(765 S. K. m. 188) (6136 S. K. m. 4, 13) (647 S. K. m. 6)
Sanık Cuma İ.'in tehditle senet imzalatmak eyleminden suç vasfında vaki değişiklik nedeniyle TCY.nın 188/3 ve 59. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis, yasak silah bulundurmak suçundan 6136 sayılı Yasanın 13/1, TCY.nın 59, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri uyarınca 988.650.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve bu cezanın ertelenmesine, suça konu tüfek tipindeki tabanca ve 7 adet fişeğinin zoralımına ilişkin Kahramanmaraş Ağır ceza Mahkemesince verilen 27.3.2001 gün ve 192/78 sayılı hüküm, sanık vekilinin temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 15.10.2002 gün ve 9274/11629 sayı ile tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmeyerek onanmıştır.
Yargıtay C. Başsavcılığı ise 18.12.2002 gün ve 81177 sayı ile;
"29.12.1999 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve sanık lehine hükümler içeren, hüküm tarihinde de yürürlükte bulunan Ateşli Silahlar ile Diğer Aletler Hakkındaki Yönetmelikte değişiklik yapılmasına ilişkin Yönetmeliğin 2. maddesinin f. bendinde tabanca tanımlanırken "yivli" olma koşulunun arandığı, bu hükme aykırı olarak düzenlenen 6.12.2000 tarihli Adli Tıp raporuna dayanılarak yivsiz silah taşıyan sanığın yasak silah bulundurmak suçundan cezalandırılmasının, Yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire onama kararının kaldırılıp, Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Olayda, Özel Daire ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasındaki çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, suça konu tabancanın 6136 sayılı Yasa kapsamında bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sanık Cuma İ. ile kardeşi şikayetçi Mehmet İ. arasında, birlikte satın aldıkları evin devri konusunda anlaşmazlık çıktığı, sanığın özel yapım yivsiz ve setsiz tabanca tipindeki tüfekle şikayetçiyi tehdit ettiği, şikayet üzerine sanığın yakalandığı, suça konu özel yapım, üzerinde volkan ibaresi bulunan tek kırma tabanca ve 8 adet dolu merminin ele geçirildiği anlaşılmaktadır.
Kahramanmaraş Asayiş Şube Müdürlüğü Teknik Büro Amirliğince düzenlenen 13.6.2000 tarihli ön ekspertiz raporunda; 13 mm çaplı, namlu uzunluğu 15,5 cm, toplam uzunluğu 21 cm olan, namlu üst yüzeyinde Volkan 07 1999 TM yazısı bulunan el yapımı yivsiz setsiz tabanca ve fişeklerinin 6136 sayılı Yasa kapsamında bulunduğu,
Adli Tıp Kurumu Fizik/Balistik İhtisas Dairesince düzenlenen 6.12.2000 tarihli raporda ise, 36 kalibre yivsiz ve setsiz ateşli silahın, sağlam ve kullanmaya elverişli olduğu, 36 kalibre av fişeği atıp, yivsiz ve setsiz namlusu olmakla beraber, namlu boyu ve kabzası itibarıyla standart av fişeği ölçülerinde olmadığından, 6136 sayılı Yasa kapsamında mütaala edildiği ve vahim nitelikte bulunmadığı bildirilmiştir.
10.7.1953 gün ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Yasanın, 12.6.1979 gün ve 2249 sayılı Yasa ile değişik 13. maddesinde, bu Yasa hükümlerine aykırı olarak, ateşli silahlarla, bunlara ait mermileri, satma, taşıma ve bulundurma eylemleri yaptırıma bağlanmış ancak, taşınması ve bulundurulması yasak ateşli silahın tanımı yapılmamış, 4. maddenin 3. fıkrasında ise; yivsiz av tüfeklerinin bu Yasa kapsamında olmadığı belirtilmiştir.
Tabanca ve ateşli silah tanımına, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinde yer verilmiş, bu Yönetmeliğin, 2.12.1999 gün ve 99/13749 sayılı Kararname ile yapılan ve 29.12.1999 günlü Resmi Gazete'de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve suç tarihinde de yürürlükte bulunan (f) bendinde;
"Tabanca; tam otomatik olmamak şartıyla, namlu uzunluğu fişek yatağı hariç otuz santimetreyi ve tüm uzunluğu elli santimetreyi geçmeyen dumanlı veya dumansız barut veya bu neviden bir patlayıcı ve itici güç ile gülle, mermi, saçma veya füze ile gaz ya da diğer nesneleri atabilen, belli bir çapta namluya uygun imal edilmiş yivli ateşli silahları, ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır.
Görüldüğü gibi, suç tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmeliğin anılan hükmünde, tabanca tanımlanırken, "yivli" olma koşulunun öngörüldüğü, 25.10.2000 tarihinde anılan Yönetmeliğin 2.maddesinin (f) bendinde yapılan değişiklik ile "yivli" olma koşulu kaldırılmış ise de, sanık aleyhine olan bu değişikliğin somut olayda uygulanma alanı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar dosyada bulunan ve kapsamları yukarda açıklanan bilirkişi raporlarında, suça konu silahın 6136 sayılı Yasa kapsamında olduğuna değinilmekteyse de bilirkişi, mesleki ve teknik bilgisini somut olaya uygulayıp bundan çıkacak bilimsel sonuçları belirtmekle yükümlüdür. Kendisinden hukuksal sonuç bildirmesi istenemez ve beklenemez, kendiliğinden böyle bir sonuç bildirmiş ise, bu sonuç hakimi bağlamaz, çünkü, saptanan somut gerçeğin yasa normundaki ölçütlere göre suç oluşturup oluşturmayacağını tartışıp karar vermek hakimin görevidir.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler uyarınca, sanığın yivsiz ve setsiz özel yapım av tüfeği fişeği atan, el yapımı tüfek bulundurma eylemi, 6136 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, sanığa atılı yasak silah bulundurma suçu oluşmamıştır.
Diğer yönden, Yerel Mahkemece sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükmolunan ceza 647 sayılı Yasanın 6. maddesi ile ertelenmiş ise de, bu kabul de isabetsizdir. Şöyle ki, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve tüm Özel Dairelerin yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere, sanığa verilen toplam ceza miktarı göz önünde tutularak cezasının ertelenmesine yasal olanak bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Oysa olayda, sanığa yasak silah bulundurma suçu ile birlikte koşullu tehdit suçundan da 2 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş olduğundan, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen cezanın ertelenmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. Ancak bu husus temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma değil yalnızca eleştiri konusu yapılabilir.
Bu itibarla Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenle; Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, yasak silah bulundurmak suçundan sanığın cezalandırılmasına ilişkin Yerel Mahkeme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine 18.3.2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy