(1412 S. K. m. 66, 365)
Sahte senet düzenlemek ve bu suça katılmaktan sanıklar Hasan E. ve Ramazan T.'in beraetlerine ilişkin Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 6.3.1998 gün ve 138/33 sayılı hüküm, katılan vekilinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen 6. Ceza Dairesince 8.2.2000 gün ve 482/461 sayı ile;
"Emanetin 1997/408 sırasında kayıtlı senetlerdeki yazı, rakam ve imzaların sanıkların veya müdahilin eli ürünü olup olmadığı bilirkişi aracılığı ile kesin olarak saptanmadan eksik inceleme ile sanıkların beraetlerine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 29.06.2000 gün ve 81/144 sayı ile;
"İddianamede emanetin 1997/600 sırasında kayıtlı olan 1 adet bono senedinin sahte olarak düzenlendiği iddia edilmiş, müdahil mahkememizde emanetin 1997/600 sırasında kayıtlı suça konu bono senedindeki borçlu imzalarının kendisine ait olduğunu kabul etmiş, buna göre bu senedin sahte olduğundan söz edilemeyeceği gibi üzerinde bilirkişi incelemesine gerek görülmemiştir. Emanetin 1997/408 sırasında kayıtlı belgelerin hiçbirisi tüm şekil şartlarını taşımadığından bono senedi özelliğinde olmadığı gibi bu belgelerde zaten olay öncesi sanıklar tarafından müdahile iade edilmiş dolayısıyla bunlar suça konu belgeler olmadığından bu emanetteki ve üzerinde de (x) işareti bulunan belgedeki açıktaki imzanın müdahilin eli ürünü olup olmadığının tespiti dosyaya yenilik getirmeyeceği" gerekçesiyle ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de O Yer C.Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" istekli 26.1.2002 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle CEZA GENEL KURULU' nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanıkların sahtecilik ve bu suça katılmaktan beraetlerine karar verilen olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, suça konu senetteki yazı, rakam ve imzaların sanıkların veya katılanın eli ürünü olup olmadığının araştırılması suretiyle soruşturmanın genişletilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Katılan İbrahim K. aşamalarda, sanıkların işlettiği lokalde kumar oynadığını, kaybettiği paraya karşılık sanık Ramazan'a 3 adet senet imzalayıp verdiğini, senet bedellerine karşılık kooperatif hissesini sanık Ramazan'ın yanında çalışan Hasan E.'ye devrederek senetleri geri aldığını, ancak 2.4.1997 günü aracına haciz koyulması üzerine 6 ay önce iade edilen senetlerden birinin sahte olduğunu fark ettiğini, sanıkların bu sahte senedi kendisine iade ederek ellerinde kalan gerçek senedi icraya koyduklarını, icraya konulan senetteki imzanın kendisine ait olduğunu, emanetteki diğer üç adet senetten sağ üst köşesinde çarpı işareti bulunan senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, diğer senetlerdeki imzaların kendisine, yazıların ise Hasan E.'ye ait olduğunu beyan etmiş, kendisinde kaldığını ve pullarını sökerek muhafaza altına aldığını belirttiği, üzerinde bedel olarak yazı ve rakamla 500 milyon lira yazan, imzalı, 3 adet senedi ibraz etmiştir.
Sanık Ramazan T. kollukta ve Sulh Ceza Mahkemesinde katılanın kumarda 1,5 milyar lira kaybettiğini, buna karşılık kendisinden 3 adet senet alındığını, iki senedin bedelinin kooperatif hissesi devredilerek ödendiğini, kalan 3. senedin ise bedelinin ödenmemesi nedeniyle alacaklı olarak Hasan E.'nin ismini yazıp icraya koyduklarını, suçlamaların asılsız olduğunu savunmuş, duruşmada ise katılanın borcunu ödemesi üzerine 3 adet 500'er milyonluk bonolar ile dördüncü 500 milyonluk imzasız bonoyu katılana iade ettiğini beyan etmiş, katılanın sahte olduğunu beyan ettiği 500 milyon liralık senet kendisine gösterilip sorulduğunda, gösterilen senedin imzasız ve boş olarak katılana iade edilen senet olduğunu, icra dosyasındaki senet aslı gösterildiğinde ise; gösterilen senedin vade ve tanzim tarihi boş olarak kendisine verildiğini, borcun kararlaştırılan tarihte ödenmemesi üzerine Hasan E. tarafından vade ve tanzim tarihi yazılarak tahsile konulduğunu beyan etmiştir.
Sanık Hasan E. kollukta, Sulh Ceza Mahkemesinde ve duruşmada, katılanın 500 milyon lira bedelli 3 adet bono imzaladığını, daha sonra tekrar para istemesi üzerine 500 milyonluk daha ödeme yaptığını ancak oyun bozulunca son verdiği 500 milyonun iade edilmesi üzerine düzenlediği dördüncü senedi iade ettiğini, iki adet senet bedelinin kooperatif hissesi olarak ödendiğini, üçüncü senedin ödenmemesi üzerine icra işlemi başlattığını, senetteki imzanın katılana ait olduğunu savunmuş, icra dosyasındaki senet gösterilip sorulduğunda tanzim ve vade tarihleri boş olan senedin anlaşma uyarınca doldurularak icraya konulduğunu, imza hariç tüm yazı ve rakamların kendisi tarafından yazıldığını beyan etmiş, diğer üç senet gösterilip sorulduğunda ise, katılana iki adet senetle birlikte boş bir senet iade ettiğini, bu senedin başkası tarafından imzalanmış olabileceğini, senedi imzasız olarak sadece üzerinde yazı ve rakamla 500 milyon yazılı olduğu şekilde iade ettiğini söylemiştir.
Ceza yargılamasının amacı somut gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın saptanmasıdır; inceleme konusu somut olayda sahteciliğin maddi konusunu oluşturan dört adet senet bulunmakta olup, bunlardan üçünün gerçek, bir tanesinin ise sahte olarak düzenlendiği iddia edilmektedir. Sanıklar, yazı ve rakam kısmı yazılı senedin imzasız olarak katılana iade edildiğini savunmakta, katılan ise kendisine iade edilen üç adet senetten bir tanesinin sahte olarak düzenlendiğini iddia etmektedir. İddia ve savunma doğrultusunda, suça konu sahte olduğu ileri sürülen ve emanetin 1997/408 sırasında kayıtlı senetteki yazı, rakam ve imzaların sanıkların veya katılanın eli ürünü olup olmadığı bilirkişi aracılığıyla kesin olarak saptandıktan sonra sanıkların hukuki durumları belirlenmelidir. Yerel Mahkemece bu senet üzerinde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın icraya konulan esasen üzerinde herhangi bir uyuşmazlıkta bulunmayan senetteki imzanın katılanın eli ürünü olduğu gerekçesiyle önceki kararda direnilmesi isabetsizdir.
Diğer yönden; CYUY.nın 365 vd. maddeleri uyarınca kamu davasına usulünce katıldığı saptanan katılan İbrahim K. adına bozmaya diyeceklerinin saptanması hususunda çıkarılan davetiyeye yapılan açıklamada, muhatabın 1.8.1999 tarihinde öldüğü, bu nedenle davetiyenin tebliğ edilemediği bildirilmiştir. Ölümle katılan sıfatı kalkan İbrahim K.'ın mirasçıları saptanarak, onlara bildirimde bulunulması ve davaya katılıp katılmayacakları belirlenerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, yargılamanın sürdürülerek hüküm tesisinde de isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla direnme hükmünün açıklanan bu iki nedenle bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, tebliğnameye uygun olarak 5.3.2002 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy