncelenen dosyada;
Katılan Elit tarım Ltd. Şti. tarafından verilen şikayet dilekçesinde, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesine, kendileri ile birlikte Çim Tohumculuk Ltd. Şti. aleyhine açılan davada, bu şirketin yetkilisi sanık Ali İnönde'nin büroya gelerek sattıkları mallara ait sevk irsaliyesi ve faturasını mahkemeye ibraz edeceğini ve tekrar getireceğini söyleyerek aldığını, faturayı iade etmesine rağmen sevk irsaliyesini iade etmediğini, daha sonra bu irsaliyenin aslını tahrif ederek, aslı gibidir şeklinde onaylayıp, örneğini şirketlerine faksladığını, (Dolyb), (Sakini), (Rubin), (Sobra) ibarelerinin irsaliyeden çıkartılarak, kendi şirketlerinin sorumluluk altına sokulmak istendiğini beyan etmiş, bu iddialarını yargılamanın diğer aşamalarında da tekrar etmiş, ilgili şirketin faturaların orijinallerinin bilgisayar çıktısını aldıktan sonra kalemle varyete isimler eklediği bu şekilde ticareti alışkanlık haline getirdiğini belirtmiştir.
Sanık aşamalarda, katılan şirkete olan alacaklarını icra yoluyla tahsil etmeleri nedeniyle kendileri hakkında şikayetçi olduklarını, iddiaların asılsız olduğunu söylemiştir.
Dinlenen tanıklar, Mahmut Tülek, Hacer Cevtekin ve Gülcan Menteş, sanığın sahip olduğu firmadan çim tohumu satın alındığını, sanığın mahkemeye ibraz edeceğinden bahisle fatura ve sevk irsaliyesi asıllarını istemesi üzerine verdiklerini, faturayı iade etmesine rağmen, sevk irsaliyesini getirmediğini, kendilerini iki ay oyaladığını, daha sonra tahrif edilmiş irsaliyeyi faksladığını, çimlerin sahte çıkması nedeniyle şirketleri aleyhine haksız rekabetten dava açıldığını beyan etmişlerdir.
Katılanın dilekçesine eklediği belgelerin incelenmesinde; sanığın sahip olduğu Çim Tohumculuk Ziraat ve Sanayi Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 25.3.1996 tarihli faturada ilaç isimlerinin tam olarak belirtildiği, katılana ait Elit Tarım Ltd. Şti'ne 4 kalem mal satıldığı ve faturada sevk irsaliyesi numarasının 6284 olarak belirtildiği, sanığın şirketine ait faksla 22.12.1997 tarihinde katılanın yetkilisi olduğu şirkete aslı gibidir şeklinde onaylanarak gönderilen sevk irsaliyesi örneğinde ilaç isimlerinin eksik olarak belirtildiği, irsaliye numarasının faturadaki numara ile aynı olduğu, diğer bilgilerin ise okunamayacak derecede koyulaşmış olduğu,
11.5.1998 tarihli dilekçe ekindeki fatura ve sevk irsaliyesi fotokopilerinde ise ilaç isimlerinin bilgisayar çıktısı olarak, eklerin ise el ile faturalara yazıldığı sevk irsaliyelerinin faturalarla aynı bilgileri içerdiği saptanmıştır.
Doğuş Çevre Tasarım Ziraat İthalat İhracat Ltd. Şti tarafından katılana ait şirket aleyhine Bursa 1. Ticaret Mahkemesine açılan tesbit davasında, bu şirketin lolium, perene, dolby ve sakine çim tohumlarını çeşitli yollarla edinerek, orijinal veya benzeri ambalajlar içerisinde sattığı bu şekilde haksız rekabet suretiyle kazanç sağladığı iddiasıyla firmanın defter ve belgelerinin incelenerek, ürünleri aldıkları ve sattıkları kişilerin saptanması istenilmiş, dosyaya sunulan 6.5.1996 tarihli bilirkişi raporunda, bu ürünlerin sanığın sahip olduğu Çim Tohumculuk Ltd. Şti. tarafından 25.3.1996 tarih ve 708229 sayılı fatura ile satıldığı ve 20.3.1996 tarih 6284 numaralı sevk irsaliyesi ile sevk edildiği, faturanın 116 yevmiye numarası ile defterin 38. sayfasına kaydedildiği, sevk irsaliyesi örneğinde varyete ibarelerin yazılmış olduğu,
Yine aynı şirket tarafından sanığın sahip olduğu Çim Tohumculuk aleyhine Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasında aynı iddialarla ilgili olarak tesbit istendiği, bu dosyaya sunulan 7.11.1996 tarihli raporda ise 1 tohumun orijinal, 4 tanesinin ise orijinal olmadığı yönünde kanaate ulaşıldığı şeklinde raporların düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece incelenen 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1997/83 sayılı dosyasında, Doğuş Çevre Ltd. Şti. tarafından sanık ve katılanın temsilcileri olduğu, her iki şirket aleyhine haksız rekabetin tesbiti ve önlenmesi istemiyle dava açıldığı, bu davada ceza davası sonucunun beklenilmesine karar verildiği saptanmıştır.
Bu bilgi ve belgeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Yerel Mahkemece suç konusu belgenin aslının temininin olanaksız olduğu ve sahteciliğin bizzat sanık tarafından yapılıp, bu haliyle yine sanık tarafından kullanıldığının da saptanmadığı, her iki firmanın defterleri incelense dahi, incelemenin sonucu değiştirmeyeceği gerekçeleriyle önceki hükümde direnilmiş ise de, sevk irsaliyesinin iki suret olarak düzenlendiği, bir suretinin alıcıda, diğer suretinin ise satıcıda kaldığı ve Doğuş Çevre Tasarım Ziraat İthalat İhracat Ltd. Şti. tarafından katılan ve sanığın sahip olduğu şirketler aleyhine yapılan tesbitler ve açılan davadaki bilirkişi raporları dikkate alındığında, mahkemece satıcıda kalan sevk irsaliyesi suretinin getirtilip incelenmesi, ayrıca her iki tesbit dosyası ile 2. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan haksız rekabet davasında, fatura ve sevk irsaliyesinin bu dosyaya ibraz edilmek için alındığı ve sanığın kendi şirketi aleyhine açılan davada lehine karar alınmasını sağlamak için irsaliyede tahrifat yaptığı ileri sürülmesine göre, mahkemece bu dosya ve her iki tarafın ticari defter ve belgelerinin de incelenmesi suretiyle sonuca ulaşılması gerekirken, dosya içeriğine uymayan gerekçelerle ilk hükümde direnilmesi isabetsizdir.
Bu itibarla, Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, isabetsiz olan Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak 24.12.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy